Bu 6 Öz Kontrol Tekniği ile Duygularınızı Kontrol Edin

29 Kasım, 2017
Fiziksel egzersizin gerginliği gidermek ve kendi kontrolünüzü iyileştirmek için mükemmel olduğunu biliyor muydunuz? Eğer sakin kalmakta zorlanıyorsanız, size yardımcı olması için bu disiplinlerden bazılarını uygulamaya çalışın.

Belki sigarayı bırakmaya çalışıyorsunuz, belki yiyeceklerle ilgili anksiyetenizi azaltmanız gerekiyor, belki de alışveriş bağımlısısınız. Bu yazımızda nasıl öz kontrol kazanabileceğinizi açıklıyoruz. Mutlaka okuyun!

Duygularınızı kontrol edebilmek, sonuçların felaket olabileceği durumlarla karşı karşıya kaldığınız anlarda önemlidir. Bu nedenle, bu yazımız size kendi kendine kontrolünüzü geliştirmenin en iyi yollarını gösterecektir.

Kendinizi tanıyın: kendinizi kontrol etmenin temeli

Duyguların, cazip şeylerin ve temel içgüdülerin kontrolü, tam ve sağlıklı bir yaşam sürerken son derece önemlidir.

Öz-denetim, öğrenilebilen bir yetenektir. Ayrıca, öfke, açgözlülük ve kıskançlık gibi olumsuz duyguları önlemek için her gün bu konuda çalışabilirsiniz.

Öz disiplin, hayatın her alanına yardımcı olabilir. Uyuşturucuya hayır demekten, borçtan kaçınmaya kadar her konuda faydalıdır.

Bu kontrolü elde edebilmek için, yapmanız gereken ilk ve en önemli şey kendinizi tanımaktır. Bu, güçlü ve zayıf yönlerinizi bilmeniz gerektiği anlamına gelir. Her şeyin ötesinde, zayıf yönleriniz üzerinde çalışmalısınız.

Bir diyeti takip etmek, sigarayı bırakmak veya trafikte sıkıştığınızda sinirlenmemek hem zihinsel hem de fiziksel sağlığınız için harika olacaktır. Fakat bunları yapmak için, kendinizi anlamak üzerine çalışmanız önemlidir.

Mantıksızlık genellikle öz kontrolün zıttı olarak görüldüğünden her an bilinçli olmaya çalışmalıyız, özellikle de bir karar vermemi veya belirli bir şekilde davranmamız gerekiyorsa.

Çikolata yemek, sigara içmek veya yeni bir ayakkabı almak bize kısa süreli bir memnuniyet sağlar, ancak geleceğimiz için iyi değildir. En kötüsü daha sonra pişmanlık, hayal kırıklığı ve birçok durumda depresyon ile karşı karşıya kalmamızdır.

Bu nedenle, vücudunuzu dinlemeniz ve farklı durumlarda verdiği işaretlere bakmanız önemlidir. Sonra ise, durumu gerçekten analiz etmek için biraz kendinize zaman ayırın.

Eğer bir dükkanın vitrininde güzel bir çantaya bakıyorsanız… Hemen satın almak için mağazaya girmeyin. Ödeyip ödeyemeyeceğinizi ve o anda ne kadar borcunuz olduğunu düşünün.

Eğer bir sigara yakmak üzereyseniz, sigaranın sağlığınız üzerindeki olumsuz etkilerini hatırlayın. Aynı şekilde, ikinci tatlıyı sipariş etmek üzereyseniz veya bir içki daha içecekseniz, bir adım geri atıp tekrar düşünmeyi deneyin.

Öz kontrole sahip olmanın anahtarı

alışveriş yapan kadın

Elbette bu kolay değildir. Sonuçta, öz kontrol kırılgan bir cihazdır ve uzun sürmez. Birkaç saniye içinde kaybolabilir ve birden mantıksız davranmaya başlayabiliriz.

Fakat kaslarımız gibi, irademiz de eğitilebilir.

Peki ya nasıl?

Pratik, tutarlılık ve uzlaşma vasıtasıyla.

Her zaman özenli olmak önemlidir ve öz kontrolün hangi durumlarda kabul edilebilir olduğunu hatırlayın. Duygularınızı kontrol altına almak için en iyi teknikler şunlardır:

1. Davranışlarınıza dikkatinizi verin

Alışkanlıklarınızdan ve rutinlerinizden haberdar değilseniz, kararlarınızı ve tutumlarınızı kontrol etmek çok zordur.

