Duygusal Zehirlenme ve 7 İşareti

19 Şubat, 2019
Hepimiz, iç huzurumuzu sağlamak ve duygularımızı temizlemek için biraz zaman ayırmalıyız. Duygular toksik hale geldiğinde, her şeye aşırı tepki gösterip söylenen kelimeleri yanlış anlarız, kendimize yontmaya çalışırız ve başkalarının davranışlarını da yanlış yorumlarız.

Duygusal anlamda savunmasız hissediyorum, kolayca sinirleniyorum, ve bazen, her şeyi geride bırakacakmış gibi hissediyorum. Bir anda ilgiden kayıtsızlığa geçebiliyorum, ve aynı hızla daha önce beni sıkan bir projeye devam edip bitirmek isteyebiliyorum.

Devamlı iniş ve çıkışlarım var. Gülmek ve ağlamak; en beklenmedik zamanlarda dengesiz hale gelebilirim. Geçmişteki endişelerimle şimdikileri ayırmak çok çaba gerektiriyor ve hayatımı güvensizliklerim kontrol ediyor.

İçinde bulunduğum durumlara orantısız tepki gösteriyorum ve duygu ve düşüncelerimi ifade etmede yaşadığım zorluk pek çok soruna neden oluyor. Ayrıca hiç kimseyle rahat hissetmiyorum ve hep boğulacakmış gibi hissediyorum çünkü birinin elimden tutup bana yol göstermesi için derin bir ihtiyaç hissediyorum…

Siz veya tanıdığınız başka biri için bu yukarıdaki kelimeler tanıdık mı? Bu kelimeler duygusal zehirlenmeden acı duyan veya benzer olarak stres, anksiyete ve depresyon sorunları olan birinin sözleri .

Duygusal Zehirlenmenin 7 İşareti

anksiyete

Çoğumuz alkol zehirlenmesinin nedenlerini kolayca anlayabiliriz. Alkol zehirlenmesinin algı düzeyimizi azalttığını, kalp atışlarımızı hızlandırdığını ve reaksiyon süremizi geciktirdiğini hepimiz biliyoruz. Fakat duygularımız tarafından neredeyse boğulmakta olduğumuzu gösteren işaretleri anlamamız mümkün mü?

Ağır bir duygusal yük atlattıysanız veya atlatma aşamasındaysanız; duygularınızı doğru bir şekilde temizlememiş olabilirsiniz. Birçok nedeni olmakla birlikte; duygusal zehirlenme kendi iç benliğinizi geliştirmeye zaman ayırmamanın bir sonucudur. 

Şu da ilginizi çekebilir: Duygusal Açlık: İnsanlar Neden Duygularını Yerler?

 1. Sürekli kendinizi savunma durumunda olmanız

Hepimizin bildiği gibi, artık duygusal sarhoşluk düzeyine gelmiş kişi  zarar göreceğini hissettiğinde “kendini savunma moduna geçer”. Duygularımız bizi korkutur, başkalarının davranışlarını ve sözlerini yanlış anlarız, sanki bunları bize yapılan bir saldırı olarak değerlendiririz.

Aslında aşırı tepki gösteriyoruz. Bu bizim benlik saygımızı tamamen azaltır, bizi savunmasız hissettirir. Sadece negatif olaylara dikkat ettiğimiz için ve en ufak şeylerin bile bizi üzmesine izin verdiğimiz için duygularımızı engellemiş oluruz.

Sonuç olarak, başkalarının sözlerini ve niyetlerini çarpıtıp onlara karşı agresif ve orantısız tepki gösteririz, tehlikelere karşı her zaman tetikte olmamız gerektiğine inanmak sadece bilinç altımızda vardır.

göz yaşı

2. Algınızın Değişmesi

Bu durum, sanki her şey sizin etrafınızda dönüyor, duyguların merceğinde hep siz varmışsınız gibi hissettirir ve ayrıca ne kendinizi ne de başkalarını dinlersiniz. Bu zaman kaybı gibi gözükebilir ancak yaşadığınız bu bunalım ile ilgilenmemek size daha büyük sorunlar açabilir.

Örneğin gerginlik, sabırsız ve kontrol edilmesi çok güç bir duygusal tepkidir, nedenlerinde ise şunlar yatar: çevremizde olan bitenleri algılayamayıp çok fazla dikkat vermemek.

