Akne Konglobata: Nedenleri ve Semptomları

Akne konglobata, çok daha şiddetli semptomlara yol açan özel bir akne türüdür. Hatta kişinin öz saygısını etkileyebilen, kolayca görünen daha geniş yara izlerine neden olabilir. 
Akne Konglobata: Nedenleri ve Semptomları

Son Güncelleme: 20 Şubat, 2021

Akne konglobata, aknenin kronik bir formudur. Güzelliği bozan yara izlerine yol açan siyah noktalara, kistik nodüllere, fistüllere ve apselere neden olduğu için akneden farklıdır.

Bu durum, çoğunlukla erkekleri etkiler. Genellikle 15-25 yaşları arasında görülür. Kendi kendine de ortaya çıkabilmesine rağmen genellikle akne vulgaris"ten muzdarip hastalar ile ilişkilendirilir. Lezyonlar daha çok yüz, boyun, göğüs ve omuzlarda yer alır.

Bu yazıda hem bu hastalığın ne olduğundan hem de özelliklerinden bahsedeceğiz.

Akne ve akne konglobata nedir?

Akne, enflamatuvar bir cilt hastalığıdır. Ergenlerde ve gençlerde en sık görülen durumlardan biridir. Dermatolojik konsültasyona başvurulmasının en önde gelen nedenidir.

Spesifik olarak bu bir pilosebase folikül bozukluğudur. Çok faktörlü bir durumdur. Bu nedenle, uzmanlar, birden çok faktörün bir araya gelmesinin bu duruma neden olduğuna inanıyorlar. Bu nedenlerden bazıları, sebum üretiminde artış, ikincil enflamasyon ve androjenlere karşı duyarlılıkta artış olarak sıralanabilir.

androjen görsel

Akne lezyonları siyah noktalardır. Ancak gelişebilirler ve papüllere ve püstüllere dönüşebilirler. Hatta nodüller ve kistler bile oluşabilir. Bu nedenle akneyi sınıflandırmanın farklı yolları vardır:

  • Ortaya çıktığı yaşa göre. Yenidoğan, bebek, çocuk, ergenlik çağı öncesi, ergen ve yetişkin olabilir.
  • Baskın olan lezyona göre. Bu sınıflandırmada komedonal, papüler-püstüler, veya nodüler-kistik akneyi bulabiliriz.
  • Şiddet seviyesine bağlı olarak. Hafif, orta veya şiddetli.
  • Özel formlar: Burada akne konglobataya rastlarız.

Uzmanlar, akne konglobata"yı özel bir form olarak görüyorlar çünkü diğerlerine göre şiddet seviyesi daha yüksektir. Akne konglobata daha geniş izler bırakma eğilimindedir. Ayrıca lezyonları, aknenin ortaya çıktığı tipik alanların ötesine uzanır.

Hatta diğer alanların yanı sıra kalçayı, karnı ve koltuk altlarını etkileyebilir. Kısacası, aknenin, en ciddi ve kronik formlarından biridir.

Akne konglobata semptomları

Temelde klinik tablo aşağıdakiler ile karakterizedir:

  • Siyah noktalar, papüller ve püstüller
  • İltihaplı nodüller ve apseler
  • Her lezyonda ağrı (Çoğu lezyon çok şiştir. Bu yüzden çok ağrır.)
  • Ülserleşme
  • Kokulu boşaltım
  • Cilt hasarı ve deformasyon
  • Düzensiz yaralar (Hatta hipertrofik ve keloidal yara izlerine dönüşebilirler.)

Akne konglobata bazen kan bozuklukları ile birlikte ortaya çıkar. Örneğin, anemi ve lökositoz ile birlikte ortaya çıkabilir. Lezyonlar, steril olabilir. Bazı mikroorganizmalar tarafından enfekte edilmiş de olabilirler. En yaygın bakteri propionibacterium acnes"tir.

Fiziksel belirtiler açıktır. Ancak bir de bu durumun psikolojik etkisinden söz etmemiz gerekiyor. Çünkü akne konglobata, öz saygı ile ilişkili sorunlara neden olabilir. Ayrıca hasta, kendini zayıf ve güvensiz hissedebilir.

