14 Garip ve Az Bilinen Psikolojik Rahatsızlık

· 30 Temmuz, 2016
Stockholm ve Diyojen sendromları gibi daha çok bilinen sendromlar var, ama onların dışında bu kadar yaygın olmayanlar da var... ayrıca bunlar sandığınızdan da çok kişiyi etkiliyor

Bugün insanın aklı hala dünyadaki en büyük gizemlerden biri. Sanrı, çözülmeli durumlar, insana fazla gelen deneyimler, beyinde görülen anormallikler… bu psikolojik rahatsızlık vakalarının listesi uzayıp gidiyor.

Rahatsız edici olduğu kadar enteresan olan insan aklı bizi şaşırtma ve üzerine bu kadar düşündürüp taşındırma kabiliyetine sahip, sonsuz ve olağanüstü bir yapı.

Şu anda bir çok insan şizofreni ve obsesif kompulsif bozukluk hastalıklarından daha çok haberdar olsa da, bunların yanı sıra oldukça garip ve sıradışı olan psikolojik durumlardan da söz edebiliriz.

Bugünkü makalemizde daha az yaygın olan ama aynı zamanda sıradan insanları etkileyen psikolojik rahatsızlıklardan bahsedeceğiz. 

1. Capgras Sanrısı

Bu psikolojik rahatsızlık söz konusu olan kişi, çok yakınlarındaki birinin ona tamamen benzeyen bir sahtekarla yer değiştirdiğine inanır. Bu tür bir sanrı, şizofrenisi olan insanlarda daha çok yaygındır ve ayrıca demans, epilepsi hastalarında ve kafasına bir darbe almış kişilerde de görülmektedir.
Malkovich maskesi takan insanlar

2. Fregoli Sendromu

Bu Capgras Sanrısının tam tersi bir durumdur. Fregoli Sendromu durumunda bundan muzdarip olan kişi farklı insanların aslında görünüşlerini değiştirebilen ve farklı kişiler gibi davranıp hareket edebilen aynı insanlar olduğuna inanır. 
maskesini çıkaran kadın

3. Cotard Sanrısı

Bu psikolojik rahatsızlık kişiyi ölü olduğuna ya da var olmadığına dair sanrısal bir inanışa sürükler. Bu kişiler vücutlarının çürüme döneminde olduğuna inanır ya da tüm kanlarının çekilmiş olduğunu ya da iç organlarının yok olduğunu düşünürler. Bu durum daha çok psikotik depresyon ya da şizofreni hastalarında görülmektedir.
öldüğüne inanmak

4. Paramnezi (Çarpık anımsama)

Bu psikolojik rahatsızlık bir yerin replikasının yapılmış olduğuyla karakterize edilmektedir – yani bundan muzdarip kişiler bir mekanın aynı zamanda iki kopyası olduğuna inanır.

Örneğin, bir paramnezi hastası kaldığı hastanenin kopyalandığına ve aynı anda başka bir yerde de var olduğuna inanıyor olabilir. Sanki paralel evrenler yaşıyormuşcasına bir deneyim halinin içinde olurlar.

5. Yabancı el sendromu

Bu hastalıktan muzdarip olan insanlar ellerinin kendilerine ait olmadığına, kendilerinden ayrı bir kontrolü olduğuna inanırlar. Yabancı el sendromunu yaşayanlar bazen bir ruh, cin veya bunun gibi bir şey tarafından ele geçirilmiş olduklarına inanabilir.

Bu sendromu yaşayan insanlar genellikle beynin iki yarım küresi arasında bağlantı kuran corpus callosumu hasar görmüş insanlardır.
elin parmaklarından çıkan eller

6. Mikropsi veya Makropsi

Bu rahatsızlık imgelerin, görüntülerin, mekan ve zaman algısının bozulup karman çorman olduğu sinirsel bir durumdur. En rahatsız edici belirtilerinden biri vücut imgesinin değişmiş olarak görülmesidir.

Bunu yaşayan kişi kendi vücuduna ait kısımların şekil ve boyutları hakkında oldukça büyük bir karmaşa yaşamaktadır. Bu da olağanüstü bir korkuya ve alarm haline yol açar.

Bu daha çok migren, beyin tümörü, uyuşturucu kullanımı ve enfeksiyon ile ilişkilendirilir. Bunun en iyi tedavisi dinlenmedir. Ayrıca bu durum, hikayesinde de benzer bir anlatı olduğu için bazen ‘Alice Harikalar Diyarında Sendromu’ olarak da görülmektedir. 
alice in wonderland

7. Kudüs Sendromu

Kudüs Sendromu obsesif fikirlerin, sanrıların ve dinsel deneyimle alakalı diğer temaların varlığıyla bağdaştırılır. Bunlar Kudüs şehrine giderek tetiklenmektedir.

Kudüs Sendromu herhangi bir dinle kısıtlı değildir ve genelde Kudüs’te kalmalarından önce herhangi bir akıl hastalığı yaşamış kişilerde görülmektedir. Bu bölgeden ayrıldıktan bir kaç gün sonra sanrılar ve takıntılı düşünceler yavaş yavaş ortadan kalkar.

8. Paris Sendromu

Paris Sendromu, Fransa’nın başkenti olan Paris’i ziyaret eden Japon vatandaşlarda görülmüştür. Genelde seyahatleri sırasında bir sinirsel patlama yaşarlar, bu aynı zamanda dünyanın başka yerlerine giden Japon turistlerde de görülmektedir.

