Otizm ile İlgili Fiziksel Özellikleri Keşfeden Çalışma

15 Kasım, 2019
Otizmle ilgili yeni keşifler hala yapılıyor. Bu yazımızda, size, otizmle bağlantılı fiziksel özellikler hakkındaki bir çalışmadan bahsedeceğiz.

Yeni bir çalışma sayesinde, bilim insanları otizm ile ilgili olabilecek çeşitli fiziksel özellikler keşfettiler.

Otizm Tarihi

Otizm, oldukça yakın zamanlarda keşfedilen nörobiyolojik bir hastalıktır. Aslında, ilk olarak psikiyatr Leo Kanner tarafından 20. yüzyılın ortalarında tanımlanmıştır. O zamandan beri, yapılan birçok araştırma bu hastalıkla ilgili bildiğimiz şeyleri yenilemiş ve ufkumuzu açmıştır.

Otizm hakkında konuşurken, aslında otizm spektrum bozukluğundan bahsediyoruz. Bu, benzer bazı hastalıkların bir araya getirdiği geniş bir gruptur, fakat diğerlerinden farklı olarak nörobiyolojik gelişmeye yatkın hastalıklardır.

Otizm terimi aslında şizofreninin bir semptomunu işaret etmek için var olmuştur. Kelime Yunanca ‘autos‘tan gelmektedir, bu da kişinin kendisi anlamındadır.

Daha sonra, bu kelime çocuk psikolojisinde yaygınlaşmıştır. Duygusal yakınlık yaşamakta zorlanan ve çeşitli belirli davranışları gösterilen çocuklar için kullanılmıştır.

Bir sonraki kısımda, otistik spektruma bakacağız. Ek olarak, bu durumla bağlantılı fiziksel durumların olasılığını araştıran bir araştırma hakkında konuşacağız.

Otistik Spektrum

otizm

Otizm, genellikle bir bebeğin hayatındaki ilk aylarında ailesine karşı gösterdiği soğukluğun sebebidir. Şanslıyız ki, uzmanlar bu hastalık hakkında çok fazla başarılı araştırmalar yürütmüşler ve daha fazla şey öğrenmişlerdir.

Bu çalışmaların bir sonucu olarak “otistik spektrum” konusu ortaya çıkmıştır. Uzmanlar bu durumu, kişisel özelliklere göre çeşitli farklı sendromlar olarak ayırmaya başlamışlardır. Örneğin, Asperger sendromundan muzdarip olan kişilerde dil gelişiminde herhangi bir gecikme olmamaktadır.

Ardından, bu hastalıkların sebeplerinin konseptlerini değiştirmeye başlamışlardır. Bugünlerde uzmanlar bunun genetiğin, epigenetiğin ve embriyojenez sırasındaki çevresel faktörlerin bir sonucu olduğunu kabul etmektedirler.

Bu yazımızı da okuyun: Olağanüstü Yetenekli Çocuklar ve 5 Özellikleri

Otizm Spektrum Bozuklukları (OSB)

Otizm spektrum bozuklukları arasında, temel semptomlar şunlardır:

  • İletişimde ve sosyal etkileşimde tekrar eden eksiklikler
  • Kısıtlayıcı ve tekrar eden davranış, ilgi alanı ve aktivite kalıpları

Bu semptomlar gelişimin erken dönemlerinde vardır.

İlk İşaretler

kulaklarını kapatan çocuk

Otizmin ilk işaretleri genellikle 3 yaş civarında görünür olur. Fakat 3 yaşından çok önce de, otizmli çocuklar ‘sosyal gülümseme’ denilen şeye sahip değillerdir. Sosyal gülüş, çocuğun ilk gülüşüdür. Bir uyarana karşı -örneğin annesi, babası gibi- bir cevaptır.

Buna ek olarak, dokunsal, işitsel, kokusal ve tatsal uyaranlara karşı aşırı duyarlıdırlar. Genellikle kişisel ve görsel iletişim kurmaktan kaçınırlar, ayrıca çok az konuşmaya eğilimlidirler.