Nedenleri

kadın yüz akne

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, akne konglobatanın birden fazla nedeni vardır. Sanılanın aksine, çalışmalar, beslenmenin hastalığın kökenini doğrudan etkilemediğini göstermiştir. Ana tetikleyiciler şunlardır:

  • Sebum üretiminde artış. Benzer şekilde sebumun bileşimi de değişiyor gibi görünüyor. Ayrıca yağ bezlerinin boyutu artar.
  • Keratinizasyon değişiklikleri meydana gelir. Bu da siyah nokta oluşumuna yol açar. Bu, değişen sebum, folikül duvarını tahriş ettiğinde gerçekleşir. Keratinize hücreler soyulur ve düşmez. Böylece birikirler.  Bu da siyah nokta olan hücre ve yağ kümelerinin oluşmasına yol açar.
  • Propionibacterium acnes"in varlığı. Bu, sebum ile beslenen bir bakteridir. Böylece daha kolay çoğalır.
  • Son olarak enflamatuvar bir süreç müdahil olur. Uzmanlar, bunun, hem foliküler aşınmadan hem de bakterilerden kaynaklandığına inanıyorlar.

Ayrıca akne konglobata"nın ortaya çıkışı, androjenlerle de ilgilidir. Bu hormonlar, sebum üretiminde artışa neden olurlar. Aralarındaki ilişki, farklı süreçlerle ilişkilidir.

Öncelikle uzmanlar, androjenlere karşı artan duyarlılığın buna yol açabileceğine inanıyorlar. Ayrıca androjenlerin alışılmadık derecede yüksek seviyede olmasından da kaynaklanabilir.

Hatta güneşe maruz kalma veya stres gibi bazı faktörlerin de bu akne türünü kötüleştirdiğini gözlemlediler.

Sonuç

Akne konglobata, karmaşık bir durumdur. Hastanın hayatını etkileyen çok ağrılı lezyonlara neden olur. Bu durum, yalnızca fiziksel semptomlara yol açmakla kalmaz. Hastanın öz saygısını ve dengesini de etkileyebilir.

Bu nedenle, zamanında tespit edilip tedavi edilmesi gerekir. Bu, yara izlerinin oluş sıklığını ve şiddetini azaltabilir. Bu cilt sorunu ile karşı karşıyaysanız bir doktora görünün.

İlgini çekebilir ...
Kadınlarda Adet Döneminde Akne Oluşumu
Sağlığa bir adımRead it in Sağlığa bir adım
Kadınlarda Adet Döneminde Akne Oluşumu

Pek çok kadın adet döneminde akne oluşumu ile karşılaşır. Hatta neredeyse tüm kadınlar, sivilceler nedeniyle şaşkınlığa uğrarlar. Peki, bunun sebebi nedir?



  • Norris-Squirrell, F., & Pereira, M. (2017). Abordaje terapéutico de acné conglobata Acne conglobata therapeutic approach. Revista Mexicana Dermatologica, 61(4), 308–311.
  • Acné conglobata: : Causas, Síntomas y Mejores Tratamientos para cada tipo – Unisima.com. (n.d.). Retrieved May 11, 2019, from https://unisima.com/belleza/acne-conglobata/
  • Grant, R. N. R. (1951). The History of Acne. Journal of the Royal Society of Medicine, 44(8), 647–652. https://doi.org/10.1177/003591575104400802
  • Gollnick, H. P. M., Finlay, A. Y., & Shear, N. (2008). Can we define acne as a chronic disease? If so, how and when? American Journal of Clinical Dermatology, 9(5), 279–284. https://doi.org/10.2165/00128071-200809050-00001
  • Holland, D. B., & Jeremy, A. H. T. (2005). The role of inflammation in the pathogenesis of acne and acne scarring. Seminars in Cutaneous Medicine and Surgery, 24(2), 79–83. https://doi.org/10.1016/j.sder.2005.03.004