Salisilik Asit Nedir?

25 Şubat, 2020
Salisilik asit analjezik (ağrı kesici), antipiretik (ateş düşürücü) ve anti-enflamatuar (iltihap sökücü) maddeler grubuna dahildir. İlk defa Richard Stone tarafından on sekizinci yüzyılda tanımlanmıştır. Bu rahip, aksöğüt ağacının kabuğu ile yapılan infüzyonların ateşi iyileştirdiğini belirtmiştir.
 

Salisilik asit keratolitik ve antimikrobiyal özellikleri bulunan bir maddedir. Tipik olarak uzmanlar tarafından dermatoloji gibi alanlarda kullanılır. Bunun nedeni cildi soyulmaya teşvik ederek fırsatçı bakteri ve mantarların kontaminasyon yaratmasını önleyebilir. Ayrıca ciltteki yağ oranını düzenleyebilir ve anti-enflamatuar bir madde olarak işlev yapabilir. Bundan dolayı uzmanlar bu maddeyi yaşlanan cildin görünümünü iyileştirmek için elzem olarak görmektedir.

Salisilik Asit Nereden Gelir?

Yapraktan şişeye akan çay ağacı yağı.

Aksöğüt ağacının, Salix alba’nın kabuğu, salisin diye bilinen bir madde içerir. Salisilik asit de buradan gelir. Ancak bu hidroksi asit huş ağacının ve wintergreen ağacının yapraklarında da bulunabilir.

Salisilik asit analjezik (ağrı kesici), antipiretik (ateş düşürücü) ve anti-enflamatuar (iltihap sökücü) maddeler grubuna dahildir. İlk defa Richard Stone tarafından on sekizinci yüzyılda tanımlanmıştır. Bu rahip, aksöğüt ağacının kabuğu ile yapılan infüzyonların ateşi iyileştirdiğini belirtmiştir.

Medikal profesyoneller bu maddeyi ilk kez 1899’da sentezlemiştir. Daha sonra acı ve yüksek ateşi ağızdan kontrol etmek için kininin yerine kullanmışlardır. Bu maddenin metabolitlerinden biri salisilik asittir. Ayrıca bölgesel kullanımları da vardır.

 

Salisilik Asit: Aksiyonları ve Etkileri

Genel olarak salisilik asidin cilt üzerindeki etkisi cildin yapısı üzerinde gösterdiği etki ile ilişkili olabilir. Salisilik asit keratinosit denen bir hücre türü ve cildin soyulması arasındaki uyumu etkiler. Bundan dolayı bu asit %5 ila %10 arasındaki bir konsantrasyondaki bir keratolitik (eksfoliant) ve antimikrobiyal etkisine sahiptir.

Ayrıca doğrudan bir anti-enflamatuar etki ile de ilişkilendirilmiştir. Ancak bu henüz teyit edilmemiştir. Düşük konsantrasyonlarda yani %1 ila %3 arasında olduğunda keratoplastik görevi görür. Keratoplastik maddeler stratum corneum’un yenilenmesini destekleyen ve defektif keratinizasyonu normalleştiren maddelerdir. Keratolitikler korneanın çökmesine ya da kalınlığının azalmasına neden olma ihtimali olan maddelerdir.

Dahası, salisilik asidin yağda çözünebildiğini belirtmek de önemlidir. Bu epidermiste var olan yağlar ve foliküllere yapışmış yağ malzemesi ile karışıp bu yağlarda çözünebilebileceği anlamına gelir. Ciltteki lipit bölgeler ile etkileşime geçtiğinde cildi eksfoliye eder.

Bu yazımızı da okumalısınız: Kuru Ciltler için Eksfoliant Tarifleri

Kullanımları

Derinin dermiş ve epidermis tabakalarını gösteren bir illüstrasyon.
 

Genel olarak bu maddenin dokuz ana kullanım alanı bulunmaktadır:

  • Keratolitik. Yukarıda bahsettiğimiz konsantrasyonlarda doktorlar bu maddeyi yaygın, düz ve plantar (el ve ayak tabanındaki) siğilleri tedavi etmek için kullanır.
  • Keratoplastik. Doktorlar bu maddeyi %0.5 konsantrasyonda atonik ülserlerin kenarlarında kullanırlar.
  • Fotohasar. Bazen doktorlar bu maddeyi ellerin ve kolların ön kısmındaki aktinik keratoz ve güneş lekelerini onarmak için önerirler.
  • Işık korunumu. Bu durumda kimyasal bir filtre görevi görür.
  • Antifungal. Ayrıca bölgesel antifungal ilaçların penetrasyonunu destekler.
  • Anestezik. Belirli bir anestezik etkiye sahiptir. Bunun nedeni acı ile ilgili olan maddeler olarak tanımlanabilecek prostaglandrinlerin sentezine müdahale etmesidir. Örneğin, tıbbi profesyoneller cilt ülserlerinin ağrısını hafiflettiğini belirtmektedir.
  • Analjezik. Bazı salisilik asit türevleri bursit ve kas ağrılarını rahatlatmak için kullanılır.
  • Antipruritik. Kaşıntıyı rahatlatır.
  • Anti-enflamatuar. Analjezik ve anestezik etkileri gibi anti-enflamatuar etkileri de prostaglandin sentezini inhibe etme yeteneğinden kaynaklanır.

Salisilik Asidin Yan Etkileri

Diğer kimyasal maddeler ve ilaçlarda olduğu gibi salisilik asit de aşağıdakilerin de içlerinde olduğu bazı olumsuz etkileri tetkikleyebilir:

  • Sistemik emilim dolayısıyla ortaya çıkan toksisite. Bu madde kan dolaşımına katıldığında kusma ve bulantı gibi bazı semptomların tetiklenmesine yol açabilir.
 
  • Mitotik inhibitör ve teratojenik. Bu, bu maddenin hücre bölünmesini ve fetüsleri etkilediği anlamına gelir. Bundan dolayı uzmanlar  hamile kadınların salisilik asit kullanmasını önermez.
  • Alerjik reaksiyonlar. Bu maddeye alerjik olan insanlar bunu kullanmamalıdır çünkü kullanımı ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
  • Ruhani rahatsızlıklar. Bu yan etkiler daha nadir görülür.

Bu yazımızı da okumak isteyebilirsiniz: Alerji Testleri: Tipleri ve Prosedürleri

Sonuç Olarak

Uzmanlar salisilik asit kullanımını birçok şey için önerirler çünkü bu maddenin nispeten güvenli ve etkili olduğunu düşünürler.

 
  • Bashira S, Drehera F, Chewa A. Cutaneous bioassay of salicylic acid as a keratolytic; International Journal of Pharmaceutics 2005 (292): 187-194
  • Rougier A. Efficacy and safety of a new salicylic acid derivative (LHA) alone or as a complement of tretinoin in acne treatment. J Am Acad Dermatol, 2007 Feb (56) 2 sup 2: AB15.
  • Bari AU, Igbal Z, Rahman SB; Superficial chemical peeling with salicylic Acid in facial dermatoses. J Coll Physicians Surg Pak. 2007 Apr;17(4):187-90.