Minerallerin Rolü ve Sınıflandırılmaları

13 Kasım, 2020
Minerallerin rolü önemlidir çünkü insan vücudu hayatta kalmak ve uygun bir şekilde fonksiyon gösterebilmek için nasıl oksijen ve suya ihtiyaç duyuyorsa minerallere de ihtiyaç duyar. Karbonhidratlar, lipitler, proteinler ve vitaminler ile birlikte mineraller de yaşam için temel olan besinlerin bir parçasıdır.

Beslenme bağlamında, minerallerin rolü önemlidir. Bunun nedeni bu kimyasal elementlerin vücudun uygun şekilde fonksiyon göstermeye devam etmesini sağlamasıdır. Hatta mineraller günlük aktivitelerin gelişimi için gerekli olan bir dizi çok çeşitli temel fizyolojik sürecin de bir parçasıdırlar.

Ancak insan vücudu, hayati önemlerine rağmen bunları tek başına sentezleyemez. Bu yüzden bunların beslenme yolu ile elde edilmesi gereklidir. Bunu yapmanın ana yolu ise su, bitki ve hayvansal kaynaklı yiyeceklerin tüketilmesidir. Bugünkü yazımızda bunların ne olduklarından, sağlığa yararlarının neler olduğundan ve nasıl sınıflandırıldıklarından bahsedeceğiz.

Bunlara da bir göz atın: Beslenme Programına Tohumları Eklemek İçin 3 İpucu

Mineraller Tam Olarak Nedir?

Mineraller, vücudun düzgün çalışması için gerekli olan inorganik maddelerdir. İnsan ağırlığının totalinin yaklaşık %4’ü bu elementlerin varlığından kaynaklanmaktadır. Ancak, vücutta bulunan miktarlarının gerçekleştirdikleri fonksiyonun önemi ile hiçbir ilgisi yoktur.

Dört ana yapısal element – oksijen, hidrojen, karbon ve nitrojen – bu besinleri içeren listeye dahil edilmemiştir. Ancak bunlar vücut ağırlığının %96’sını temsil eder. Kalan %4’lük kısım ise makro ve mikro minerallerden oluşmaktadır.

Yağlar, karbonhidratlar ya da proteinlerin aksine, yukarıda belirtilenler enerji sağlayan besinler olarak kabul edilmez. Bununla birlikte, günlük aktivitelerin normal gelişimi için hayati olan bir düzenleyici eylem uygularlar. Bir eksiklik, beslenme sorunlarını ve hastalıkları tetikleyebilir.

Kalsiyum bakımından zengin olan bazı gıdalar.
Kalsiyum bir makro mineraldir ve eksikliği osteoporoz gelişimine yol açabilir.

İnsan Vücudunda Minerallerin Rolü

Vücuttaki belirli biyokimyasal süreçleri desteklemek için mineraller gereklidir. Ayrıca bazı yapısal işlevleri de yerine getirirler. Her birinin kendi rolü vardır, ancak bu rolleri genel olarak şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Mineraller, dişler ve kemikler gibi dokuların yapısal bileşenleridir. Buna ek olarak, hücrelerin de temel üyeleridirler.
  • Asit-baz dengesinin korunmasına katkıda bulunurlar.
  • Ek olarak, optimum su dengesini sağlarlar.
  • Gazların taşınmasına katılırlar.
  • Kas kasılmalarının gerçekleşmesi için gereklidirler.
  • Ayrıca lipitler ve glikoz gibi diğer maddelerin metabolizmasına ve enerji depolama süreçlerine de katılırlar.
  • Mikro mineraller, enzim katalizörleri olarak önemli bir rol oynar. Antioksidan kapasiteye sahip olan enzimler üzerindeki etkileri öne çıkmaktadır.

Sağlığa Olası Faydaları

İşlevlerine ek olarak, bu bileşenler potansiyel hastalıkları önleme faydaları dolayısıyla bilimin ilgisini de uyandırırlar. Bunlardan herhangi birinin fazlalığı ya da eksikliği, daha büyük bir kronik hastalık riski ile ilişkili olabilir.

Osteoporoz

Düşük kalsiyum alımı osteoporoz ile bağlantılıdır. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerinde kemiklerin düzgün oluşumunda bir zorunluluk olmasına rağmen, burada önemli bir role sahip olan tek besin bu değildir.

Yüksek Tansiyon ve Kalp Sağlığı

Şüphesiz ki, beslenme düzenlerinde potasyum bulunması yüksek tansiyonu olan kişiler için temel unsurlardan biridir. Kalsiyum ve magnezyum da kardiyovasküler olaylar ile ters korelasyona sahip oldukları için önemlidir.

Çalışmalar, takviyelerin etkinliği konusunda şüphe uyandırdığı için beslenme düzeninin rolü önemlidir. Bu nedenle, sodyum oranı düşük olan DASH diyetini takip etmeniz önerisi yapılmaktadır.