Genelde şakaları, birden fazla anlamı olan durumları veya metaforları anlamazlar. Sembolik oyunlarda da yer almazlar, örneğin; ev ve arabalarla gerçekmiş gibi oynamak gibi. İlgi alanları çoğu zaman alışılmışın dışındadır, tekrarlıdır ve kendi başlarına yapmayı tercih ettikleri şeylerdir.

Otizmli çocukların tipik olarak diğer çocuklara karşı çok az ilgisi vardır. Küçükken de neyi sevdiklerini veya istediklerini söylemeyeceklerdir, örneğin parmağıyla işaret ederek bunu yaparlar. Davranışları da alışılmışın dışında, tekrarlı ve kendi kendilerini uyaracak şekildedir (örneğin, bir şeyleri dengelemek gibi).

Bu yazımızı da keşfedin: Obsesif Kompülsif Bozukluk Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Otizm ile İlişkilendirilen Yeni Fiziksel Özellikler

Son zamanlarda, Melbourne La Trobe Üniversitesi (Avustralya) otistik çocuklar ile ilgili bir çalışma yürüttü. Otizmle bağlantılı fiziksel özellikleri buldular gibi görünüyor.

Bu çalışmada, araştırmacılar otizmli çocukların ortalama olarak bazı özelliklerle doğduklarını buldular:

  • 5 cm daha kısa
  • 200 gram daha zayıf
  • Kafatası dairesinin çevresi 1 cm daha kısa

Uzmanlar aynı zamanda 3 yaşındaki otizmli çocukların fiziksel özellikler açısından nörotipik çocukları geçmeye eğilimli olduğunu keşfettiler. Bu durum, otistik çocuklarda yaygın olan, büyüme hormonundaki bir dengesizlikten kaynaklanıyor gibi görünüyor.

Bu Çalışma Hakkında

Bu çalışmanın görece olarak küçük çaplı olduğunu bilmelisiniz. Bu çalışmaya otizmli 134 çocuk, nörotipik de 74 çocuk katılmıştır. Ek olarak, daha önce bunları destekleyen bir çalışma yoktur. Aslında, bu konu hakkında daha önce yürütülen tek çalışma, bazı çocuklar ve diğerleri arasında bir fark bulmamıştır.

Ayrıca, bu çalışmada hiç kız çocuk yoktur. Bu, göz önüne alınması gereken önemli bir durumdur çünkü otizm spektrum bozukluğu erkeklerde ve kızlarda hatrı sayılır farklılıklar ile gelişebilir.

Dr. Cherie Green’e göre, bu çalışma otizmin alt gruplarını tanımlamak için faydalı olabilir. Temelde, CHD8 geninde mutasyon olan insanlar, daha büyük bir kafaya sahip olmaya, DYRK1A geninde mutasyon olan kişiler ise daha küçük bir kafaya sahip olmaya daha yatkındır.

Bu tip bir çalışmanın başka kullanım alanları da olabilir. Bunlardan biri, hangi mekanizmaların (beynin dışında) bu hastalığın gelişiminde bir rol oynadığını ve bunun nasıl olduğunu anlamak olabilir. Bu çalışmadaki bir sonraki adım, yetişkinlerin gelişimlerini incelemek olacaktır.

  • Mccormick, C., Hessl, D., Macari, S. L., Ozonoff, S., Green, C., & Rogers, S. J. (2014). Electrodermal and behavioral responses of children with autism spectrum disorders to sensory and repetitive stimuli. Autism Research. https://doi.org/10.1002/aur.1382
  • Green, C., Dissanayake, C., & Loesch, D. (2015). A review of physical growth in children and adolescents with Autism Spectrum Disorder. Developmental Review. https://doi.org/10.1016/j.dr.2015.02.001
  • Green, C. C., Dissanayake, C., Loesch, D. Z., Bui, M., & Barbaro, J. (2018). Skeletal Growth Dysregulation in Australian Male Infants and Toddlers With Autism Spectrum Disorder. Autism Research. https://doi.org/10.1002/aur.1952