Erteleme Alışkanlığının Nedeni Nedir?

21 Mart, 2019
Zamanın çoğunda, ertelemeyi seven insanların organizasyon konusunda büyük bir sorunları olur. Birincil ile ikincil görevler arasında hangisini seçeceklerini bilemezler.

“Bugünün işini yarına bırakma” sözünü duymuşsunuzdur. Erteleme ise bu sözün tam tersini yapmaktır.

Peki ertelemenin ardında yatan asıl neden ne? Neden erteliyoruz?

İşi gücü erteleyen insanlar bundan bir türlü kaçamazlar. Tembel olmak ile ya da başka faktörler ile ilgisi olmayan büyük bir güç gibi üzerilerine nüfus eder.

Şimdi bunun sebeplerine bir bakalım.

1.Anksiyeteden Mustarip Olmak

adam zamanı tutamıyor

Birçok insan, anksiyeteye dönüşebilecek olan duygularını ve stresi nasıl kontrol edeceklerini bilemedikleri için erteleme eğilimi içerisindedir.

Stresli bir kişiliğe sahip olup, çok kolay bir şekilde dikkatleri dağılabilir. Projeleri oldukça kapsamlı ve içinden çıkılmaz durumlar olarak görebilirler. Bu nedenle de, yapmaları gereken işleri ertelerler.

Belirli durumlarda, üzerinde uğraşmaları gereken başka işler olduğundan bu durum kaynaklanmaz. Genel olarak, vakitlerini daha önemsiz işlere harcayıp, çok büyük aciliyet gerektiren bir iş olsa dahi, vakit kaybı içerisinde olurlar.

Anksiyeteli insanların bu durumda erteleme için seçtikleri yol, aşağıdakiler gibi kendilerini kandırma ve bahanelerdir:

  • “Şu an tam odaklanamıyorum, ilham gelince yarın bir bakarım.”
  • “Şu an kendimi iyi hissetmiyorum. Kendimi daha iyi hissedince bu işe tekrar bir bakacağım.”
  • “Şu an bitirmem gereken başka işler var. Şimdi bir onlara bakayım ve kalanını sonra hallederim.”

Gördüğümüz üzere, anskiyeteli insanlar bu çok rahatsız edici durumu ortadan kaldırmak için acilen bir ödül ihtiyacı içerisindedir. Yine de uzun vadede, çok fazla zaman kaybedecekleri için işleri daha da kötüleştirebilirler.

2. Organizasyon Eksikliği

masanın üstü dağınık

Erteleme bahsediyorken, bu tür bir sorunu olan insanların aynı zamanda büyükte bir organizasyon sorunu olduğunu aşikardır. Her birimiz, bize en iyi şekilde yarayacak olan organizasyon şemasını aradığımız için herkesin çalışma prensibi faklıdır.

Yine de, aklımızda daha büyük öneme sahip işleri ilk sıraya koymak her zaman için gereklidir. 

Erteleyebileceğimiz farklı görevler vardır, kimini kendimiz sonrasına planlamak için bırakırız, başka güne saklarız ya da başkasına devrederiz.

Yine de, genellikle başımıza gelen, özel bir öneme sahip olan işleri ertelediğimizdir. Bunun yüzünden, iyi bir şekilde organize olmak bizleri erteleme hastalığından korur ve zamanı geldiği zaman arta kalan zamanımız bile olabilir.

Organizasyon becerinizi arttırmak için, önceliği olan işlere yönelmek önem arz eder. Bunun için Eisenhower Matriksini kullanmanızı öneriyoruz.

Bu matrikste, önem ve aciliyete göre sınıflanmış dört blok vardır. Akıllı bir şekilde kullanım ile plana bağlı kalarak, erteleme hastalığından kurtulabilirsiniz.

3. Ne Kadar Çok Zamanınız Olduğunu Abartmak

gençler sohbet ediyor

Sahip olduğumuz zamanı abartmak, dakik olmayan insanların bir huyudur. Belirli işleri tamamlamak adına, çok fazla zamanları olduğunu düşünürler ama gerçek hiçte böyle değildir.

Her ne kadar bu durum erteleme ile mücadele eden bahaneler ve kendini aldatma ile beraber görülse de, erteleyen insanlar zamanı abartmaya meyilli olurlar.

Örneğin, ertelemeye meraklı insanlar, birkaç işi bir iki gün içerisinde halledebileceklerine inanırlar. Yine de, bazı karışıklık, şüphe ya da sorunlar sebebi ile ellerindeki zaman büyük oranda azalır.

Bundan ötürü, belirli bir işi bitirmek için sahip olduğunuz zamanı abartmak sizi strese sokar ve o işi bitirmenizi engeller. Akabinde, ilgili iş sizin istediğiniz kalitede sona ermeyebilir. Tüm bunlar sonucunda memnun kaldığınız söylenemez.

Bunun önüne geçmek için, Eisenhower Matriksini göz önünde bulundurmakta yarar var. Acil olan işleri halletmenizi, anksiyeteyi ortadan kaldırmanızı ve sahip olduğunuz zamanı abartmanızı önler. 

Daha önce yapmak için gerekli motivasyonu bulamadığınız bir işi aradan çıkarmak, daha önemsiz işleri daha iyi bir şekilde bitirmenizi sağlar. En nihayetinde, çok büyük bir aşama kaydetmiş gibi hissederiz.

Tabi, ders çalışırken ‘en az sevdiğin işe ya da en az sevdiğin konudan başla‘ sözünü kesin duymuşuzdur. Hayatımızın diğer alanlarında ve işte kullanabileceğimiz zeki bir öneridir.