Dünya Kadınlar Günü: Eşitlik Jenerasyonu

26 Ağustos, 2020
Her 8 Mart'ta tüm dünyada Dünya Kadınlar Günü kutlanır. Bu yazımızda kadın haklarından bahsedeceğiz.

Dünya Kadınlar Gününün kökeni yıllardır devam eden kadın ve feminist hareketlerine kadar uzanır. Hatta 2020 yılında Pekin konferansının 25. yılını kutluyoruz.

Bu konferans dördüncü Dünya Kadın Konferansı olarak 1995’te gerçekleşti. Yapılan toplantılar ve müzakerelerden sonra, kadın hakları tarihinde önemli bir dönüm noktası olan bir bildiri yayınlandı. Konferansın 15,000’den fazla resmi ve 30,000’den fazla da resmi olmayan katılımcısı oldu.

Pekin’in oluşturduğu plan, Birleşmiş Milletler içerisinde kadın problemleriyle ilgilenen özel bir alan açılması konusunu gündeme getirdi. Daha sonra 2010 yılında, bu konferansa konu edilen hedefleri gerçekleştirmek için BM Kadınlar adında bir oluşum başlatıldı.

Bu sene Dünya Kadınlar Günü için seçilen slogan şu: “Ben Eşitlik Jenerasyonundan geliyorum: kadın hakları için.” Burada amaç, tarihteki jenerasyon değişiminin doğal sonucu olarak toplumdaki yerini alan, haklara eşit erişimin daha mantıklı olduğunu düşünen nesli temsil etmek.

Ancak önümüzde katetmemiz gereken daha çok yol var. Yol katetmenin önemi bir kenara, hala bazı özel sağlık problemlerinin çözülmesi gerekliliği söz konusu. Kadınların sağlık hakkı daha iyi bir noktada olabilir, hatta mutlaka geliştirilmeli.

Eşitlik için evrensel araçlar

Dünya Kadınlar Günü: kadın doktor ve kadın hasta

Hem Birleşmiş Milletler hem de diğer uluslararası kuruluşlar, kadınların haklarına erişimini mümkün hale getirmek için bazı mekanizmalar, çalışmalar, araştırma grupları ve toplantılar düzenlemeye ve oluşturmaya başladı. Dünya Kadınlar Günü bize şunları hatırlatıyor:

  • Kadınlara yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması sözleşmesi. CEDAW (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi) olarak bilinen bu sözleşme 1979’da duyuruldu ve sağlık hakları dahil temel kadın haklarını düzenlemeyi amaçlayan bir eylem planı olarak 1981’de oluşturuldu.
  • İnsan Hakları Konseyi. 2010’da, tüm dünya ülkelerindeki kadınlara karşı ayrımcılığı araştırması için bir grup oluşturuldu. Bu grup BM İnsan Hakları Konseyi’ne bilgi veriyor, ayrıca yasama organlarının bu eşitlik yasalarına uyup uymadığını da inceliyor.
  • Kadınlara yapılan ayrımcılığın ortadan kaldırılması için komite. Sağlık alanında da ayrımcılık var. Hatta hem hastalara hem de sağlık çalışanlarına karşı yapılıyor. Ülkelerin bu ayrımcılığa karşı yürüttüğü eylemlerin, her dört yılda bir uzmanlardan oluşan bir heyete rapor olarak sunulması gerekiyor. Bu uzmanlar ayrımcılığı araştırma ve alınabilecek tedbirler önerme yetkisine sahip.

Okumaya devam edin: Sadece Güçlü Kadınlara Özgü Özellikler

Kadınların sağlık hakları

Dünya Kadınlar Günü denen bir günümüz olsa da, kadınların sağlığıyla ilgili problemleri öne çıkarmaya yetmiyor. Bu sebeple, 28 Mayıs’ta Dünya Kadın Sağlığı Hareketi Günü kutlanıyor. Bu resmi tatil günü teklifini ortaya atan ülke ise Latin Amerika’ydı.

Birçok kültürde kadınlar ile erkeklerin aynı sağlık hizmetini alamadığını biliyoruz. Buna ek olarak, sağlık sistemine erişimin ve sağlık hizmeti almanın aynı koşullarda mümkün olmadığını da biliyoruz. Hatta sağlık alanında üniversite diploması almanın bile eşit koşullara tabi tutulmadığına şahidiz.

