Görme Bozukluğu ve Bilinmesi Gerekenler

27 Ocak, 2021
Görme bozuklukları hayatın farklı alanlarında kısıtlamaya neden olan problemlerdir. Dünyada yaygın şekilde görülen sağlık problemleri arasında yer alan görme bozukluklarına karşı teknolojik yardımcı aygıtlar günden güne artmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada çeşitli seviyelerde görme bozukluğu sorunu bulunan yaklaşık 2,2 milyar insan yaşamaktadır. Bunlar arasında 1 milyar kişinin eğer doğru zamanda ve doğru şekilde tedavi edilmiş olsa, bu problemi yaşamak zorunda kalmayacakları ifade edilmektedir.

Farklı sağlık kuruluşları görme bozukluklarının kırsal bölgelerde, düşük gelirli sektörlerde, kadınlarda, yaşlılarda ve etnik azınlıklarda daha sık görüldüğüne işaret etmektedir. Bu bulgu görme problemleri ile yeterli derecede ve zamanında müdahaleye erişimin mümkün olmaması arasındaki ilişkiyi net bir biçimde ortaya koymaktadır.

Okuyun: Ekranların Görme Sağlığı Üzerindeki Etkisi

Görme Bozukluğu Nedir?

Görme bozukluğu, üzerinde tam olarak uzlaşılmış bir kavram değildir. Bunun en büyük nedeni bu tür engelleri tanımlayan sınırlar arasında farkların bulunmasıdır. Ancak en fazla kabul edilen anlamlardan birini aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

“Görme bozukluğu” olarak tabir edilen kavramın hem tamamen kör olan hem de görme yetisinde ciddi şekilde eksiklikler bulunan kişileri kapsaması gerektiği ifade edilmektedir. Böylelikle sebebine bakılmaksızın bu kavramın ciddi anlamda görme problemi olan her durumu kapsadığını söyleyebiliriz.

Bu bağlamda, görme bozukluğu olarak tanımladığımız sağlık sorununun okuma, yazma, yön bulma ve bir yerden bir yere gidebilme gibi belirli aktiviteleri yapma konusunda kişiye ciddi sınırlar getirmesi gerekmektedir. Buna karşın körlük ise tamamen görme kaybı durumu aranmaksızın her türlü ciddi görme bozukluğu olarak anlaşılmaktadır.

kör adam ve beyaz baston
Körlük, insan hayatını çok ciddi bir biçimde zorlaştıran bir durumdur. Ancak günümüzde bu problemi yaşayan kişiler için daha fazla yardımcı unsur bulunmaktadır.

Görme Bozukluğunun Nedenleri

Görmek bozuklukları ve körlüğün başlıca nedenleri katarakt, ametropi, trahom (bir tür bulaşıcı göz nezlesi), onkoserkiyazis (nehir körlüğü), glakom, diyabetik retinopati ve yaşa bağlı olarak ortaya çıkan maküler dejenerasyondur. Şimdi bu nedenleri daha detaylı olarak inceleyelim:

Katarakt: Dünyada körlüğün temel nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda, körlük vakalarının %43’ünün katarakt kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Bu problem lenslerdeki transparanlığın kaybolmasından kaynaklanmaktadır.

Diyabetik Retinopati: Gelişmiş ülkelerde göme kaybının en önemli nedenidir. Bu problem kan şekeri testi yaptırmayan kişilerde sıklıkla görülür. Gözde küçük problemlerle başlar ve zamanla aşamalı bir biçime körlüğe kadar varabilir.

Yaşa Bağlı Olarak Ortaya Çıkan Maküler Dejenerasyon: Gelişmiş ülkelerdeki görme kaybı problemlerinin ikinci en temel nedenidir. Esas olarak bulanık görme şeklinde ortaya çıkar. Ancak eğer ilerlerse körlüğe dönüşebilir.

Glakom: Dünyadaki görme bozukluklarının yaklaşık olarak %15’i bu sorundan kaynaklanmaktadır. Göz içi basınç artışı nedeniyle çevresel görüşün kaybına yol açar.

Trahom: Her iki gözü de etkileyen ve enfeksiyon kaynaklı körlüğün ana sebebi olan hastalıktır. Gelişmekte olan ülkelerde daha sık bir biçimde görülmektedir.

Ametropi: Bu terim miyop, hipermetrop ve astigmatı kapsar. Gözbebeğinin büyüklüğü ve iç lenslerin gücü arasındaki orantısızlıktan dolayı gözün bir nesnenin şeklini oluşturma kapasitesinin kaybolması anlamına gelmektedir.

Retinitis Pigmentosa (RP): Bu problemde ise çevresel görüş ve karanlıkta görme kabiliyeti düşmektedir. Çeşitli kronik ve genetik özelliğe sahip göz hastalıklarını kapsar.

