Stres veya Anksiyete Bozukluğunuz mu Var?

Stres ya da anksiyete sorunlarını tek başınıza çözemediğiniz zaman bu tür durumlarla nasıl başa çıkılacağını öğrenmek için bir profesyonele danışmak en iyi çaredir.

Bugünlerde birçok şey endişelenmenize neden olabilir ve en basit bir şey bile sinirlerinizi bozabilir. Belki de yaşadığınız gerilim sadece stres kaynaklıdır. Eğer bu huzursuzluk kısa süreli ise paniğe kapılmaya gerek yoktur.

Ancak anskiyete bozukluğu yarattığı yoğun endişe ve engellerle günlük rutinimizi sekteye uğratabilir.

Örneğin, iş yerinizin sizden beklentisi çoksa veya patronunuz memnun etmesi çok zor olan bir insansa işe gitmek çok moral bozucu bir durum haline gelebilir.

Amerikan Anksiyete ve Depresyon Derneği (ADAA) genel anksiyete bozukluğunu, bir insanın altı aydan uzun bir süre boyunca endişeli olması ve bu süreçte güçlü fizyolojik sonuçların ortaya çıkması olarak tanımlamaktadır.

Bu bozukluğu yaşayan kişilerin sıklıkla yüksek stres yaşamaları oldukça yaygın görülen bir durumdur. Anksiyete hatalı yorumlamalar ve olumsuz beklentiler tarafından tetiklenir.

Durumun karmaşıklığı uzmanlar tarafından bile teşhis konulmasını çok zor hale getirmektedir. Stres veya anksiyete bozukluğunuz olup olmadığını anlamak için aşağıdaki faktörleri analiz etmeniz gerekir.

1. Sürekli endişe

Bir mezuniyet töreninden önce organizasyon yapmak gayet normaldir: Doğru elbise ve ayakkabıyı bulmalı  ve tabii ki mezuniyet için gerekli bütün şartları yerine getirdiğinizden emin olmalısınız. Bu sadece sizin için değil, çocuklarınız, kardeşiniz veya herhangi bir yakınınız için de böyle olacaktır.

Fakat böyle bir durum için 6 aydan fazla bir süre boyunca endişe yaşıyorsanız anksiyete bozukluğunuz olabilir. Durum kendini aşırı kaygı olarak gösterir.

Doktorların baktığı ilk şey kişilerin stres kaynağı olan durumdan önce kendilerini böyle hissedip hissetmedikleri ve daha sonrasında da durumun devam edip etmediğidir. Eğer bu durum kısa süreliyse muhtemelen anksiyete bozukluğu değildir.

Örneğin, eğer evleniyorsanız ve planlarınız yolunda gidiyorsa muhtemelen sadece stresli anları hissedersiniz. Ancak bu semptomları daha önce yaşadıysanız acilen dikkat edilmesi gereken anksiyete bozukluğu anlamına gelebilir.

2. En kötüsünü düşünmek

Her zaman aklınıza en kötü durumu getirme eğiliminde misiniz? İnsanlar negatif bir kişi olduğunuzu mu söylüyor? Bazıları sizi aşırı dikkatli bulurken, bazıları ise gerçekçi biri olduğunuzu mu dile getiriyor.

Eğer bu düşünceler aşırı ve sürekli ise anksiyete bozukluğunuz var demektir.

Durumun gerçekten var olup olmadığını tam olarak çözümlemek kolay değildir ancak iyi bir ipucu bir fikir verebilir. Kendinizi her zaman kötü hissediyorsanız, başınıza her durumun en kötüsünün geleceğini düşünüyorsanız ve yaşadığınız anın tadını çıkartamıyorsanız endişelenmeye başlamalısınız.

Anksiyete bozukluğu olan kişiler çok fazla kusura sahip olduklarını düşündükleri için kendilerini önemsiz hissederler. Yaptıklarıyla çevrelerini her zaman hayal kırıklığıma uğrattıklarını düşünürler ve ailelerini utandırdıklarını hissederler.

Eğer başınızı bir yere çarptıktan sonra bile aklınıza ilk gelen şey beyninizde tümör olduğu ise anksiyete bozukluğunuz var demektir.

Bu tür düşünce kalıpları katastrofik düşünce olarak adlandırılır ve kişiler dünyanın devamlı olarak daha kötü bir yer haline geldiğine inanırlar.

3. Fark edilir bir gerginlik

Kendinizi yorgun, sinirli ve uykulu hissediyor veya konsantre olmakta zorlanıyor musunuz? Bu tür davranışlar bir dizi fizyolojik ve zihinsel sağlık problemi ile ilgilidir.

Bu özellikler anksiyete bozukluğunun teşhisini zorlaştıran kısmı oluşturur. Diğer insanların kendilerini sizden uzaklaştırmasının sebepleri de bunlardır.

Ancak, buradaki semptomların bazıları çok aşırı hale gelip normal yaşantınızı ve işinizi etkiliyorsa bir uzmana danışmanın zamanı gelmiş demektir.

4. Kendinizi iyi hissetmek planlarınızla uyumlu değildir

Ne yapmanız gerektiğini gayet iyi biliyorsunuz ve her türlü stresten uzak durmanızı söyleyen nasihatları da kesinlikle duymuşsunuzdur.

Stresle baş edebilmek için sağlıklı bir beslenme düzeni takip etmenizin ve düzenli egzersiz yapmanız gerektiğinin farkındasınız ancak bunu yapmak için yeterince zamanınız yok.

Belki de çok düzenli ve organize bir kişisiniz fakat temel bir faktörü göz önünde bulundurmanız gerekir: Öncelikleriniz.

Sağlığınız birinci öncelik olmalıdır ve kendinize zaman ayırmak her şeyden daha önemlidir çünkü bu düşünce hayatınızı kurtarabilir.

Sizi mutlu edecek aşağıdaki şeyleri yapmaya çalışın:

  • Arkadaşlarınızla dışarı çıkın
  • Yalnız vakit geçirin
  • Bir şeyler okuyun
  • Günlük olarak egzersiz yapın
  • Yeni hobiler bulun
  • Seyahat edin ve yeni yerler keşfedin

5. Kontrol sizin elinizde değildir

Eğer yukarıdaki teknikleri denedikten sonra hala stres ve anksiyete ile başınız dertte ise muhtemelen bir profesyonelle konuşmanın zamanı gelmiştir.

Bilişsel davranış uzmanı bu iş için idealdir. Amaç, düşünmenin ve zorlu durumlarda nasıl tepki verileceğinin yeni yöntemlerini bulmaktır.

Her halükarda bir genel psikolog problemi teşhis edip en iyi çözümün bulunması için yardımcı olacaktır. Eğer gerekirse konunun çözüme kavuşturulması için farklı bir uzmana gitmenizi tavsiye edebilir.