Penelope, Odise İçin Sonsuza Kadar Bekleyen Kadın

· 4 Ocak, 2019
Bazen, gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir durumu ideal ediniriz. Bir rüyanın peşinde bekler dururuz.

Penelope ve Odise’in hikayesini hiç duydunuz mu?

Bir şey yapmadan bekleyen bir kadın tanıyor musunuz? Nihayetinde kendisini seçip seçmeyeceğini bilmediği birini ya da bir şeyi bekleyerek zamanını feda eden bir kadını.

Böyle bir kadını tanıyorsanız ona Penelope diyebilirsiniz.

Penelope, Odise’nin Yunan mitolojisinde eşidir. Odise evden ayrılıp uzun bir süreliğine uzaklaştığında, Penelope onu sadık ve umutlu bir şekilde beklemiştir.

Odise’nin çok sayıda gönül ilişkisi olmuştur. Evden son kez ayrıldığında geri dönmemiştir. Bununla birlikte, Penelope, sevgilisinin gelmesini bekleyen sevgi dolu bir eş olmaya her zaman devam etmiştir.

Bir Hayaleti Bekleyen Kadın Penelope

bekleyen kadın

Bugün bile birçok kişi Penelope ve onun hikayesiyle arasında bağlantı kurabilir. İnsanlar, hayatını ve yaşayabileceği deneyimleri aslında bir hayalet olan bir insanı bekleyerek feda eden bu kadına kendilerini yakın hissedebilir.

Penelope kompleksi olan bir kadın, yalnızca kendi zihninde var olan bir surete aşık olmuştur. O kişiyle olan hikayesinin sona erdiğini kabul edemez. Sürekli umut eder.

Buna ne tür bir durum yol açabilir?

  • İşlerinden ötürü ayrılmak zorunda kalan çiftler. Bir partner başka bir ülkeye seyahat eder ve irtibatta kalırlar. Bununla birlikte, fiziksel olarak birlikte olmak için verilen sözler asla gerçekleşmez.
  • Eşlerini terk edeceklerine yemin eden fakat bunu asla yapmayan evli erkeklerle ilişki yaşayan kadınlar. Böylece, uzun yıllar, hatta bazen yaşam boyu beklemek zorunda kalırlar.
  • Uzun mesafeli bir ilişki başlatmış ya da sosyal medya aracılığıyla aşık olan insanlar; bununla birlikte ne kadar uğraşsalar da her zaman ortaya bir problem çıkıyor ve yüz yüze bir araya gelemiyorlar.
  • Karşı tarafın o dönemde ciddi bir ilişki istemediği durumlar; elbet bir gün sona ermesi beklenen ancak asla sonu gelmeyen bir dönem.
  • Partnerlerden birinin hiçbir şey söylemeden kaybolduğu durumlar. Söz konusu birey kayıplara karışır ve kendisine ulaşmak mümkün değildir. Bu tarz bir durum “yarım kalmış bir son” olarak adlandırılır.

Gördüğünüz gibi, bu tarz durumlar sık sık meydana gelir ve bekleyen kadın, zamanını ve hayatını ona sadece üzüntü yaşatan biri için boşa harcadığını fark etmez.

İnsanlar Beklemekten Neden Zevk Alır

yok olan partner

Asla sahip olamayacağı bir şeyi bekleyen bir kadının acı çekmeyi, dramayı veya kendini karmaşık durumlar içerisinde görmeyi sevdiği düşünebilir. Ancak, konu bunun da ötesine geçer.

Sevilen birini beklemek çok tatlı ve özeldir. O kişinin gitmesine izin vermek ise hiç kolay değildir.

Peki insanı beklemeye iten şey nedir?

Umut ve hayaller.

Her şey kafanızın içinde yarattığınız güzel şeylerle ilgili. Umut, beklenti, inanç ve kadının kendisinin yarattığı diğer düşüncelerle dolu bir rüya.

Beklentiler çok caziptir. Bu kara sevdaya ve ondan sonra gelen her aşamaya hakimdir. Ancak, bunlar kendi hayal gücümüzün ürünleridir.

Duygularınız sizinle konuşur: onları dile getirin

penelope

Bekleyen bir kadının duyguları onunla konuşur, ancak o buna kulak tıkar ve söylenenlere sırtını dönmeye karar verir.

Bu şekilde, onun için en iyisini yapmak yerine kendi zihninde yarattığı durum içerisinde kalır.

Bu noktada kendimize şu soruyu sormamız gerekir: bütün bunlara değer mi?

Hayat çok kısa.

Karısını ya da kocasını terk edeceğini size söyleyen kişiyi 10 yıl nasıl bekleyebilirsiniz? 5 yıldır ilişkiyi resmileştirmek adına hiç bir adım atmayan biriyle nasıl birlikte olabiliriz?

İnsanların dürüst olmasını ve aklındakileri sizinle paylaşmasını beklerseniz eğer, sonsuza kadar bekleyeceksiniz demektir. Ne yazık ki, böyle şeyler kendiliğinden olmaz.

Bekleyen kadın, asla geri alamayacağı değerli zamanını kaybeder. Buna değer mi? Buna yalnızca kendisi yanıt verebilir…