3. Aşırı eleştirel olmanız

Duygusal yönden çok hassas, adeta duygu zehirlenmesi yaşayan biriyle başa çıkmanın çok zor olmasının bir nedeni de sergilediği uzlaşmaz tutum nedeniyle kendine empoze ettiği fikirlerinden başka bir şeye açık olmamasıdır.

Bu şekilde düşünüyorsanız, bu durum, arzularınızı ve duygularınızı sürekli kontrol altında tutmanıza neden olur ve esnek düşünme yetinizi kaybetmenize yol açabilir. Kendinize ve başkalarına karşı iyi davranmaya çalışın.

4. Güvensizliklerinizin su yüzüne çıkması

Duygusal açıdan zehirlenmiş iseniz, güvensizlikleriniz muhtemelen su yüzüne çıkacaktır ve hayatınızı kontrol altına alacaktır. Bu sayede daha gergin ve genellikle kendinizi sürekli savunma durumundaymış gibi hissedeceksiniz.

Öz benliğinize olan saygınızı tamamen yitireceksiniz, etrafınızda olan olaylara karşı kendinizi savunmasız hissedeceksiniz. Muhtemelen kendinizi çok zayıf ve aciz hissettiğinizi anlayacak, kim olduğunuzu ve neler başarabileceğinizi fark edemeyecek duruma geleceksiniz.

Sonuç olarak, sürekli yanınızda; isteklerinizi karşılaması, sizi koruması için birine ihtiyaç duyarsınız. Çünkü kendiniz için bir şey yapamayacak duruma gelirsiniz. Açıkçası benliğinize saygınızı ve duygusal kimliğinizi geri kazanmanız için kendiniz çabalamalısınız.

Bu yazımıza da bir göz atın: Duygularınızı Bastırmak Anksiyetenizi Arttırıyor

5. Konunun dışında gibi hissetmeniz

Aşırı duygusallık kendiniz gibi hissetmenize dahi engel olabilecek bir durumdur. Bunun dışında hissetmek, güçlü olmak veya bu konudan kurtulma yeteneğine sahip olma anlamına gelmez.

Canlılığınız gittiğinde perdeleri kapatın ve kendinizi sizi bu hale getiren duygularınızdan kurtarmaya çalışın, pes etmek varlığınızın önemli bir parçasıdır. Kısacası kararlar fiziksel ve zihinsel çaba gerektiren büyük bir olgudur, üzerine düşün çünkü gün geçtikçe yüzleşmek için gücünüz kalmayacak.

baş ağrısı

6. Duygusal tıkanma sizi engelleyen bir olgudur

Aşırı bunaldığımız zamanlar, duygusal tepkilerimizi zihnimizde filtre edemeyiz. Sonuç olarak iletişim becerimiz ve karar verme yetimiz azalır. Bu nedenle karar verirken aşırı zorlanırız veya tam anlamı ile kayıtsız kalırız.

Duygusal zehirlenme, konuşmadan önce düşünmenizi engeller ve etrafınızda neler olup bittiğini anlamanızda büyük bir sorun teşkil eder. Dikkatinizi ve hafızanızı aşırı seçici bir hale dönüştürür. Duyduklarınızı çarpıtır, sıkıntılarınızı ve sorunlarınızı daha kötü bir hale getirirsiniz.

“Her zaman kafanızı serin ve kalbinizi sıcak tutun” der KonfüçyüsAşırı tepki göstermek, duygu ve dürtülerimizin patlak vermesine neden olur.

7. Duygusal vertigo sizi hoşçakal demekten alıkoyar

Bizimle olandan korkarız, hem uzun süreli olandan hem de uğrayıp geçenlerden. Bize acı verse dahi ondan kurtulmaya çalışmayız. Genellikle duygularımız ele geçirildiğinde ve duygusal boşluğun daha büyük bir korkusu ile yüzleştiğimizde bu bizi derinden etkiler.

Çünkü duygusal mimarimizin çökmek üzere olduğunu hissederiz ancak bunu tam anlamıyla yerle bir edemeyecek temel ayaklarının olduğunu biliriz. Açıkçası, yanılıyoruz. Bu perspektif, duygusal zehirlenmenin tıkanmasının ve gitgide artık tükenmekte olduğunun göstergesidir.