Uyku Düzenindeki Değişiklikler Dejeneratif Hastalıkların Habercisi Olabilir

5 Temmuz, 2017
Bazı çalışmalar, uykudaki veya uyku düzenlerindeki değişikliklerin bazı dejeneratif hastalıkların başlangıcını tahmin etmeye yardımcı olabildiğini göstermiştir.

Çalışmalar, uyku düzeni veya uykudaki, özellikle de hızlı göz hareketi (REM) evresi sırasındaki değişikliklerin dejeneratif hastalıkları öngörebildiğini göstermektedir.

Bugünkü yazımızda, uyku düzeninizin sağlığınız hakkında size aslında neler söyleyebileceğini paylaşmak istiyoruz.

Değişmiş uyku düzeni nedir?

uyurgezer adam

Uyku bozuklukları ve uyku ile ilgili sorunlar sadece Parkinson, demans veya Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkları olan kişileri etkilemez. Rüya döngüsünün alışılagelmiş gelişimini değiştirirler ve bir kişinin zihinsel, duygusal veya fiziksel fonksiyonlarına müdahale edebilirler.

Ana uyku bozuklukları şunlardır:

  • Uyku apnesi (nefeste durma)
  • Yatağı ıslatma (özellikle çocuklarda)
  • Uykusuzluk (zayıf, yetersiz veya huzursuz uyku)
  • Huzursuz bacak sendromu (uzuvlar gece boyunca sürekli hareket eder)
  • Uyku felci (beynin aktif, fakat vücudun gözler haricinde aktif olmadığı REM evresinde uyanmak)
  • Gece korkuları (ani ve korkarak uyanmak)
  • Uyurgezerlik (uyurken yürümek veya diğer aktiviteleri yapmak)
  • Narkolepsi (uyarı olmadan, herhangi bir zamanda veya yerde uykuya dalmak)

Daha az bilinen uyku bozuklukları da vardır, mesela:

  • İdiyopatik hipersomni (normal dinlenme seyrinin değişimi ve gün boyunca 4 saat daha uyku ihtiyacı)
  • Tekrarlayan hipersomni (20 saate kadar uyumak)
  • İdiyopatik uykusuzluk (uyanırken veya uyku düzenlenmesi sırasında sorun oluşturan uyanma/uyuma döngüsünün nörolojik bozukluğu)

Buna da bakın: Uyku problemlerini çözmenin 8 yolu

REM döngüsü ve nörodejeneratif hastalıklar

uyuyan adam

Barselona’daki Hospital Clinic’in Nöroloji Servisi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, REM dönemindeki davranışınız Parkinson veya yaşlılık bunaması gibi bazı hastalıkları açıklayabilir veya sizi uyarabilir.

Saldırıya veya kötü muameleye maruz kaldıkları kabusları gören, REM döneminde tekmeleyen veya ağlayan hastalar, gelecekte beyinlerinde dopamin eksikliğinden dolayı nörodejeneratif hastalıklardan muzdarip olabilirler.

Hastalar, onları etkileyen bozukluğun türünü analiz eden bazı tanı testleri yapmak için bir uyku kliniğini ziyaret edebilirler. Ardından bunun gelecekleri için neyi ifade edebileceklerini belirleyebilirler.

Böyle bir analiz, hastanede veya klinikte ayakta tedavi şeklinde yapılır. Doktorlar, davranışı REM evresi sırasında bir hastalığa yakalanma ihtimali ile karşılaştırırlar.

Uyku bozuklukları, narkolepsi, felç veya uyuşukluk oluşumunun önlenmesi için bir işaret sunabilir. Ayrıca uyku apnesi ve horlama gibi solunum problemlerini de tespit edebilirler.

Uyku düzeni ve nörolojik hastalıklar

uyumaya çalışan kadın

İspanya’daki hastane, uyku ile ilişkili solunum bozukluğu olan hastalara yardım etmenin yanı sıra, uyku ilaçları da sunmakta ve epilepsi ile uyku bozuklukları arasındaki ilişkileri araştırmaktadır. Nörolog Maria Gudin’e göre, epileptik bir atağı, rüyadaki bir problemle ayırt etmek zordur.

Meslektaşı Mercedes Munoz, Parkinson hastalığının (ikinci en sık görülen nörodejeneratif hastalık) uykusuzluğa maruz kalan insanlarda olduğu kadar anksiyete ve depresyon yaşayan insanlarda da sık olduğunu savunmaktadır.

  • Hipersomni, Parkinson hastalığı yaşayan kişilerin % 80’inde görülür.
  • REM fazı sırasında ortaya çıkan uyku davranış bozuklukları kişilerin %40’ını etkiler.
  • Huzursuz bacak sendromu ise % 20’yi etkiler.

Bu, nörodejeneratif hastalıkları olan hastalar arasında birçok uyku düzeninin yaygın olduğunu ve bunların yaşam kalitesini etkileyebileceği anlamına gelir.

Uyku alışkanlıklarını anlamak

Uyku alışkanlıkları bazı hastalıkların başlangıcının işaretleri başlangıç ​ olabilir, bu da onlara terapötik açıdan yaklaşmayı önemli bir hale getirir.

Dr. Estefania Segura, birincil uyku bozukluklarını zihinsel hastalıkların ortaya çıkışı ile karşılaştırmıştır: şizofreni, depresyon, anksiyete ve bipolar bozukluk. Bunların hepsi uyku sorunları ile ilişkilidir. Aynı şey, yaygın anksiyete ve post-travmatik stres bozukluğu için de geçerlidir.

Bir makalede, ortalama yaşam süresindeki bir artışın, genel olarak demans ve özellikle Alzheimer hastalığı olan kişilerde daha ilişkili olduğu iddia edilmektedir. Yaşlanma, Alzheimer ve uyku bozuklukları güçlü bir şekilde ilişkilidir. Bunlar genetik yatkınlık ve dış faktörlerle birleştiğinde, hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilerler.

Birçok hasta için, uyku bozuklukları hastaneye kaldırılmalarına neden olur. Bu vakalarda, uyku düzeni değişiklikleri, herhangi bir ilişkili hastalığı olmayanlara kıyasla çok daha şiddetlidir.

Alzheimer’dan muzdarip olanların uyku bozukluklarının özellikleri:

  • Artan hareketler
  • Yavaş dalga uykusunda ve REM’de azalmalar
  • Gün boyunca uyuklama

Onları uykuda tutan nöronların hasar görmesi bu uyku sorunlarının başlıca sebebidir. Hipotalamus ve biyolojik saatiniz uyku ve uyanıklıktan sorumludur, ancak bu insanlarda bunlar senkronize değildir.