Geniş Kullanım Alanlı Antibiyotikler

17 Aralık, 2019
Geniş kullanım alanlı antibiyotikler birçok bakteriyel hastalığın tedavi edilmesi için harika bir araçtır. Ancak bir dezavantajları da vardır: Bu ilaçlara direnç geliştirirsiniz.

Geniş kullanım alanlı antibiyotikler bakterileri büyük miktarlarda yok etmek için son derece işlevseldir. Bu ilaçların neler olduğunu, nasıl çalıştıklarını ve aşırı kullanımlarında ortaya çıkabilecek sonuçları bu yazımızda öğrenin.

Geniş Kullanım Alanlı Antibiyotikler

Geniş kullanım alanlı antibiyotikler çok sayıda farklı mikroorganizmayı yok ederek bakteri popülasyonunu büyük ölçüde azaltabilir. Bunun yanında, küçük kullanım alanlı antibiyotikler sadece spesifik tipte bakteriler için kullanılırlar.

Bu antibiyotikler genelde bakteriyostatik yapıdadırlar. Dolayısıyla, bakteriyi imha etmezler. Onun yerine bakterilerin büyümelerini ve üremelerini engellerler. Bunun bir sonucu olarak, bakteri popülasyonu yok olur. Bu etki bakterilerdeki protein sentezinin inhibe edilmesini sağlar ve bu da bakterilerin üremelerini engeller.

Etkililiklerinin yarattığı en büyük problemlerden biri endojen floranız için iyi olan diğer sağlıklı bakterileri de yok etme riskleridir.

Genel olarak, piyasada çok sayıda antibiyotik vardır. Bu, eski ve işe yaramaz antibiyotiklerin yerine geçmeleri amacıyla yeni antibiyotikler geliştirilmesinden dolayıdır. Çünkü sonuç olarak bakteriler genelde bu ilaçlara karşı bir direnç geliştirir.

Hadi farklı antibiyotik tiplerine bir göz atalım.

Bu yazımızı da okuyun: Bilmediğiniz 6 Doğal Antibiyotik Tarifi

Amoksisilin ve Klavulanik Asit (AMC)

Bir sindirim sistemi çizimi.

Antibiyotikler, patojenik bakterilere saldırmalarının yanında, iyi bakteri florasını da yok eder.

Bu antibiyotik farklı bir etki mekanizmasına sahiptir.

Bu ilaç iki farklı madde ile eşleşir. Bir yandan, Amoksisilin bakteriyel duvar sentezini engeller. Diğer yandan, klavulanik asit amoksisilinin rolünü korur ve güçlendirir.

Bu tip geniş kullanım alanlı antibiyotikler genelde solunum yolu enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılır. Yaygın ve biraz dikkatsiz şekilde kullanılması dolayısıyla AMC çok fazla direnç geliştirir ve global bir sağlık problemine yol açar.

Tetrasiklinler

Tetrasiklinler kimyasal bir yapıya ve bir ortak etki mekanizmasına sahip olan bir dizi bileşiktir. Hepsi bakterilerdeki protein sentezini engellemeyi amaçlar.

Tıbbi kullanım alanları oldukça sınırlıdır. Bu vücut üzerinde sahip oldukları toksik olma potansiyeli olan etkiden kaynaklanır. Doktorlar bu ilaçları genelde klamidya, bruselloz ve mikoplazma tedavisi için verirler.

Kloramfenikol

Kloramfenikol de bakteriyel protein sentezini inhibe ederek çalışır.

Doktorlar bu ilaçları salmonella, bazı menenjit tipleri ve zatürre dolayısıyla ortaya çıkan enfeksiyonları tedavi etmek için kullanırlar. Bu antibiyotik karaciğerdeki enzim işleyişine müdahale eder. Dolayısıyla, doktorlar bu ilacın verilme sıklığını dikkatle takip etmelidir.

Makrolidler

Bu tür antibiyotikler daha spesifik olmalarına rağmen hala geniş kullanım alanlı antibiyotikler kategorisine girerler.

Öncekiler gibi bu ilaçların etki mekanizması da protein sentezini inhibe etmektir.

Eritromisin daha az toksik antibiyotiklerden biri olarak değerlendirilir. Mycoplasma pneumonia veya Legionella pneumophila gibi hastalıkların neden olduğu belirli pnömoni vakalarının tedavisinde kullanılır.

Bu yazımıza da bir göz atın: Reçete Gerektirmeyen Doğal Antibiyotikler

Geniş Kullanım Alanlı Antibiyotiklere Karşı Direnç Geliştirmek

Bir sürü antibiyotiğin üstünde duran bir anahtarın fotoğrafı.

Antibiyotiklere geliştirilen direnç dünya çapında büyük bir sağlık problemidir.

Geniş kullanım alanlı antibiyotikler bazı enfeksiyonları tedavi etmek için iyi bir seçenek olabilir. Ancak, aşırı kullanımları direnç gelişmesi dolayısıyla yaygın bir sağlık problemine yol açmaktadır.

Bütün antibiyotikler direnç gelişmesine sebep olabilir. Bakteri suşları hızlı bir şekilde mutasyon ve evrim geçirebilir. Bundan dolayı, eninde sonunda bazı bakteriler bu maddelere dirençli hale gelecektir.

Bu dirençli suşlar popülasyonu enfekte etmeye devam ediyorsa ve onlara karşı savaşabilecek işe yarayan herhangi bir antibiyotik yoksa problem daha da kötü hale gelir. Sonuç olarak, yeni antibiyotikler sürekli üretilmeye devam edilmektedir (ikinci ve üçüncü jenerasyon antibiyotikler). Ancak problem hala devam etmekte, ve hala yeni dirençler ortaya çıkmaktadır.

Geniş kullanım alanlı antibiyotiklerin yanlış kullanımı çok büyük bir problem haline gelmiştir. Bu antibiyotikler büyük sayıda mikroorganizmayı etkilerler ve bu mikroorganizmaların hepsinde çoklu dirence yol açabilirler.

Aynı zamanda, çapraz direnç adı verilen bir problem de vardır. Bu, bir bakteri diğer indirgenmiş kullanım alanlı bakterilerin yanı sıra antibiyotiklere de direnç geliştirdiğinde ortaya çıkar.

Bunların hepsinden dolayı, antibiyotikleri yanlış kullanmanın ortaya çıkarabileceği tehlikelerle ilgili farkındalık yaratmak şarttır.

Eğer kafanızda herhangi bir soru varsa, doktorunuzla iletişime geçin.

  • Neu HC. The crisis in antibiotic resistance.  Science.1992;257:1064-1073.
  • Kaur, S. P., Rao, R., & Nanda, S. (2011). Amoxicillin: A broad spectrum antibiotic. International Journal of Pharmacy and Pharmaceutical Sciences.
  • Levy SB. Confronting multidrug resistance: a role of each of us.  JAMA.1993;269:1840-1842.
  • Schrag S, Perrot V. Reducing antibiotic resistance.  Nature.1996;381:120-121.
  • Kenyon, S. L., Taylor, D. J., & Tarnow-Mordi, W. (2001). Broad-spectrum antibiotics for preterm, prelabour rupture of fetal membranes: The ORACLE I randomised trial. Lancet. https://doi.org/10.1016/S0140-6736(00)04233-1