Kanserojen Yiyeceklerle İlgili Uydurma Söylentiler

19 Nisan, 2019
Çoğu zaman halk ve aktivist birlikler belli yiyecekleri kanserle ilişkilendirirler. En çok eleştirilen ürünler arasında genetik yapısı değiştirilmiş olanlar yer alır. Peki, bu açıklamaların temeli sağlam mıdır? 

Belli yiyeceklerde kanserojen bileşenler olabileceği doğrudur. Ancak bu bilgiyi yorumlama şekliniz konusunda dikkatli olmalısınız.

Kanser, gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alır. Yaş arttıkça yaygınlığı artar ve tipik olarak başka faktörlerin yanı sıra bu kişilerin hayatları boyunca maruz kaldıkları kanserojen miktarıyla ilişkilidir.

Maalesef bu kanserojen yiyeceklerin bazıları sizin de beslenme programınızda yer alıyor olabilir.

Gün geçtikçe daha fazla bilimsel kanıt belli yiyeceklerin kanser gelişimiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Ancak kansere yol açan pek çok faktör var ve genetik gibi etkenlerin yanı sıra beslenme programı bu süreçte rol oynuyor.

Bu yazıya da bakın: Bazik Gıdalar ve Vücudunuz

Kesin olan bir şey var, o da sağlıklı beslenmenin her zaman sağlığınız için en iyisi olduğu. Dengeli bir beslenme programı uygulayarak sağlığınızı iyi bir seviyede kalması için destekleyebilirsiniz. Ayrıca  bu şekilde belli kronik hastalıkların ortaya çıkışını bile engelleyebilirsiniz.

Bu arada günümüzde karşımıza çıkan bilimsel bilgileri de mantıklı bir şekilde yorumlamak önemlidir.

Bu açıdan bakıldığında belli kanserojen yiyecekleri yemenin hastalıklara yol açacağını gösteren pek çok bilgi ve makale mevcuttur. Pek çok kez bu açıklamaların tam anlamıyla doğru olmadığı da görülmüştür.

düşünen kolyeli gözlüklü kadın

Kanserojen Oldukları İddia Edilen Yiyecekler

İşlenmiş Etler

Belli et ürünlerinde, muhafaza edilmelerine yardımcı olan nitröz bileşenler veya aromatik aminler vardır. Bu durum özellikle de terbiye edilmiş, kurutulmuş veya tuzlanmış yiyecekler için geçerlidir. Bu bileşenler potansiyel olarak kanserojen olma noktasında oldukları için sağlık açısından risk oluşturabilirler.

Ancak dengeli beslenmek, bu bileşenlerden gelen potansiyel kötü etkileri önlemeye yeter. Bu da aşırı miktarda et yememeniz ve yeterince sebze tüketmeniz gerektiği anlamına gelir.

Gazlı İçecekler

gazlı içecek çeşitleri

Gazlı içecekleri aşırı miktarda tüketmek sağlığınız için zararlıdır. Bu ürünlerde aşırı miktarda şeker vardır. Onları içtiğinizde kan şekeri seviyenizi büyük ölçüde artırırsınız.

Ayrıca şeker oranı azaltılmış diyet ürünlerde sağlığınız için faydalı olmayan kimyasallar ve yapay tatlandırıcılar vardır. Bu bileşenlerden bazıları belli bir ölçüde potansiyel olarak kanserojen olabilirler. Ancak kansere yol açtıkları kesin değildir.

Yani, daha sağlıklı olan seçenek bu tür ürünlerin tüketimini azaltmayı denemeniz olacaktır. Bu gıda ürünlerinin sağlığınız için zararlı olabileceğini kesinlikle hesaba katmalısınız.

Bunu da okuyun: Rahim Kanserinin Yan Etkileri

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar

Genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) karşı çıkan çok sayıda insan vardır. Ancak genetiği değiştirme teknolojisine karşı gösterilen bu red ve yok sayma dolu duruş genellikle pazarlama ve üretimin etik yönlerinden kaynaklanır. Büyük ölçüde ürünün kendisinden kaynaklanmaz.

Ancak genetiği değiştirilmiş yiyeceklerin tüketilmesinin güvenli olmadığını iddia eden çok fazla bilgi vardır. Maalesef bu yiyecekler kanser gelişimine yol açabilir.

Ayrıca bu yiyeceklere karşı yapılan açıklamalarda sıklıkla bitki ve böcek öldürücüler suçlanır. Bu tür yiyecekler yetiştirilirken bu ürünler yaygın olarak kullanılır.

Bu yüzden genetiği değiştirilmiş ürünlerin şu iki özelliğinin mutlaka farkında olun. Bu ürünler böceğe dayanıklıdırlar ve bitki ölüdürücülere karşı toleransları vardır. Tahmin edebileceğiniz gibi bu özelliklerin doğal olduğu söylenemez.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların Özellikleri

domates aşı genetik kanserojen

Tarih boyunca GDO’lu ürünler pek çok değişim geçirdiler:

İlk karakteristik değişim bir bakteriyel protein nedeniyle ortaya çıktı. Çiftçiler bu proteini 30’lu yıllardan beri organik tarımda kullanıyorlar.

İkinci karakteristik değişim ise ürünlere bakteriyel bir genin eklenmesiyle oluştu. Bu gen glifosat bitki öldürücüye karşı dayanıklılık yaratan bir protein üretiyor.

Bu bitki öldürücünün kullanımı genetiği değiştirilmiş ürünlerin en çok tartışma yaratan yönlerinden biri. Ancak 1974 yılından beri güvenli kullanıldığıyla ilgili güçlü bir geçmiş var. Ayrıca glifosatın bir risk faktörü olmadığını garantileyen pek çok bilimsel çalışma yapıldı.

Genetiği değiştirilmiş ürünlerin tüketimiyle ilgili korku, hakkında bilgi eksikliği olan pek çok konudan ileri geliyor.

Sonuçta genetiği değiştirilmiş yiyecekler, değiştirilmiş veya içlerine belli DNA parçacıkları eklenmiş organizmalar. Ancak DNA tüm yiyeceklerde mevcut. Yediğiniz yiyeceklerden DNA’yı alıyorsunuz ve mideniz size zarar vermeden onu parçalıyor.

Son olarak GDO’lu ürünlerin durumları nedeniyle, genetiği değiştirilmiş yiyecekler titiz bir risk değerlendirme sürecine tabi tutuluyorlar. Bu değerlendirmelerin sonuçları genetiği değiştirilmiş ürünlerin insan sağlığı açısından geleneksel benzerlerinden daha yüksek bir risk oluşturmadığını gösteriyor.

American Cancer Society. “What Causes Cancer?“. Consultado el 26 de marzo de 2016. Disponible en: http://www.cancer.org/cancer/cancercauses/

Mink P.J., Mandel J.S., Lundin J.I. & Sceurman B.K. (2011). Epidemiologic studies of glyphosate and non-cancer health outcomes: a review., Regulatory Toxicology and Pharmacology, 61 (2): 172-184

Mink P.J., Mandel J.S., Sceurman B.K. & Lundin J.I. (2012). Epidemiologic studies of glyphosate and cancer: a review., Regulatory Toxicology and Pharmacology, 63 (3): 440-452

European Commission, 2010. A decade of EU-funded GMO research (2001 – 2010). Disponible en: http://ec.europa.eu/research/biosociety/pdf/a_decade_of_eu-funded_gmo_research.pdf