Kadın Sünneti: Afrika, Bu Vahşete HAYIR Diyor

20 Mart, 2019
Kadın sünneti hakkındaki problem, farkındalık eksikliğidir, çünkü hala birçok kişi bunu topluluklar tarafından kabul edilmiş bir zorunluluk olarak görüyor.

Bu sizinle paylaşmaktan mutluluk duyduğumuz türden bir haber. Afrika kadın sünnetine “HAYIR” diyor. Geçtiğimiz Ağustos ayında  trajik ve ayrımcı bir ritüel olan kadın sünneti Afrika Parlamentosu tarafından nihayet yasakladı.

Kısa bir süre önce, Nijerya gibi ülkelerin bu geleneği düzenlemeye alıp cezalandırmaya başlamak için girişimde bulunduklarını anlattık. Şimdi kum taneciği daha da büyük bir hale geliyor, hem de daha fazla destek bulma ümidi ile.

UNICEF’e göre, Güney Afrika’da kurulu olan Afrika Parlamentosunun, dünyadaki yaklaşık 200 milyon kadını kasıp kavuran bu korkuyu nihayet düzenleme, dava ettirme ve sona erdirme girişiminde bulunmasında karar sağlandı.

Aşağıda size tüm ayrıntıları paylaşıyoruz.

Ayrıca bakınız: Vajinal Sağlığınızı Etkileyen 6 Şey

Kadın sünneti, çok sayıda kurbanın olduğu bir kabus

Kadın sünneti Afrika’ya özgü bir problem değildir. Klitorisin kesilmesi Asya’daki neredeyse bütün Müslüman ülkelerde yapılan bir uygulamadır.

Kürt topluluklarının yaşadığı bölgelerde, Afganistan, Tacikistan, Brunei, Malezya ve Endonezya da bu uygulanmaktadır. Ve bu ülkelerde daha ekstrem bir kadın sünneti söz konusudur.

Bu ülkelerde Klitorisin ve labyanın çıkarıldığı infübilasyon uygulanmaktadır.

Bunun henüz kazanılmamış bir savaş olduğunu biliyoruz. Fakat en azından şimdilik, Afrika’nın attığı bu dev adımın, kanun haline getirilme amaçlı bir anlaşma olduğunu da biliyoruz.

Şimdilik, henüz yasal belgelenmesi yapılmamış bir teklif halindedir. Fakat söylediğimiz gibi, bir çok mağduru bulunan bu korkunç şey için atılan bu adım büyük bir adımdır.

kadın sünneti uygulaması

Kadın sünneti bir ritüel değil, bir insan hakları ihlalidir

Kadın sünneti, doğurganlık çağındaki kız çocuklarına yönelik başlatılan bir ritüeldir.

  • Genellikle bunun Antik Mısır’a dayandığı söylenmektedir, fakat bu uygulamanın aynı zamanda Asya, Avrupa, Okyanusya ve hatta Amerika’da da çeşitli bir tarihi vardır.
  • Bu uygulama günümüzde Müslüman dünyasıyla ilişkilendirilmeye daha yakın olsa da, geçmişteki kökleri animist kültürlere, İslama, Hristiyanlığa ve Yahudiliğe de dayanıyor.
  • Ne olursa olsun, günümüzde bu vahşice bir uygulamadır. Bu uygulamanın altında yatan amaç kadınların zevk alma hissini ortadan kaldırmaktır.
  • Bu ameliyatın yapılma şekli antik zamanlardan beri pek de değişmedi. Klitoris cam, bıçak veya jilet kullanılarak kesiliyor.

Hijyen yok denecek kadar az. Enfeksiyon riski had safhada. Bu uygulama yüzünden çok fazla kadın ölmüştür.

Bunları hepsi bizi açık bir sonuca çıkartıyor. Bu ritüel bir insan hakları ihlalidir. Henüz 5 yaşına bile ulaşamamış milyonlarca kızın yaşadığı kavranamaz ve vahşi bir uygulamadır.

yüzü kapatılan ve acı çeken kız çocuğu

Ayrıca bakınız:Vajinal Mantar Enfeksiyonu İçin Doğal Tedaviler

Anlaşma ve umutların başlangıcı

Afrika kadın sünnetine “HAYIR” dedi ve bütün dünya bunu duydu. Yine de, detaylar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmakta yarar var.

  • Anlaşma, kıtadaki tüm toplumsal ve siyasi gruplarla, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) tarafından sayısız görüşmelerin ardından gerçekleşti.
  • Ayrıca Birleşmiş Milletler Nüfus Fonundan (UNFP) da destek görmektedir.
  • Anlaşmaya varılan şey bir eylemler planıdır.
  • Planın yasal mekanizmalarının başlaması için, Afrika Parlamentosundan 250 imza gerekiyor.
  • Ulusal ve yerel otoritelerle koordinasyon kanalları yaratmak amaçlanıyor. Örneğin, sağlık daireleri, ailelerin kızlarını sünnet etmeyeceklerini belirten bir feragat imzalamalarını isteyecek.
  • Bu uygulamanın neredeyse %90’ı Mısır, Sudan, Eritre, Cibuti, Etiyopya ve Somali gibi ülkelerde yoğunlaşmıştır. İstenen şey, insanların bilincini ve farkındalık seviyelerini değiştirmektir.

Bu zor savaş zaman alacak

yüzlerini kapatmış kız çocukları

Bu anlaşmanın amacı Nijerya’da yakalanan başarıya ulaşmaktır. Bunu imzalayan otoriteler, meselenin önündeki büyük zorlukların farkındadırlar.

Gine gibi bazı ülkelerde, kadın sünnetine “hayır” denmesine rağmen, uygulama devam etmektedir. İnsanların bu uygulamayı sürdürmekteki amaçları çok açıktır.

  • Çoğu kadın ve erkek, toplumlarında kabul edilmeleri için bu uygulamanın gerekli olduğuna inanmaktadır.
  • Bunların hepsi uzun bir süredir devam eden karmaşık bir sosyal gerçeklik yaratmaktadır.

Yine de insani organizasyonların söylediği gibi, bilinçteki değişim başlamış durumda. Öyle ki, birçoğu, 40-50 yıl içinde kadın sünnetinin sonunda ortadan kalkacağına inanıyor. Biz de böyle umalım.

  • http://www2.ohchr.org/english/bodies/cedaw/docs/cedaw_crc_contributions/WorldVisionInternational.pdf