Okuyun: Şaşı Gözler: Belirtileri ve Tedavileri

Görme Bozukluklarının Tespiti, Dereceleri ve Türleri

Görme anormalliklerinin tespiti ve teşhisi için bir göz doktorunun muayenesi gerekir. Benzer şekilde okumada zorlanma, yakını ya da uzağı görememe, nesneleri net görme konusunda sorunlar yaşama ya da konjunktivit (göz nezlesi) gibi durumlarda bir göz doktoruna başvurmak gerekir.

Kişinin gözbebeğindeki keskinlik oranına bağlı olarak dört derece görme bozukluğu bulunmaktadır:

  • Hafif: Görme yetisi %50’den az.
  • Orta: Görme yetisi %33’ten az.
  • Ağır: Görme yetisi %10’dan daha az.
  • Körlük: Yapılan testlerde elde edilen değerler %1’den daha az.

Diğer taraftan, fonksiyonel ve yasal açıdan bakıldığında sınıflandırma şu şekilde yapılabilir:

  • Kısmi: Sadece bir göz ciddi derecede etkilenmiş ya da her iki gözde kısmi bir etkilenme durumu söz konusu olduğunda.
  • Tam: Her iki gözde de görme kaybı olsa da, görme keskinliğinin %0,1 ya da daha fazla olduğu durum.
  • Kesin: Görme keskinliğinin %0,1’i geçmediği durum.
Braille metodu
Kabartma alfabe metodu körlük durumu yaşayan kişiler için paha biçilemez bir yardımcıdır.

Görme Bozukluğu Olan Bir Kişinin Ne Tür İhtiyaçları Bulunur?

Görme bozukluğu ya da engeli bulunan bir kişi çeşitli yardımcılar kullanarak içinde bulunduğu durumla daha iyi bir biçimde başa çıkabilir. Ev dışında yön bulmak ve bir yere gitmek için baston, kılavuz köpekleri ve gelişen teknolojinin getirdiği GPS gibi çeşitli aygıtlar bulunmaktadır. Bu tür aygıtlarda görme problemi yaşayan insanlar için geliştirilmiş özel uygulamalar yer almaktadır.

Görme bozukluğunun derecesine bağlı olarak nesneleri gözünüzde canlandırmak için daha fazla ışık kullanmak, daha büyük yazı karakterleri kullanan cihazlar tercih etmek, büyüteç ya da daha yüksek dereceli gözlükler kullanmak tavsiyeler arasında yer almaktadır. Körlük durumunda kullanılan kabartma alfabe (Braille), okumak için son derece etkili bir yöntemdir.

Kolayca anlaşılabilecek nedenlerden dolayı ev içindeki düzenlemelerin her insanın görme durumuna göre uyarlanması gerekir. Aynı şekilde günümüzde geliştirilmiş artırılmış gerçeklik ve smart gözlükler olarak adlandırılan teknolojik cihazların günden güne daha fazla fayda sağladığını belirtmek gerekir.

  • Gómez-Ulla, F., & Monés, J. (Eds.). (2005). Degeneración macular asociada a la edad. Prous Science.
  • Vinores, S. A., Küchle, M., Derevjanik, N. L., Henderer, J. D., Mahlow, J., Green, W. R., & Campochiaro, P. A. (1995). Blood-retina1 barrier breakdown in retinitis pigmentosa: light and electron microscopic immunolocalization. Histology and histopathology.
  • Escudero, J. C. S. (2011). Discapacidad visual y ceguera en el adulto: revisión de tema. Medicina UPB, 30(2), 170-180.
  • Cedeño, María Leonila García, Inger Solange Maitta Rosado, and Karina Gissela Rivera Loor. “Characterization of the Visual Disability and Its Relation with the Resilience.” International research journal of management, IT and social sciences 5.2 (2018): 32-40.
  • Sarabia, César Pineda, Xóchitl Josefina Zarco Vite, and María Luisa Ruiz Morales. “Retinopatía diabética, una complicación descuidada.” Atención Familiar 25.2 (2018): 83-85.
  • Weinreb, Robert N., et al. “Primary open-angle glaucoma.” Nature Reviews Disease Primers 2.1 (2016): 1-19.
  • Silva, J. N., et al. “TRACOMA: FASES CLÍNICAS E FORMAS DE DIAGNÓSTICOS.” International Journal of Parasitic Diseases 1 (2018).
  • Osorio Illas, Lisis, et al. “Prevalencia de baja visión y ceguera en un área de salud.” Revista Cubana de Medicina General Integral 19.5 (2003): 0-0.
  • Arroyo, Nicole, et al. “El Modelo dual de reconocimiento de la palabra en el Sistema Braille.” CienciAmérica 8.1 (2019): 90-104.