Yeni Bir Çalışma İki Farklı Koronavirüs Suşuna İşaret Ediyor

20 Mayıs, 2020
Pekin Üniversitesinde yapılan yeni bir çalışma, iki farklı koronavirüs suşu olduğunu ve bunlardan birinin diğerinden daha agresif olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, Avrupalı bilim insanlarının bu olgular hakkında şüpheleri var ve hatta Çinli araştırmacıların ifadelerini geri çekmelerini istediler.

Pekin Üniversitesinde yapılan yeni bir araştırma, iki farklı koronavirüs suşunun varlığını saptamıştır. National Science Review dergisinde yayınlanan çalışmayı söz konusu üniversitede biyoinformatik araştırmacısı olan Jian Lu yönetti. Araştırmaya göre, bu suşlardan biri diğerinden daha agresif.

Bununla birlikte, Avrupalı ​​bilim adamlarının sonuçlarla ilgili şüpheleri var ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bulguların dikkatle ele alınmasını istedi.

Yayına göre, bu son çalışmada 103 genetik örnek vardı. Sonuçlar, S ve L olarak gösterilen iki suşun varlığını gösterdi. Numunelerin %30’u S tipiyle, %70’i L tipiyle eşleşti.

Bu yeni çalışmayı yürüten Çinli bilim adamları, L tipini çok daha hızlı yayılan en agresif suş olarak katalogladılar. Aynı zamanda, S tipi insanlarda yıllardır var olan daha eski bir suştur. Bununla birlikte, suş, semptomlarının hafifliği göz önüne alındığında asla dikkate değer bulunmadı.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir: COVID-19 için İlaç Geliştirilme Aşamasında

Çin’de yeni çalışma

Yeni çalışma Pekin Üniversitesi ve Şanghay Pasteur Enstitüsünde yapıldı. S tipi koronavirüsün orijinal virüs olduğu gerçeğini vurgular. Mutasyonlar, doğal seleksiyon ve yeniden oluşan kombinasyonlar sonucunda, L tipi ortaya çıktı. Bu tip (L), Çin’deki salgının ilk aşamalarında daha sıktı.

Araştırmacılar, en azından Çin’de, L tipinin görülme sıklığının azaldığını açıklıyor. Buna rağmen, sağlanan verilere göre, toplam 103 numunenin 27’si Wuhan’da (Çin) gerçekleşen vakalardan alınmıştır. Bunların %96’sı tip L tipi için pozitif sonuç verirken sadece %4’ü S tipi için pozitif sonuç vermiştir.

Aynı zamanda, çalışmada yer alan diğer 73 örnek Çin dışındaki yerlerde meydana gelen vakalardan alınmıştır. Bu örneklerdeki sonuçların sunduğu yaygınlık farklı çıkmıştır. %61.1’i L tipi, yüzde 38.4’ü S tipi ile eşleşmiştir.

Bu, daha agresif bir tür olan L tipi suşun Çin dışında daha az sıklıkta yayıldığını gösterir. Araştırmacılara göre, bunun nedeni o ülkede uygulanan sıkı kontrol ve önleme tedbirleri olabilir. Ayrıca, S tipi suşa daha zayıf bir seçici basınç uygulanmış olmasından da kaynaklanabilir.

renkli bir koronavirüs görseli
Yakın zamanda yayınlanan bir çalışmada, iki koronavirüs COVID-19 suşu tanımlanmıştır.

Yeni çalışmalara duyulan ihtiyaç

Şimdiye kadar, sadece iki tip koronavirüsün doğası ve ilerlemesi ile ilgili hipotezler bulunmaktadır. Bu nedenle bu yeni çalışma, konuyla ilgili daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu belirterek sona ermektedir. Araştırmacılar, sadece genom verilerinin epidemiyolojik bilgiler ve COVID-19 tıbbi kayıtları ile kombinasyonunun güvenilir cevaplar sağlayabileceğini belirtiyor.

Bu yazımızı da okumanızı öneriyoruz: Virüsler Nasıl Değişir

Doktor José Antonio Pérez Molina, bu tür mikroorganizmalarda farklı suşların görünümünün normal olduğunu belirtmiştir. Pérez Molina, Madrid’deki Ramón ve Cajal Hastanesinde bulaşıcı hastalıklar uzmanıdır ve İspanyol Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Derneğinin (SEIMC) bir üyesidir.

Çalışma ayrıca en az patojenik virüslerin daha yaygın hale gelmesinin normal olduğunu açıklamaktadır. Bunun nedeni, bu virüslerin kendilerini toplum içinde yapılandırmayı başarmalarıdır. Aynı zamanda, bu virüslerin yayılma kabiliyeti de genelde daha yüksektir, ancak daha az ölümcüldürler.

bir laboratuvarda koronavirüs üzerinde çalışan araştırmacılar
Daha somut sonuçlar elde etmek için koronavirüs suşlarının çalışması devam etmelidir.

Koronavirüs suşları ile ilgili bilimsel tartışma

Bazı bilim adamları bu yeni çalışmanın sonuçlarının yorumlanma şeklini eleştirmektedirler. Doktor Isabel Sola, çalışmanın türlerden birinin diğerinden daha agresif olduğu sonucuna varmak için yeterli bilgiye sahip olmadığına dikkat çekiyor. Sola, İspanya Ulusal Araştırma Konseyinin bir parçası olan İspanya Ulusal Biyoteknoloji Merkezinde Koronavirüs Laboratuvarının direktörüdür.

Aynı zamanda, Birleşik Krallıktaki Glasgow Üniversitesinden Dr. Oscar A. MacLean, bugüne kadar bu tür virüslerin 111 mutasyonunun ortaya çıktığını belirtiyor. Bununla birlikte, bunların hiçbiri önemli salgın etkileri göstermemiştir. Doktor McLean, iki farklı suş olduğunu öne süren bu yeni araştırmanın metodolojik sınırlamalardan muzdarip olduğunu da ekliyor. Örnek sayılarının azlığının çalışmanın ana kusuru olduğunu belirtmiştir.

MacLean ve ekibi daha da ileri gittiler. Araştırmanın tek yapacağı şey sadece daha fazla karışıklığa neden olmak olacağı için, Çinli bilim insanlarından sonuçlarını geri çekmelerini istediler. Aynı zamanda, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de bu bulguların aşırı yorumlanması konusunda uyardı. Dahası, WHO iki suşun temelde aynı virüs olduğunu belirtti.

  • IFLN Science. (2020). Preliminary Study Suggests There May Be Two Strains Of The New Coronavirus. Recuperado 10 marzo, 2020, de https://www.iflscience.com/health-and-medicine/preliminary-study-suggests-there-may-be-two-strains-of-the-new-coronavirus/
  • Tang, Xiaolu, et al. “On the origin and continuing evolution of SARS-CoV-2.” National Science Review (2020).