Aşk Asla Fedakarlık İle Eş Anlamlı Değildir

· 3 Nisan, 2018
Eğer ilişkiniz güvensizlik, kendine güven eksikliği ve mutsuzluk  ile eş anlamlıysa, belki de durumunuzu gözden geçirmeniz gerekir. Aşkın bir fedakarlık olması gerekmez.

Aşkın bir fedakarlık olduğunu düşünmeye ne zaman başladınız? Ter ve gözyaşıyla birlikte sürekli bir mücadele olduğunu düşünmeye ne zaman başladınız? Ayrıca, ne zaman bir ilişkinin çaba harcayarak ilerlediğini düşünmeye başladınız?

Bu inanç, birçok insanın ilişkilerinde, dışarıdan bakıldığında akıl almaz gibi görünen şeylerle baş etmesine neden olmuştur.

Bunlar, sizi kurutan ve sizi zayıflatan günlük tartışmaları içerir. Aynı zamanda sahiplenmenin işaretlerini de içerir. Bu sahiplenme, bireylerin insan yerine nesneler olmasına neden olur.

Bütün bunlar “aşk için acı çekmek” olarak bilinir hale geldi. Halen, aşkın çaba, fedakarlık ve acıyla eş anlamlı olduğunu düşünen insanlar vardır.

Aşk, fedakarlık anlamına geldiği zamangenç erkek

Aşkın bir fedakarlık olduğunu düşündüğümüz zaman, korkunç bir bağımlılığın pençesine düşeriz. Ardından, elimizden gelen her fırsatta, düşme tehdidi altında olan bu duvarları ayakta tutmak için mümkün olan her şeyi yaparız.

Partnerimiz bizim için her şey olmaya başlar. Bununla birlikte, kendimizi bir sevgiyi korumak için zorlasak da, belki de akışına bırakmak daha iyidir.

Bu fedakarlıklar arasında bazen ilişkide kötü muamelenin varlığına izin veririz. Bu saygı eksikliği, sadakatsizlik ya da diğer kişinin duyarsızlaşması olabilir.

Kendimizi küçük düşürürüz, özgüvenimizin ayaklar altına alınmasına izin veririz. Hepsi gerçekleşir, çünkü sevgiye bağımlı kalmayı, bunun için acı çekmeyi öğrendik. Aşk ve kavgayı aynı kefeye koyduğumuz için, bu acı çekeceğimiz anlamına gelir. Ancak acı çekmek bizi mutlu etmez. Dolayısıyla, bir çıkış noktası da görebildiğimiz yoğun bir döngü içine gireriz.

Bir ilişki için kendimizi feda ederiz. Karşı taraf % 15 vermezken % 100 vermek, kendi mezarını kazmak gibidir.

Sonuçta, bizden geride hiçbir şey kalmayacaktır. Her şeyi vermiş olacağız, sahip olmadığımız şeyleri bile. Her şey bir ilişkide aşkın ne anlama geldiği konusunda sahip olduğumuz yanlış bir inanç için olacaktır.

Eğer acı veriyorsa, o aşk değildirçift

Silvia Congost, duygusal bağımlılık vakalarına yardımcı olan bir psikologdur. “Si Duele no es Amor” başlıklı bir kitap yazmıştır (Eğer acı veriyorsa, o aşk değil).

Bu kitapta, acı çekme, çaresizlik ve diğer insan için her şeyi vermek gibi çeşitli vakaları kapsar. Bu durumlarda, sorunlar insanları üzmeye başlar ve hayatlarını bir acı çekme dönemi haline getirir.

Aşk gerçek bir fedakarlık olmaya başladığı zaman, içinde bulunduğumuz ilişkiyi yeniden değerlendirmek çok önemlidir.

Belki de acı çekiyoruz çünkü diğer kişi bize karşı iyi davranmıyor; ya da belki de biz kendimize gereken şekilde davranmıyoruz.

Her ne olursa olsun, eğer durum bizi mutlu etmezse, arkamızı dönüp oradan ayrılmamız önemlidir.göz yaşı

Aşk saygı göstermektir. Diğer insanı her gün daha iyi hale getirir. Bir tutku, mutluluk ve sevinçtir. Aşk cömerttir, özgürlüğü ve güveni ifade eder ve büyümemizi sağlar.

Eğer aşk bu niteliklerden hiçbirine sahip değilse, başka bir şeydir. Buna acı, ıstırap, tatsızlık ve sürekli kavga eklenirse de öyledir. Bu durumda sahip olunan şey aşk değildir.

Gözlerimizi açalımkadın

Aşkın sahip olduğu tüm iyiliğin tadını çıkarabilmek için hadi gözlerimizi açalım. Bunun acı, ıstırap ya da kendimizi zorlamakla bir ilgisi yoktur.

Eğer sevgi varsa, herhangi bir strese yol açmaz. Aç gözlü olmaya gerek kalmadan her şey kendiliğinden gerçekleşir. Ayrıca, kendimizden vermenin sonuçlarını da hesaba katmamız gerekmez.

Daha önce de söylediğimiz gibi, bazen % 100 veririz. Ya diğer kişi sadece % 15 veriyorsa? En sonunda canımız yanacak. Bu, en sonunda tükendiğimiz bir noktaya geldiğimiz için yaşanır. Ayrıca, ilişki iflas eder ve suçlamalar ortaya çıkar.

Aşkı acı çekmekle karıştırmayalım. Bu, içine daldığımız, bizi yerin dibine batıran toksik ilişkiler anlamına gelir.

Hayatımızın çoğunu bozuk bir ilişkiden bir diğerine geçirerek harcamayacağız. Bunun nedeni, birini sevmenin ne anlama geldiği hakkında bir fikrimiz olmasıdır.

Her şeyi akışına bırakmanın zamanı budur. Eğer birisiyle birlikteyken kötü hissedersek, bir şeylerin değişmesi gerektiğini ya da bu ilişkiyi bitirmenin zamanının geldiğini görürüz.

Aşk zevk almaktır, lezzetini, tadını çıkarmaktır. Kendimizin en iyi versiyonunu ortaya çıkarmamızı sağlar.