Rahat bir Vicdan için Söylemeniz ve Yapmanız Gerekenleri Uygulayın

9 Mart, 2019
Rahat bir vicdan sadece başkalarına saygı göstermek ile elde edilmez; ayrıca görüşleriniz savunmayı ve refahınızı korumak için sınırlar belirlemeyi öğrenmelisiniz.

İyi iletişim kurmak için konuşmak yeterli değildir. Saygılı; ama atılgan olan bir kişi daha sessiz bir vicdanın keyfini çıkarır. Bu kişiler daha dürüst ve otantik bir kalbe sahip olurlar. Peki rahat bir vicdan için neler yapmalısınız?

Save Journal’daki ve benzeri bazı çalışmalara göre, nüfusun sadece % 18’i yüksek oranda dışa dönüktür. Geri kalanlarımız ise iyi ya da kötü hayatta kalıyoruz. Yani gözlemlemeyi, kafa sallamayı ve sessiz kalmayı tercih ediyoruz.

Bu aşırılıklardan birine düşmeyin. Hiç bir zaman kelimeleri ağzında gevelemeyen, sessiz kalmayan veya sürekli konuşan kişi olmak zorunda değilsiniz. Aynı zamanda teslim, uyum sağlama ve sessizlik de her zaman sağlıklı olmaz.

Her şeyden öte, kafanızı gece yastığa koyduğunuzda rahat bir vicdan ile uyumaya ihtiyaç duyarsınız. Kişinin kendi değerlerini ve eylemlerini bilmesi tam bir uyum yaratır. Bugün sizi rahat bir vicdan edinmek için yapmanız gerekenler üzerine düşünmeye teşvik etmek istiyoruz.

Rahat bir vicdana nasıl ulaşabilirsiniz?

Psychology Today’de yayınlanan ilginç bir makaleye göre, nüfusun %86’sı çatışmadan kaçınıyor. Yani bunun anlamı, aslında herkes kabul edilmek için aşırıya kaçmamaya ve dengede yaşamaya çalışır.

Bazı problemlerden, kimi insanların arasında strese girmekten veya çevremizdekiler tarafından reddedilmekten kaçınmak için bazı rahatsız edici tavırlar ve davranışları kabul ederiz.

Bu davranışlar aile üyeleri arasında veya işyerinde yaygındır. Mesela, babanızın öfkesine katlanırsınız. Kuzeninizin akılsızca sözlerini kabul edersiniz. İş arkadaşınızın sürekli arkanızdan konuşmasına ses çıkarmazsınız.

Önünde sonunda farkında olmadan o kadar çok şeye tahammül edersiniz ki; kocaman bir dağ oluşur. Bu dağ sadece olduğunuz kişiyi yansıtır: Sessiz kalan ve izin veren kişi. Gelin bu durumları daha iyi nasıl ele alabileceğinize bakalım.

birbirine şişenin içinden bakan çift

Her şeyin bir sınırı vardır ve asıl mesele onurdur

Sinir bozucu kuzeninizle yılda bir gün geçirir ve ona bir gün katlanabilirseniz başınıza hiç bir şey gelmez. Babanızın öfkesi de, nadir görülen bir durumsa o da, pek problem oluşturmaz. Belki o da kendi davranışlarını fark edebilir ve duruma daha uygun şekilde davranmayı öğrenebilir.

Ama bu ve diğer davranışlar tekrarlandığı ve onurunuzu, öz güveninizi etkilediği zaman hareket zamanı gelmiş demektir. Herkesin bir sınırı vardır. Bazı insanlar belli şeylere tolere edebilirken, diğerleri en küçük provokasyonda yerinden oynar.

Sınırlarınızı acı ve yıkımın eşiğine yerleştirmeyin. Bir şey sizi rahatsız ediyorsa, bu sizin sınırınızdır; işte o zaman harekete geçmek için kırmızı düğmeye basarsınız.

Sevmediğiniz veya sizin rahatsız eden şeylere karşı güçlü olun

Bu başka bir kişiye zarar vermek anlamına gelmiyor. Ağlamak ya da karşınızdaki insana kötü davranışlar sergilemek zorunda değilsiniz. Yine de kendinizi ifade ederken direkt olmanız gerekir.

“Arkamdan konuşmanı sevmiyorum. Katlanmayacağım bir saygısızlıktır bu. Yaptığın şey olgun ve saygılı insanların yapacağı bir şey değil. Buna son vermelisin ve yalan söylemeyi bırakmalısın.”

“İstediğin her şeyi yapmak istemiyorum, zaten yapamam. İhtiyacın olduğunda sana yardım edeceğim; ama bazen bana saygısızlık ederek ya da beni düşünmeyerek arkadaşlığımı kötüye kullanıyorsun.”

Ayrıca keşfedin: Kendinizi ifade etmeyi ve yeter demeyi öğrenin!

etrafında kuşlar uçan kadın resmi

Kendinizi savunmak, genelde öğrendiğiniz şeylere karşı gelmeyi gerektirir

İster inanın ister inanmayın; insanların kendini savunmasının bencilce bir davranış olarak görüldüğü bir toplumun ve kültürün içinde yaşıyorsunuz. Gerçeği söylemek gerekirse; asıl uygun olmayan şey saygısız olmaktır.

İçinde bulunduğunuz bağlamı ve durumu yorumlamayı ve anlamayı bilmelisiniz. İşin aslı, kendimizi korumak, kendimiz için ayağa kalkmak ve kendimizi sevmek bize her zaman öğretilmez.

Duygusal zeka okullarda öğretilen bir şey değildir. Birçok insan bunun evde ebeveynlerin işi olduğunu düşünür. Birçok çocuğa duygusal ihtiyaçları hakkında konuşmanın onları zayıf düşüreceği öğretilir.

Öğretilenlere göre en iyisi gizlice ağlamaktır; çünkü “Sizi üzen şeyleri saklarsanız diğerlerine zarar gelmez.” Bu gibi düşünceler, en yakın zamanda kırılması gereken düşünce biçimleridir.

Rahat bir vicdan için alanınızı, değerlerinizi ve haklarınızı savunmalısınız. Her zaman bir şeye veya birine tepki göstermeye ihtiyaç duyguğunuz bir an olacaktır. Bir çok insan diğerlerini ezmeye veya bencil olmaya alışıktır.

Kendiniz için yapmanız gereken, sınırlarınızı korurken diğerlerine karşı saygı ile hareket etmenizdir. Yapmak ve söylemek istediğiniz şeyleri kendinizi koruyarak ve başkalarına zarar vermeden ifade edin. Bunu sizden iyi kimse yapamaz.