  • Kilo vermek istiyorsanız, günlük olarak ne yemeye devam edeceğinizi planlamalısınız.
  • Banka hesabınızı “yeşil renkte” tutmanız gerekiyorsa, tüketim alışkanlıklarınızı anlamalısınız.

2. Sizi endişelendiren şeyler hakkında düşünmeyin

endişeli kadın

Yaptıklarınızda rasyonel olmanız gerekse de, bu konuda obsesif olmak iyi değildir.

Zihniniz genellikle “huysuzdur”. Bu durumlarda, belirli bir düşünceden kaçınmaya ne kadar çok çalışırsanız hayal gücünüzde o kadar yer bulur.

Bu nedenle, bu öz kontrol tekniklerini sadece gerektiğinde uygulayın. Geri kalan zamanınızı diğer aktivitelere ayırın.

3. Sağlıklı alışkanlıklara sahip olun

Bütün tutum ve alışkanlık değişikliklerimiz öz kontrol ve uzlaşma gerektirir. Spor salonuna gitmekten diyetimizi değiştirmeye, sigarayı bırakmaya çalışmaktan yok yere para harcamaya kadar hepsinde bu geçerlidir.

Beynin bir alışkanlığı kazanması için 21 güne ihtiyacı olduğunu söylerler. Hedeflerinize ulaşmak için bu süreye katlanmak zorundasınız.

Üçüncü haftadan sonra bu sağlıklı alışkanlıklar artık robotik ya da zorla yapılıyormuş gibi hissettirmeyecektir. Bunun yerine otomatik bir hale geleceklerdir. Tek soru bu süreyi geçip geçemeyeceğinizdir.

4. Rahatlayın

müzik dinleyen kadın

Derin nefeslerle 10’a kadar (ya da yapabildiğiniz kadar) saymak ve gözlerinizi kapamak, kendinizi sakinleştirmek ve kendi kontrolünüzü artırmak için mükemmel bir teknik olabilir.

Endişeli, öfkeli veya hata yapmak üzere hissettiğinizde rahatlamaya çalışın. Örneğin meditasyon veya papatya çayı içmek gibi diğer yöntemleri uygulayabilirsiniz.

Ana fikir şudur: baskılı veya mantıksız kararlar vermemek.

İlginizi çekebilir: 

Kararsızlık Hata Yapmaktan Daha Kötüdür

5. Çevrenize dikkatinizi verin

Arkadaşlarınız her gün işten sonra bara gidiyorsa, siz ise içki içmeyi bırakmaya çalışıyorsanız, belki onlardan bir miktar uzaklaşabilir veya bara gitmek yerine başka bir şey sunmaya çalışabilirsiniz.

Benzer şekilde, alışveriş bağımlılığına sahip olduğunuzu biliyorsanız, üzgünken veya sıkılıyorken alışveriş merkezine gitmeyin.

Kilo vermek istiyorsanız, market alışverişine yemek yedikten sonra çıkın. Aynı şekilde, işinize daha fazla odaklanmak istiyorsanız, telefonunuzu erişebileceğiniz yerden uzak tutun vs.

Çevrenizdeki ortam sizi belirli bir şekilde hareket ettirebilir. Kendi kontrolünüzü ihtiyacınız olan şekilde kullanmanıza izin vermeyen durumları değiştirin.

6. Gerginliğinizi bırakın

doğada meditasyon yapmak

Sizi etkileyen duyguları yönlendirmeye yardımcı birçok aktivite vardır.

Egzersiz, spor, yürüyüş veya bir köpük banyosu almak gerginliğinizi almak ve negatif davranışlardan kaçınmak için harika yollardır.

  • Fernández del Río, E. (2010). Autocontrol. Vigo: Nova Galicia.
  • Guthrie, W. K. Ch. (1994). Historia de la Filosofía griega (Volumen III: Siglo V). Madrid: Gredos.
  • Izquierdo Martínez, Á. (2002). “Autorregulación y autocontrol del ‘yo’ en la persona: algunos principios y procesos”, Revista Complutense de Educación, 13 (1): 229-247.
  • Pérez Capdevila, J. (2011). “Óbito y resurrección del análisis DAFO”, Avanzada Científica, 14 (2): 1-11.