Zihninizi Sınırlayan Düşünceler ile Başa Çıkmak

20 Mart, 2019
Size zarar veren tüm düşüncelerden uzaklaşmak büyümenizi sağlayacak. Mükemmel olmadığınızı artık kabul edin ve başarısız olmaktan korkmayı bırakın, ancak bu şekilde yaptığınız hatalarınızdan bir şeyler öğrenebilirsiniz.

Yaratıcılığımızı sınırlayan, bizi acı içinde dibe batıran ve zaman zaman kurban rolünü oynamamıza neden olan farklı düşünceler vardır.

Ne var ki bu, hayata sadece bir açıdan bakmaktır ve bu düşünce şekli değiştirilebilir.

Peki ama nasıl?

Bize zarar veren ve kendi çevremizle aramıza engeller koyan bu düşünce biçimlerinin farkında olarak bunu başaracağız.

Ayrıca bakınız: Bağımsız Düşünmenin ve Özgüveni Güçlendirmenin Yolları

Sizi Adeta Felç Eden Düşünceler

“Yarına Erteleyeceğim”

elinde kahvesi olan kişi kitaplarla

“Erteleme” sözcüğü size tanıdık geliyor mu? Muhtemelen sahip olduğunuz bu alışkanlık, yapmak istediğiniz bir şeyi ertesi güne bırakmanıza neden olur.

Çoğu durumda, nihayetinde unutana kadar ertelemeye de devam edersiniz.

Gerçekten istediğiniz bir seyahat için birikim yapmak adına para harcamayı istememek ya da sadece doğru olduğunu düşünmediğiniz için kendinize iyi davranmamak gibi şeyler hayatı güzelce yaşamaktan kendinizi alıkoymak için seçtiğiniz yollardır aslında. 

Bunu yapmaktan kaçınmanın bir yolu ise her geçen günü sanki son gününüzmüş gibi yaşamaktır. Ancak bunu sahip olduğunuz her şeye zarar verecek bir biçimde yapmanızı tavsiye etmiyoruz.

Her günü sanki son gün gibi yaşamak, daha çok hayattan zevk alarak yaşamak ve istediğiniz şeyleri yapmanıza izin vermeniz demektir. Zamanın kıymetini bilmek demektir.

Sadece bir ömrümüz var, yarın nerede olacağımızı kim bilebilir? Neden tam şimdi burada hayatın tadını çıkarmaya başlamıyoruz?

“Düşünmeden duramıyorum”

sınırlayıcı düşünceler ile savaşmak

“Takıntılı düşünceler” adını verdiğimiz bazı düşünceler vardır ve bunlar kartopu etkisine sahiptir. Bu düşünceler giderek büyür ve nihayetinde sizi de aşar, sonunda kendini anksiyete ve fiziksel acı olarak kendini belli etmeye başlar.

Utanmanıza neden olabilecek bir olay ya da suçluluk duygusuyla üstesinden geldiğiniz bir şey, sizi ‘bu durumdan nasıl kaçınabilirdim’ düşüncesi bombardımanına tutabilir.

Birdenbire geceleri uyuyamazsınız, hayattan zevk alamaz hale gelirsiniz ve zihniniz tıpkı durmayan düşüncelerin girdabına dönüşür.

Boş vermeyi öğrenmek, sizi hiçbir yere götürmeyen bu zararlı düşüncelerden kurtulmanız için oldukça önemlidir.

Geçmişteki bir şey hakkında düşündüğünüzde, gerçekten çoktan olmuş ve bitmiş bir şeyi sürekli düşünerek çözebileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Ayrıca bakınız: Stresle Mücadeleye Yardımcı Olan 5 Meyve Suyu

“Bunu mükemmel bir şekilde yapmalıyım”

büyüteçli kız

Hiç mükemmeliyetçi biri olup olmadığınızı düşündünüz mü?

Eğer bunu yaşadıysanız biliyorsunuz ki bazen bu durum önünüze engeller koyar ve çoktan bitmiş bir şeyi kabul etmenizi de önlemiş olur.

Başarmak zorunda olduğunuz görevler varmış gibi, saatler harcayarak o şeyin tamamen mükemmel olması için çalışacaksınız.

Bununla birlikte, muhtemelen bu olgunun tamamen öznel bir şey olduğunu fark edeceksiniz. Aslında mükemmel diye bir şey yoktur.

Bu, muhtemelen başarısızlıktan, kaybetmekten ya da kötü bir iş yaptığınız için reddedilmekten korkuyorsunuz demektir. Ancak böyle durumların esasında öğrenmek ve büyümek için iyi bir fırsat oluşturduğunu hiç düşündünüz mü?

Mükemmeliyetçi biri olarak asla ilerleyemeyeceksiniz. Ancak bunu deneme yanılma yöntemi ile yapabilirsiniz. Mükemmel olmadığınızı kabul edin, elinizden geleni yapın ve büyümeye devam edin.

“Ya kendimi ya da seni suçluyorum”

sınırlayıcı düşünceler

Suçlamakla ilgili geçmiş bir deneyiminiz olmuştur, ancak bu durum çok önemli bir konu olduğundan bu ifadenin tam olarak neyi işaret ettiğine detaylıca bakmak oldukça önemlidir.

Suçlu hissetmek ya da başkalarını suçlamak; her iki şekliyle de bu duygu size zarar vermektedir. Sizi adeta normal bir hayat yaşamaktan alıkoyar ve felç eder.

  • Kendinizi suçladığınız zaman, içinde olduğunuz mevcut durumdan çıkmanız mümkün değildir, kendinizi birçok takıntılı düşüncenin içine atılmış halde bulursunuz.
  • Başkalarını suçladığınızda ise bir durum üzerinde sahip olmanız gereken sorumluluktan kaçarsınız, ve bunun sonucunda olgunlaşmanızı engelleyen bir bakış açısı eksikliği meydana gelir.

Başkalarını ve kendinizi suçlamak arasındaki bu önemli dengeyi bulmanız önemlidir. Ancak bu şekilde zihninizi sınırlayan bu tarz düşünceleri terk edebilirsiniz.

Çoğunuz bu şekilde kötü hissettiren düşünceleri deneyimlemiştir. Bu düşünceler sizi adeta felç eder, mutlu ve tam bir hayat yaşamaktan alıkoyar.

Neyse ki şimdi tüm bu kötü düşüncelerin farkındasınız ve onların tuzaklarına düşmemek için elimizden geleni yapacaksınız

Kendimize acı çektirmemeliyiz, bunu hak etmiyoruz. Çünkü açıkçası bu durumun içine kendimiz düşüyoruz.

Unutmayın, en büyük fırtınalar kendi kafamızın içinde kendi kendimize yarattıklarımızdır, gerçekte olanlar değil!