Kil İnsan Sendromu: Hiçbir Şeyiniz Kalmayana Dek Vermek

Kil insan sendromu, düşündüğümüzden daha çok insanı etkiler. Bu konuyla ilgili en büyük problem ise, bunun harika bir şekilde kabul edilebilir bir sosyal davranış olmasıdır.

Bu türdeki kişi, ihtiyaçlarını, başkalarının taleplerini karşılamak için bir kenara koymaktadır. Sonuç ise kendilerini düşünmeyi ve kendilerine bakmayı bıraktıkları için hastalanma ihtimalleridir.

Okuyun: Wendy sendromu: Başkalarına bakıp kendini ihmal etmek

Kolayca şekillenebilen bir kil gibi olan bu insan her zaman yardım etmek ister. Harekete geçmeniz için birine mi ihtiyacınız var? Sizi dinleyecek birine mi ihtiyaç duyuyorsunuz? Bu kişi kesinlikle orada olacaktır.

Acıtan cömertlik

Bu kategorideki insanlar aşırı derecede cömerttir. Almayı düşünmezler, sadece verirler.

Ancak bu çok tehlikelidir. Herkes iyi değildir. Ayrıca, sizi manipüle etmek isteyen, size yalan söyleyen ve tüm enerjinizi emen toksik insanlar vardır.

Cömertlik kötü bir şey değildir. Fakat, cömert olduğunuzda bu durum, birinin sizden yararlanmasının yolunu açmaktadır, bu da pek iyi bir şey değildir.

İlk olarak, kendinizi düşünmelisiniz, hep bize kendimizi düşünmenin “bencil” olduğu öğretilmesine rağmen.

Diğerlerine ancak önce kendimize baktıktan sonra yardım edebiliriz, fakat mümkün olduğunca kendimizi korumak için sınırlar çizerek.

Kil insanı bir köledir

Bu rahatsızlıktan muzdarip kişiler herkesin kölesidir. Diğer insanların her kaprisinde, durum ne olursa olsun yanlarında olurlar.

Keşfedin: Kimse sizin sevginizi sizden fazla hak etmiyor

Tamamen uyumludurlar. Başkalarının onlardan istediği durumlara ve isteklere uyarlar.

Bu kötü hissettirse bile önemli değildir. Başkalarının sorunlarını çözmeye isteklidirler, bu süreç içinde acı çekecek olasalar bile.

Bir hizmetkar gibi davrandıktan sonra, kil kişi empati geliştirmeye ve başkalarının neyi istediğini öngörmeye yönelik bir sezgi geliştirmeye çalışır.

Fakat aksine, birine veya bir yardıma ihtiyacı olduğunda, onu alamazlar.

Bu kişiler o kadar iyilerdir ve başkalarına o kadar çok şey verirler ki, en sonunda kullanılırlar, kötü muameleye uğrarlar ve değerleri de bilinmez.

İçinizdeki “ben” ile bağlantı kurma

Kil kişi olmayı bırakabilirsiniz, ancak zorlu bir yolculuğa çıkmanız gerekecek: içinizdeki “ben” ile bağlantı kurmalısınız.

Bu gerçek “siz”, siz onu bir kenara bırakıp, dikkatinizi vermeyi bıraktığınızdan yolunu kaybetti. Şimdi dikkate almanız gereken şey budur.

Hayatınızı hep kendiniz olmayı bırakıp, başkalarının olmak olarak gördünüz. Peki ya mutluluk? Sadece çevrenizdeki herkes mutlu olduğunda mutlu olursunuz ve kendiniz tek başınıza mutlu olma yetisine sahip değilsiniz.

Peki bu size adil görünüyor mu?

Kaçırmayın: Kendinizi Sevin ve İstediğiniz Gibi Sevileceksiniz

Her zaman başkalarına bağlı olmak, kendiniz yerine herkes için her şeyi yapmak, aşırı derecede iyi ve cömert olmak: olumlu değildir.

İçinize bakın ve yolunu kaybeden o kişiyi bulun. Umutları, hayalleri, arzuları ve hedefleri olan o kişi.

Bu kişi kaybolmamıştır, sadece gizlenmiştir. İçinize bakın!

Ne istiyorsunuz?

Kendinizi başkalarına vermenin sizi mutlu etmediğini ve başkalarının ihtiyaçlarını kendinizinkilerin üstünde tutarak hiçbir şey elde edemediğinizi fark ettiniz. Buna inanmasanız da, derinlerde bir yerde bu acıtır. Kabul edin.

Bütün bunlar sizi tüketmektedir.

Bu rahatsızlığı geride bırakmaya başladıktan sonra bazı basit ipuçlarını uygulamanız önemlidir:

  • Birisi sizden bir iyilik isterse, kendinize düşünmek için zaman verin. Anında “evet” demeyin, böyle bir zorunluluğunuz yok. Bekleyin, düşünün, istediğinizden ve yapabileceğinizden emin olun.
  • “Hayır” mı demek istiyorsunuz? O zaman “hayır” deyin. Bizden istenen her şeyi yapmanın iyi bir şey olmadığını kabul edin, özellikle de değerlerimize ve prensiplerimize aykırıysa ya da sadece yapmak istemiyor olsak bile.
  • Bu bencillik değildir. Kendinizi sevdiğiniz ve kendinize saygı duyduğunuz anlamına gelir.
  • Suçluluk hissini bir kenara bırakın. Yüzünüz kızarmış gibi hissedeceksiniz ama bunu ciddiye almayın. Bu suçluluk duygusu, sizi en son olduğunuz yere geri götürmeye çalışacaktır.
  • Kendinize iyi bakın ve kendinize zaman ayırın – başkaları için yaptığınız her şeyi kendiniz için yapın. Siz en önemli, en yüksek önceliğinizsiniz. Eğer siz kendiniz için endişelenmezseniz, kim endişelenecek?

Okumadan geçmeyin: Sınırlar belirleyin ve çevrenizi sizi mutlu eden insanlarla sarın

Eğer içinizdeki kil insanı gördüyseniz, onu bırakma zamanı gelmiştir.

Hepimiz kendimize öncelik vermemiz gerektiğini öğrenmeliyiz. Bu bencillik değildir. Bu kendinize karşı cömert olmaktır.