Tüm dünya çapındaki sağlık çalışanlarının hepsi, kadınların düzgün bir sağlık hizmeti almasını garanti edecek doğru eğitimlerden geçmeli. Aynı şekilde, sağlık sistemleri de erkek çalışanlara olduğu kadar kadınlara da sistem içinde eşit fırsatlar tanımalı. Bu özellikle de erkeklerin domine ettiği yöneticilik pozisyonları için geçerlidir.

Dünya Kadınlar Gününde cinsel sağlık ve üreme sağlığı

jinekologla görüşen kadın

Kadın sağlığının temel taşı cinsel sağlık ve üreme alanlarını kapsar. Eşitsizlik ve erişim problemlerinin birçoğu doğum kontrolüyle başlar. Bu durum, doğum sonrası bakım ve rahim kanseri muayenesi gibi jinekolojik muayeneler konusu için de geçerlidir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) üreme sağlığını, üreme sistemiyle ve fonksiyonlarıyla ilgili her türlü fiziksel, mental ve sosyal sağlık durumu olarak tanımlıyor. Ayrıca bu tatmin edici ve özgür bir cinsel hayata sahip olma hakkını da kapsıyor.

Dünya Kadınlar Günü ve eşitlik savunması, cinsellik ve üreme sağlığını asla göz ardı etmiyor. Kadınların doğum kontrol olanaklarına her zaman erişimi olmalı. Aynı şekilde sağlık uzmanları da kadınların seçimlerini yargılayan bir konumda durmamalı.

Bu aynı zamanda, çocuk doğumu ve gebelik bakımının da insani şartlarda ve kadınların haklarına saygı duyularak yapılması gerektiğini savunur. Bugün, kadınlar hala kendilerine bakan doktorlar ya da ebeler tarafından gebelik sırasında psikolojik istismara maruz kalıyor. Sağlık sistemi kadınlara bütün gebelik süreci boyunca şefkatli ve destekleyici bir ortam sunmalı.

Daha fazlasını keşfedin: Bir Kadının Doğumdan Sonra İyileşmesi Bir Yıl Sürer

Dünya Kadınlar Günü eşitliği kutlamak için bir fırsat

Dünya Kadınlar Günü eşit haklar konusundaki ilerlememizi kutlamak için bir fırsattır. Ancak, cinsiyet eşitliğinin gerçek anlamda uygulanması için daha çok yolumuz var.

Sağlık alanında hem yasalar hem de sağlık çalışanları örnek eylemlerde bulunmalı. Her kadının nerede ve hangi koşullarda yaşarsa yaşasın mümkün olan en iyi sağlık hizmetine erişme hakkı var. Herhangi bir ayrımcılığa asla yer verilmemeli.

Son olarak, eğer sağlık hizmetleri ve eşit koşullar konusunda mağdur edilmişseniz ya da hasta olarak haklarınızın çiğnendiğini düşünüyorsanız bunu bildirmekten çekinmemelisiniz. Birçok ülkenin özel olarak kadın problemleriyle ilgilenen bir kurumu mutlaka vardır.

  • Valls-Llobet, Carme. Mujeres, salud y poder. Ediciones Cátedra, 2013.
  • Cook, Rebecca J., Bernard M. Dickens, and Mahmoud F. Fathalla. Salud reproductiva y derechos humanos: integración de la medicina, la ética y el derecho. Profamilia, 2003.
  • Peláez Mendoza, Jorge. “Salud sexual y reproductiva de adolescentes y jóvenes: una mirada desde la óptica de los derechos humanos.” Revista cubana de obstetricia y ginecología 34.2 (2008): 0-0.
  • Franco-Giraldo, Álvaro, and Carlos Álvarez-Dardet. “Derechos humanos, una oportunidad para las políticas públicas en salud.” Gaceta Sanitaria 22.3 (2008): 280-286.
  • Galdos Silva, Susana. “La conferencia de El Cairo y la afirmación de los derechos sexuales y reproductivos, como base para la salud sexual y reproductiva.” Revista peruana de medicina experimental y salud pública 30 (2013): 455-460.
  • López, A., and L. Abracinskas. “El debate social y político sobre la ley de defensa del derecho a la salud sexual y reproductiva.” Cuadernos del UNFPA, serie Divulgación (2009).