İyileşmek Acıtır, Ancak Bu Acı Büyümenize Yardımcı Olur

· 27 Mart, 2018
Geçmişle barışabilmek için çözümü ondan uzaklarda arayamayız. İyileşmenin acı verici olduğunu unutamayız, ancak temiz bir sayfa açıp yeniden başlayabilmenin tek yolu budur.

İyileşmek acıtır, çünkü yaralara dokunmanız, onları açmanız ve şu anda olması gerektiği şekilde iyileşmelerine izin vermeniz gerekir.

Bazen iyileşmemiş kısımlarımıza bakmaktan kaçınırız. Sanki bunu yaparsak yok olacaklarmış gibi onları görmezden geliriz. Ancak, bu sadece bir illüzyondan başka bir şey değildir.

Bu yaralara dokunmak istemeyenler için, onlar acı vermeye devam edecektir. Bu yaralardan başka tarafa bakarak; tamamen iyileşme ve bakıma maruz kalmadan kapanma kabiliyetinin önüne geçersiniz.

Daha iyi olmasına izin verebilmenin tek yolu onu açık bırakıp bize acı vermesine devam etmesidir.

İyileşmek acıtır, ancak bu acı gereklidir

Bizi bir şekilde etkileyen ve üstesinden gelmenin bizden çok şey alıp götürdüğü bir durum hepimizin başından geçmiştir.

Bize en acı çektirenler, başkalarıyla olan bağlarımızı içeren acılardır. Örneğin, bir ayrılık ya da sevilen bir kişinin kaybı, içimizde çok fazla acıya neden olabilecek boşluklar yaratabilir.

Ancak, bu yarayı nasıl açık tutabiliriz? Bir yara ya da çizik gibi doğal olarak iyileşmesini nasıl önleyebiliriz?

Karşılaştığımız güçlüğü kabul etmemizi engelleyen farklı kaynaklar aracılığıyla yaranın iyileşmesinden kaçınırız ve bundan dolayı çeşitli yöntemler mevcuttur.

Acıdan sığınacak bir yer ararken kurban gitmek

ağlayan kadın

İyileşmek, acıdan sığınacak bir yer ararken en fazla acıtır. Zaten yaralıyız, bu yaralar acıtıyor ama hayatta ileri doğru hareket etmeye devam ediyoruz. Talihsizliklerden dolayı sevinç duyuyoruz ve iyileşmesine engel oluyoruz.

Bir durumda kurban gibi hissetmek kolaydır. “Ne kadar şanssızım!” ya da “Neden bütün kötü şeyler benim başıma geldi?” gibi sözler, günlük hayattaki diğer şikayetlerin yanı sıra, her gün duyduğumuz kalıplardır.

Ne bizler kurbanız, ne de dünya bize karşı. Bu, yalnızca neler olduğunu kabul edene kadar iyileşmeyen yaranın acısını arttırır, çünkü ne kadar çok savaşırsak savaşalım hiçbir şey değişmez.

Öbür tarafa bak, dikkatini dağıt

genç kadın

Bir noktada, zor zamanlar geçiriyordunuz ve size “arkadaşlarınızla dışarı çıkın!” ya da “evde kalıp kendinize acımayın, dikkatinizi dağıtın!” gibi şeyler söylendi.

Bu, kurban olmaktan kaçınmaya çalışırken yararlı olabilir, ancak bunu, gözlerinizin kör olduğu ve hiçbir şey olmamış gibi davrandığınız ekstrem bir noktaya taşıyamazsınız. Çünkü bunu yaparak hiçbir şey öğrenemeyiz.

Olaylar konusundaki bakış açımızı değiştirmeye çalışsak da, yara orada bulunmaya devam edecek, sorun yaratacak ve aynı oranda, ya da daha da fazla, acı vermeye devam edecektir.

Deneyimlerimizin değeri

iyileşmek

Deneyimlerimiz büyük bir değere sahiptir, bu nedenle iyileşme acıtır, çünkü yalnızca bu acıyla birlikte bir şeyler öğrenebilir, büyüyebilir, gelişebilir ve olgunlaşabiliriz.

Buna inanmamamıza rağmen, her şey yolunda giderken onlara dikkat etmiyoruz, ancak işler zorlaştığında her şey değişir.

Soğuk algınlığına yakalandığınız ve yatakta olduğunuz zaman sağlıklı olmanın değerinin farkına varmaz mısınız? Ancak, bu durumu sorgusuz sualsiz kabul edersiniz.

Bu durum, dünya bize karşı geldiği ve etrafımızdaki her şey düştüğü zaman, ne kadar çok şey öğreneceğimizi göstermektedir.

Belki de beynimizi yedeklemek zorundayız, hayatlarımızı bir anlığına durdurmalıyız, böylece neyin gerçekten önemli olduğunu anlamaya başlayabiliriz, çünkü bazen hayatlarımızı otomatik pilot halinde yaşıyoruz.

İyileşmek acıtır, ancak kötü deneyimler tamamen bir kayıp değildir. Onları, güzel anları değerlendirebilmek için bir fırsat olarak ele alabilir ve hayatın tadını çıkarmamızı sağlayacak en küçük şeylerin bile güzelliğini algılayabiliriz.

Acı, büyümemize yardımcı olur, onu önleyemeyiz ya da dikkatimizi dağıtarak örtbas edemeyiz. O bir sebep için vardır.

Yaralarımızı kucaklamak ve onlara özen göstermek, daha hızlı iyileşmelerini sağlar ve bu nedenle acı içinde yatıp kalkmaktan ve gereksiz ıstırabı uzatmaktan kaçınmamıza neden olur.