Bu durum kültürel şokun oldukça yoğun ve sert bir hali olarak görülmektedir, öyle yoğundur ki anksiyetenin fiziksel ve duygusal belirtileri ortaya çıkar, gerçeklik algısı kaybolur, hatta kişi halüsinasyon görebilir.

Paris’i her yıl ziyaret eden 6 milyon turistten sadece 20’si bu sendromdan etkilenmektedir. Şüphelenilen tetikleyiciler, idealizasyon, dil bariyeri, fiziksel ve akli yorgunluk ve radikal biçimde farklı olan kültürel alışkanlıklarla karşılaşma hali olarak gözlenmektedir.

paris sendromu

9. Çözülmeli Füj

Bu sıkıntıdan muzdarip olan kişi beklenmedik bir anda ve anlaşılmaz şekilde, kim olduğunun farkında olmadan ve oraya nasıl geldiği hakkında hiç bir fikre de sahip olmadan bir yerden bir yere dolaşır durur.

Genelde uzun süren ağır duygusal ve fiziksel stres yaşıyor olmak, psikotik uyuştucu ve bazı ilaçların kullanımı ve belli başlı akli durumlar bu atakların oluşmasına zemin hazırlar.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir: Anksiyete Hakkında Bilinmeyen 7 Şey

10. Yabancı aksan sendromu

Bu durumdan muzdarip olanlar kendi ana dillerini başka bir dilin aksanıyla konuşmaya başlarlar. Bu genelde başa alınan ağır bir darbe veya beynin konuşmadan sorumlu bölümünü etkileyen yere herhangi bir darbe almanın sonucunda oluşur. Yabancı aksan sendromu oldukça nadir görülen bir durumdur.

11. Stockholm Sendromu

Bu sendrom kaçırılan kişinin kendisini kaçıran kişiye sempati ve bağlılık geliştirmesiyle gerçekleşir. Bu sendrom genelde kaçırılma, tecavüz, çocuk istismarı, eş istismarı ve benzeri durumlarda görülmektedir.

İlginçtir ki Stokholm Sendromu ismini gerçekten olmuş bir olaydan alır. Bu İsveç, Stokholm’de 1973 yılında gerçekleşen bir banka soygunudur. Bu soygun sırasında rehineler kendilerini rehin alanlara o kadar büyük bağlılık duydu ki mahkemede onların aleyhine şahitlik yapmayı reddettiler.
bağlılık geliştirmek

12. Lima Sendromu

Bu Stokholm Sendromunun tam tersidir. Burada, rehin alınan kişiler değil de rehin alan kişiler sempati ve bağlılık duymaya başlar ve rehin aldıkları kişilerin ihtiyaç ve arzularına yenilirler. Bu reaksiyonun, rehin alan kişinin suçluluk duygusu ve ahlaki kararsızlığından kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz.

Bu psikolojik rahatsızlık da gerçek bir olaydan esinlenerek isimlendirilmiştir. Peru, Lima’da Japon Büyükelçiliğinde yaşanan bir rehin alma hikayesidir. Tupac Amaru Devrimsel Hareketi, birkaç gün boyunca diplomat ve ordu mensuplarının da bulunduğu yüzlerce kişilik bir grubu Japon Büyükelçiliğinde rehin tuttular.

Ama saldırganlar zamanla, rehinelere ve dışarıya nasıl bir durum yaratıp ne kadar büyük bir zorluğa yol açtıklarını anladıkları zaman rehineleri birer birer bırakmaya başladılar.

13. Stendhal Sendromu

Stendhal Sendromu bir kişide bir sanat eseri üzerinde düşünürken ortaya çıkan fiziksel ve duygusal anksiyete, çözülmeli deneyimler ve hatta halüsinasyonlarla gelen bir durumdur.

Bu psikolojik rahatsızlık genelde insanlar tek bir yerde toplanmış, özellikle güzel ve abartılı bir sanat eseri gördüklerinde ortaya çıkar. Dünyanın olağanüstü doğal güzelliğiyle yüzleştiği zaman aşırı bir tepki veren insanın durumu şeklinde tanımlayabiliriz.

Genelde bu deneyim oldukça sınırlıdır ve bu sendromdan müzdarip kişi minimal destekten başka bir girişime ihtiyaç duymayabilir.

14. Diyojen Sendromu

Bu sendrom aşırı ilgisizlik, sosyal izolasyon, apati ve çöp toplamaya duyulan kompulsif bir takıntıyla tanımlanır. Genelde yaşlıca ya da gelişmekte olan demans sorunu yaşayan kişilerde görülür. Gelin bu hastalığa ismini veren ilginç adamın ilginç davranışından bahsedelim.

Sinoplu Diyojen (MÖ412 veya 404 – MÖ 323) alaycı ve minimalist bir Yunan filozofuydu. Felsefesi hayatın anlamının erdemler, doğaya uygun şekilde yaşama ve basmakalıp bütün tutkuların (zenginlik, güç, ün) reddedilmesiyle bulunabileceği inancına dayanır.

Atina’nın sokaklarında bir şarap fıçısının içinde yaşadığı söylenir ve Büyük İskender’le olan küstah ve atılgan karşılaşmasıyla tanınır. Olayın gerçekleştiği yerde Büyük İskender Diyojen’e şunu söyler: “Bana ne istersen söyle.” Diyojen cevap verir: “Gölge etme başka ihsan istemem.”

Bu makalede tanımladığımız sendromlar ve hastalıklar, uzun bir akıl almaz psikolojik rahatsızlıklar listesinin içerisinden sadece bir kaç tanesi, öyle hastalıklar var ki ağzınız açık kalır. Umuyoruz burada sizlerle paylaştıklarımızı okumaktan zevk aldınız!