Bu konuda da okuyun: Düşük Sodyum Diyeti Hakkında Bilmeniz Gereken 4 Şey

Antioksidan İşlevi

Oksidatif stres vücutta bozulmalar ile DNA ve protein hasarı gibi pek çok olumsuz etkiye neden olabilir. Dahası, insan vücudu bunu yavaşlatmak için özel enzimlere sahiptir. Bu, bunların antioksidan aktivitelerinden kaynaklanmaktadır. Selenyum, manganez, bakır ve çinko gibi bazı elementler de bu mekanizmaların birer parçasıdır.

Minerallerin Rolü ve Sınıflandırılmaları

İspanyol Beslenme Vakfının da işaret ettiği gibi, bu temel besin maddeleri iki büyük gruba ayrılabilir: makro ve mikro mineraller. Bunların her ikisi de insan vücudundaki rolleri açısından eşit derecede önemlidir. Ana farkları vücuda gereken miktarlar söz konusu olduğunda görülür.

Temel Makro Elementler

Vücudunuzun bunlardan günde 100 mg’ye ya da daha fazlasına ihtiyacı vardır. Başlıca olanları kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum ve sülfürdür.

Makro mineral eksikliği, en yaygın beslenme eksikliklerinden biridir. Bu, 50 yaşından sonra elde edilmesi zorlaştığı için genellikle kalsiyum söz konusu olduğunda gerçekleşir ve hem erkeklerde hem de kadınlarda gözlemlenir. Bu durum osteoporoz gibi ciddi uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açar.

Mikro Elementler ya da Eser Elementler

Vücudunuz bunlara makro elementler söz konusu olduğunda ihtiyacı olan 100 mg’den daha küçük miktarlarda gerek duyar. Bu kategori içinde, insan organizmasında önemli bir biyokimyasal işlevi olan elementler demir, çinko, flor, selenyum, bakır, krom, iyot, manganez ve molibdendir.

Sağlıklı insanlarda, eser element eksiklikleri dengeli bir beslenme düzenini takip ettiklerinde genellikle ortaya çıkmaz. Bu; demir, iyot ve çinkonun oluşturduğu istisnalar haricinde geçerlidir. Bunun yerine, bunlar bazı durumlarda, özellikle de uzun süreler boyunca büyük miktarlarda tüketildiklerinde, toksik olabilirler.

Demir bakımından zengin olan bazı gıdalar.
Demir, anemi gibi patolojilerde bir rolü olan bir mikro mineraldir.

Yaşamı Sürdürmek Açısından Minerallerin Rolü

Mineraller elzemdirler çünkü oksijen taşınması, doku oluşumu, hormon sentezi ve enzim aktivitesi gibi birçok temel vücut fonksiyonunda yer alırlar. Bunları, tüketmeniz gereken miktarlarına göre iki büyük gruba ayırabilirsiniz. Hepsi eşit derecede önemlidir ve tedarikleri yalnızca beslenmeniz yoluyla sağlanır.

İhtiyaçlarınıza göre uyarlanmış, iyi dengelenmiş bir beslenme düzeni vücudunuzun ihtiyaç duyduğu tüm günlük mineralleri sağlayabilir. Genellikle en iyi kaynaklar sebzeler, balıklar, süt ürünleri, baklagiller ve kuruyemişlerdir.

Okuduğunuz için teşekkürler.

  • Fujita T. Calcium paradox: consequences of calcium deficiency manifested by a wide variety of diseases. Journal of bone and mineral metabolism. 2000.18(4):234-6
  • Mohammadifard N, et al. Electrolyte minerals intake and cardiovascular health. Critical reviews in food science and nutrition. 2019.59(15):2375-2385.
  • Ryan-Harshman M, Aldoori W. Health benefits of selected minerals. Canadian Family Physician. Mayo 2005.51(5):673-675.
  • Soetan K.O, et al. The importance of mineral elements for humans, domestic animals and plants: A review. African Journal of Food Science. Mayo 2010. 4(5):2oo-222.
  • Walji, Hasnain. Vitaminas y minerales. Edaf, 2003.
  • Wolonciej M. Trace elements as an activator of antioxidant enzymes. Postepy higieny i medycyny doswiadczalnej. Diciembre 2016. 31;70(0):1483-1498.
  • Pensanti, Helen. Una guía rápida de vitaminas, minerales y suplementos. Grupo Nelson, 2005.
  • Wotecki C.E, Thomas P.R. Eat for Life: The Food and Nutrition Board’s Guide to Reducing Your Risk of Chronic Disease. Institute of Medicine (US) Committee on Diet and Health. 1992.
  • VVAA. Diet and Health: Implications for Reducing Chronic Disease Risk. National Research Council (US) Committee on Diet and Health. 1989.
  • Esquivel Solís, Viviana, and Maristela Jiménez Fernández. “Aspectos nutricionales en la prevención y tratamiento de la hipertensión arterial.” Revista costarricense de salud pública 19.1 (2010): 42-47.
  • López de Romaña, Daniel, Carlos Castillo, and Doricela Diazgranados. “El zinc en la salud humana-II.” Revista chilena de nutrición 37.2 (2010): 240-247.