Kullanmayı Bırakmanız Gereken 7 Zehirli Söz

15 Şubat, 2018
Buna inanmama ihtimaliniz olsa da, zehirli sözler yalnızca söylenen kişiyi etkilemez, aynı zamanda söyleyen kişinin içsel benliğini de zayıflatır ve bizi daha az kabiliyetli hissettirir.

Günlük yaşamlarımızda, derhal kurtulmamız gereken birçok zehirli sözcük kullanıyoruz.

İster inanın ister inanmayın, söyledikleriniz çok önemli. Ağzımızdan çıkan her kelime, düşündüğümüz şeyin bir yansımasıdır.

Bu nedenle, söylemeyi bırakmamız gereken bazı zehirli kelimelere göz atmak istiyoruz. Ne de olsa bu, yaptıklarımızı, çevremizdeki insanlarla  ve kendimizle nasıl bir ilişkide olduğumuzu etkiler.

1. “Tuhaf”

balıklar

“Bu ne kadar garip.” ve “Bu çok tuhaf…”: eminiz bunlar duymanız gerekenden daha fazla duyduğunuz bazı cümlelerdir. Bu kelime, genellikle fark etmediğimiz bir şeyi gösterir: önyargılarımız.

Ne zaman birisinin tuhaf olduğunu söylersek, “normal” olduğumuzu varsayıyoruz demektir. Birinin yaptığı bir şeylerin garip olduğunu söylüyorsak, gerçekten sadece kendi yaptığımız şeyi normal bulduğumuzu söylüyoruz demektir.

Ama buna kim karar veriyor? Hepimiz farklıyız, fakat, toplumdan, düşündüğümüzden daha fazla etkileniyoruz.

Bu kelimeyi kullanmayı bırakın ve zihninizi açın. Her şey kabul edilebilir!

2. “Sana ihtiyacım var”

Ne? “İhtiyaç duymak” fiili eşler, sevgililer, partnerler arasında o kişinin ne kadar özel olduğunu göstermek için, olması gerekenden çok daha fazla kullanılır.

Ancak, bu kelimenin altında yatan, deşifre edildiğinde şunlar çıkabilecek pek çok doğrulama vardır: “Sensiz ben bir hiçim.”, “Sen benim için her şeysin”, “Ben sensiz ne yapardım?”, “Seni hayatın kendisinden daha çok seviyorum…”.

Mutlu olmak için başka bir kişiye ihtiyaç duymak, sevgi değil, bağımlılıktır. Ancak, ihtiyacı bu saf düşünce ile karıştırmaya devam ediyoruz.

3. “Senin hatan”

yalnız

“Bu senin hatan.” çok kullandığımız bir ifadedir. Bu, mesele yaptıklarımız için sorumluluk almaya gelince yaşadığımız korkuyu yansıtmaktadır.

Bu, en kökleşmiş zehirli cümlelerden biridir, ama aynı zamanda en az dikkat ettiğimiz cümledir. Bunun nedeni, kendimizi eleştirmemektir. Sonuçta, mükemmel olmak istiyoruz!

Bir hata yaparsanız kabul edin. Bu kötü bir şey değildir, herkes hata yapar. Suçu olmayan kimseyi sorumlu tutmayın, onu suçlamayın.

4. “Çirkin”

Tıpkı “garip” sözcüğünde olduğu gibi, çirkin olana kim karar verecek? Güzellik kampanyaları ve aldatıcı reklamcılık, kusursuz bedenleri ve yüzleri gösteren dijital rötuşlarla doludur.

Zihnimizi açar ve kendimizi bu düşüncelerden kurtarırsak, hiçbir şeyin çirkin olmadığını fark ederiz. Her şeyde bir güzellik vardır, her şeyde aşık olabileceğimiz veya kayıtsız kalabileceğimiz özellikler vardır.

Yani, bir şeyin bizim için çekici olmaması, onun çirkin olduğu anlamına gelmez. Bir noktada herkesin farklı zevklere sahip olduğunu fark etmişsinizdir, değil mi?

5. “Yapamam”

dur işareti

Yapamayacağınıza emin misiniz? Bu, ne yazık ki, insanların söylediği ve inandığı en sınırlayıcı zehirli sözcüklerden biridir.

Her şey, en iyi kabiliyetiniz sayesinde mümkündür. Bazen kendinizi, sırtınızı duvara dayamış bir şekilde bulursunuz, bir şey başaramayacağınızı, yapamayacağınızı veya üstesinden gelemeyeceğinizi düşünürsünüz.

Aslında, düşündüğünüzden daha güçlüsünüz. “Yapamam” sizi sınırlayan bir olumsuzluktur. Yapması zor olsa bile, onu “yapabilirim” haline getirin. İşlerin nasıl değiştiğini göreceksiniz ve dünya görüşünüz de değişecek.

6. “Nefret ediyorum”

Nefret yalnızca çevremizdeki insanlara değil, bu duyguyu hisseden kişilere de çok acı veren bir duygudur. İçeriden büyüyen ve acıtan bir ülser gibidir.

Bu duygu şu ifadeleri içerir: “İşimden nefret ediyorum.”, “Ailemden nefret ediyorum.” veya “Durumumdan nefret ediyorum…” gibi.

Bunların hepsinden nefret edebiliriz, ancak durumu değiştirmek için herhangi bir şey yapıyor muyuz? Hayır. Bu yüzden basitçe, sadece bir kin oluşturuyoruz.

Nefret sizi zayıflatır ve sizi kötü duygularla doldurur. Ancak, şu andan itibaren kendinizi kurtarabilirsiniz. Bunu hissetmeye devam etmeye değmez.

7. “Başarısızım”

düşünceli

Başarısızlık daima bizi kovalar ve bu kelimeyi duymak bizi korkutur. Ancak, bazen, yine de “Ben başarısızım.” deriz.

Başarısızlığın korkunç bir şey olduğuna dair yanlış bir inancımız vardır. Bunun yerine, bu, bir iyileştirme olanağı, daha iyi kararlar alma ve en önemlisi yaptığımız şeyden öğrenme fırsatıdır.

Başarısızlık yanlış bir şey değildir. Aslında, bunun tam tersidir! “Ben başarısızım.” cümlesini “Ben yaptığım her hatadan öğrenen biriyim.” diyerek değiştirin.

Bu zehirli kelimeleri günlük yaşamınızda kullanıyor musunuz? Bunun bilincinde olmak onları kullanmayı bırakmanıza yardımcı olacaktır. Bunları daha pozitif kelimelerle değiştirebilirsiniz. Yaşamınızda meydana gelen değişimi kesinlikle fark edeceksiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir