Koronavirüsün Kökeni Nedir ve Neden Onu Yok Edemedik?

20 Mayıs, 2020
Bu koronavirüsün kökeni veya nasıl ortadan kaldırılacağı hakkında kesin bir bilgimiz yoktur. Diğer benzer virüslerden farklı davranmazsa, bilim insanları onu sınırlandırabilecek bir ilaç geliştirirken büyük olasılıkla etkisini kaybedecektir.

COVID-19 salgını, özellikle son aylarda, dünya genelindeki medyada manşetlerde yer aldı. Bununla birlikte, birçok insan hala koronavirüsün kökeni konusunda bilgi sahibi değildir ve neden ortadan kaldırılmadığını anlamamaktadır.

Koronavirüsün kökeni konusunda, genellikle sosyal ağlarda dolaşan yanlış haberlerle beslenen her türlü teori vardır. Son derece gizli bir komplo, biyokimyasal bir saldırı veya kehanetlerin yerine getirilmesi hakkında birçok şey duyuyoruz. Doğal olarak, ortalıkta tüm bu söylentiler dolaşırken, birçok insan çok yanlış bilgilendiriliyor.

Aynı şekilde, neden onu yok edemediğimize dair sonsuz sayıda fikir de vardır. Bazıları hükumetleri kararsızlıklarından ötürü suçlarken, diğerleri basitçe bilimin gerekli çözümleri bulmasını beklememiz gerektiğini söylüyor.

Bu yazımızı da okuyun: Koronavirüs Mutasyonu

Koronavirüsün kökeni nedir?

Koronavirüsün kökeni mutlak kesinliğin olmadığı birçok alandan biridir. Bu konuda bazıları diğerlerinden daha kanıta dayalı olan pek çok teori vardır, ama hiçbiri kesin değildir.

Açıklığa kavuşturulması gereken ilk şey, koronavirüslerin geniş bir aile olduğu ve bunun insanlara bulaştıkları ilk durum olmadığıdır.

Bununla birlikte, en kabul edilen teori, mevcut SARS-CoV-2 virüsünün yarasalardan kaynaklandığı ve dolaylı olarak insanları enfekte ettiği yönündedir. Bazılarına göre, görünüşe göre onu karıncayiyenlere aktardılar ve karıncayiyenlerden de insanlara geçti. Karıncayiyenler, insan tüketimi ve tıbbi amaçlar için ticareti yapılan egzotik hayvanlardır.

Güçlenen başka bir teori daha var. Bu teori, yarasaların dahil olmadığını, ancak virüsün doğrudan karıncayiyenlerden insanlara bulaştığını söylüyor. Aslında, bir bilim adamı ekibi bu hayvanlarda SARS-CoV-2’ye çok benzer iki koronavirüs keşfetti.

Tarih boyunca insanlığa bulaşan virüslerin çoğu hayvanlardan gelmiştir. Bu nedenle, SARS-CoV-2 koronavirüsünün kökeni de büyük olasılıkla zoonotiktir.

Virüs bir laboratuvarda geliştirilmiş olabilir mi?

Tabii ki olabilir, ama elimizde bunun kanıt yoktur, sadece çok fazla varsayım ve birkaç komplo teorisi vardır.

uçan yarasa
En kabul edilen teorilerden biri SARS-CoV-2’nin yarasalardan kaynaklandığıdır.

Koronavirüsün yok edilmesi

Aslında, insanlar virüsleri yok etmede hiçbir zaman özellikle etkili olmamışlardır. Eski zamanlardan beri insanlık virüslere ve bakterilere karşı büyük savaşlar verdi. Bununla birlikte, şimdiye kadar, çiçek hastalığı ve sığır vebası tamamen ortadan kaldırılmış yegane iki hastalıktır.

Koronavirüs, insanlara saldıran virüslerin ne ilki, ne de en ölümcül olanıdır. COVID-19’un tehlikesi ölümcüllüğü değil, yüksek bulaşma oranıdır. Bu virüs veya başka herhangi bir virüsle ilgili asıl problem, aynı anda çok sayıda insana bulaşmasıdır. Yakın zamanda gördüğümüz gibi, bu sağlık sistemlerinin büyük bir baskı altına girdiği ve çökebileceği anlamına geliyor.

İdeal koşullar altında (yani, bu hastalığa özel dikkat gerektiren tüm insanların uygun şekilde bakım gördüğü bir durumda), ölüm oranı muhtemelen %1’den az olacaktır. Bununla birlikte, mevcut koşullar altında, ölüm oranı bu oranın çok üzerine çıkabilir. Bu yüksek ölüm oranı, virüsün kendisinden değil, tüm ciddi vakaları tedavi etmenin imkansızlığından kaynaklanmaktadır.

sıra sıra dizilmiş hastane yatakları
Koronavirüs ile ilgili sorun, sağlık sistemlerini zorlayabilecek yüksek enfeksiyon oranıdır.

Koronavirüsün geleceği ne olacak?

Koronavirüs enfeksiyonu küreselleştiği için, büyük olasılıkla ortadan kalkmayacaktır. Genellikle, tüm bu virüsler zamanla daha zararsız hale gelir, çünkü amaçları nüfuz ettikleri organizmayı öldürmek değildir. Sonuçta, çoğalmaya devam etmek için bu organizmaya ihtiyaç duyarlar.

Koronavirüs yeni bir virüs olduğundan, nasıl davranacağına dair kesin bir bilgi yoktur. Diğer benzer virüslerin çizgisini takip ederse, büyük olasılıkla yavaş yavaş gücünü kaybedecek ve insanlara adapte olacaktır. Ayrıca, vaka sayısının yaz aylarında azalması ve kışın ikinci bir enfeksiyon dalgası olması beklenmektedir.

Bu arada, dünyadaki birçok araştırmacı SARS-CoV-2 için antiviral ilaçlar üzerinde çalışıyor. Bu ilaçların yapacağı şey, virüsün vücutta çoğalma olasılığını sınırlamaktır. Ayrıca, bu hastalık için bir aşı önümüzdeki 10 ila 18 ay içinde hazır olabilir.

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Pandemi Sırasında Sağlık Çalışanlarını Korumanın Önemi

Birlikte yaşamayı öğrenmek

Tüm virüs salgınlarından sonra, insanlık onlarla yaşamayı öğrenmek zorunda kaldı. Viral partiküllerin çevrenin bir parçası haline geldiği ve enfeksiyon sayısının stabil hale geldiği bir zaman gelir. Koronavirüsün kökeninin keşfedilmesini bir kenara bırakırsak, insanlığın SARS-CoV-2 varlığı için gelecek rotayı şekillendirmesi önemlidir.

  • TOCOLOS, D., & VIGILA, E. CORONAVIRUS SARS-COV-2.
  • Briggs, H., & BBC. (2020, 27 marzo). Coronavirus: cómo se estrecha el cerco sobre el pangolín como probable transmisor del patógeno que causa el covid-19. Recuperado 5 abril, 2020, de https://www.bbc.com/mundo/noticias-52066430
  • Bonilla-Aldana, D. K., Villamil-Gómez, W. E., Rabaan, A. A., & Rodriguez-Morales, A. J. (2018). Una nueva zoonosis viral de preocupación global: COVID-19, enfermedad por coronavirus 2019. Iatreia.
  • Cortés, Manuel E. “Coronavirus como amenaza a la salud pública.” Revista médica de Chile 148.1 (2020): 124-126.
  • Millán-Oñate, José, et al. “A new emerging zoonotic virus of concern: the 2019 novel Coronavirus (COVID-19).” Infectio 24.3 (2020).