Rahat bir Vicdan için Söylemeniz ve Yapmanız Gerekenleri Uygulayın

18 Mart, 2017
Rahat bir vicdan sadece başkalarına saygı göstermek ile elde edilmez - ayrıca görüşleriniz savunmayı ve refahınızı korumak için sınırlar belirlemeyi öğrenmelisiniz.

İyi bir iletişimci olmak için konuşmak yeterli değildir. Saygıyla ama keskince atılgan olan bir kişi daha sessiz bir vicdanın keyfini çıkarır. Bu kişiler daha dürüst ve otantik bir kalbe sahip olurlar.

Yine de ilginç bir şey var. Save Journal’daki ve benzeri bazı çalışmalara göre, nüfusun sadece % 18’i yüksek oranda atılganlık taşıyor.

Geri kalanlarımız ise iyi ya da kötü hayatta kalıyoruz, yani gözlemlemeyi, kafa sallamayı ve sessiz kalmayı tercih ediyoruz.

Bu aşırılıklardan birine düşmeyin. Hiç bir zaman kelimeleri ağzında gevelemeyen, sessiz kalmayan veya sürekli konuşan kişi olmak zorunda değilsiniz. Aynı zamanda teslim, uyum sağlama ve sessizlik de her zaman olduğunda sağlıklı olmaz.

Her şeyden öte, kafanızı gece yastığa koyduğunuzda temiz bir vicdanla uyumaya ihtiyaç duyarsınız. Kişinin kendi değerlerini ve eylemlerini bilmesi tam bir uyum yaratır.

Bugün sizi bu konu üzerine düşünmeye teşvik etmek istiyoruz.

Rahat bir vicdana nasıl ulaşabilirsiniz?

Psychology Today’de yayınlanan ilginç bir makaleye göre, nüfusun %86’sı çatışmadan kaçınıyor.

Herkes kabul edilmek için dengede yaşamaya çalışır. Bazı problemlerden, kimi insanların arasında strese girmekten veya çevremizdekiler tarafından reddedilmekten kaçınmak için bazı rahatsız edici tavırlar ve davranışları kabul ederiz.

Bu davranışlar aile üyeleri arasında veya işyerinde yaygındır. Mesela, babanızın öfkesine katlanırsınız. Kuzeninizin akılsızca sözlerini kabul edersiniz. İş arkadaşınızın sürekli arkanızdan konuşmasına katlanırsınız.

Eninde sonunda farkında olmadan o kadar çok şeye tahammül edersiniz ki kocaman bir dağ oluşur. Bu dağ sadece olduğunuz kişiyi yansıtır: sessiz kalan ve izin veren kişi.

Gelin bu durumları daha iyi nasıl ele alabileceğinize bakalım.

Her şeyin bir sınırı vardır ve asıl mesele onurdur

Sinir bozucu kuzeninizle yılda bir gün geçirir ve ona bir gün katlanabilirseniz başınıza hiç bir şey gelmez. Babanızın öfkesi de nadir görülen bir durumsa o da problem oluşturmaz. Belki o da kendi davranışlarını fark edebilir ve duruma daha uygun şekilde davranmayı öğrenebilir.

  • Ama bu ve diğer davranışlar tekrarlandığı ve onurunuzu, özgüveninizi etkilediği zaman, hareket zamanı gelmiş demektir.
  • Herkesin bir sınırı vardır. Bazı insanlar belli şeylere tolere edebilirken, diğerleri en küçük provokasyonda yerinden oynar.
  • Sınırlarınızı acı ve yıkımın eşiğine yerleştirmeyin. Bir şey sizi rahatsız ediyorsa, bu sizin sınırınızdır; işte o zaman harekete geçmek için kırmızı düğmeye basarsınız.

Sevmediğiniz veya sizin rahatsız eden şeylere karşı güçlü olun

Bu başka bir kişiye zarar vermek anlamına gelmiyor. Ağlamak ya da kötü davranış sergilemek zorunda değilsiniz. Yine de direkt olmanız gerekir.

“Arkamdan konuşmanı sevmiyorum. Katlanmayacağım bir saygısızlıktır bu. Yaptığın şey olgun ve saygılı insanların yapacağı bir şey değil. Buna son vermelisin ve yalan yaymayı bırakmalısın.”

“İstediğin her şeyi yapmak istemiyorum, zaten yapamam. İhtiyacın olduğunda sana yardım edeceğim, ama bazen bana saygısızlık ederek ya da beni düşünmeyerek arkadaşlığımı kötüye kullanıyorsun.”

Ayrıca keşfedin: Kendinizi ifade etmeyi ve yeter demeyi öğrenin!

Kendinizi savunmak genelde öğrendiğiniz şeylere karşı gelmeyi gerektirir

İster inanın ister inanmayın, insanların kendini savunmasının bencilce bir davranış olarak görüldüğü bir toplumun ve kültürün içinde yaşıyorsunuz. Gerçeği söylemek gerekirse, uygun olmayan şey saygısız olmaktır.

Bağlamı ve durumu yorumlamayı ve anlamayı bilmelisiniz. İşin aslı, bize her zaman kendimizi korumayı, kendimiz için ayağa kalkmayı ve kendimizi sevmeyi öğretmiyorlar.

  • Duygusal zeka okullarda öğretilen bir şey değil.
  • Birçok insan bunun evde ebeveynlerin işi olduğunu düşünür. Birçok çocuk duygusal ihtiyaçları hakkında konuşmanın onları zayıf düşüreceğini öğrenir.
  • En iyisi gizlice ağlamaktır, çünkü “sizi üzen şeyleri saklamaktan diğerlerine zarar gelmez.”

En yakın zamanda kırılması gereken düşünce biçimleri vardır.

  • Temiz bir vicdana sahip olmak için alanınızı, değerlerinizi ve haklarınızı savunmalısınız. Her zaman bir şeye veya birine tepki göstermeye ihtiyaç duyguğunuz bir an olacaktır. Bir çok insan diğerlerini ezmeye veya bencil olmaya alışıktır.

Kendiniz için yapmanız gereken, sınırlarınızı korurken diğerlerine karşı saygı ile hareket etmenizdir. Yapmak ve söylemek istediğiniz şeyleri kendinizi koruyarak ve başkalarına zarar vermeden ifade edin.

Bunu sizden iyi kimse yapamaz.

Bunlar da ilginizi çekebilir