Jinekoloğunuza Sormanız Gereken 6 Soru

Her kadının vücudu farklı olduğundan, en ufak bir şüpheniz olduğunda mutlaka jinekoloğa gitmelisiniz ve başkalarının fikirlerine göre kendi probleminize teşhis koymaktan kaçınmalısınız.

Günümüzde pek çok kadın, öncesinde bir jinekoloğa görünmeden cinsel hayata adım atıyor. Bu, yapabileceğiniz en yaygın hatalardan bir tanesidir.

Bu da, cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma ve gebe kalma riskinin önemli ölçüde artmasına neden oluyor.

Günümüzde pek çok kadın, cinsel yaşamlarını kontrol etmenin ne kadar önemli olduğunun farkında değil. Eğer cinsel yaşamınız üzerinde kontrolünüz olursa korkmadan cinsel birliktelik yaşayabilir ve istenmeyen sonuçlardan kaçınabilirsiniz.

Son zamanlarda gençlerin cinselliğe oldukça erken yaşlarda başladığını göz önünde bulundurursak, bu konuyla ilgili bilgi sahibi olmak ve korunmasız bir cinsel ilişkinin risklerini iyi bilmek çok önemlidir.

Jinekologlar sizi uyarmak, istenmeyen gebelikleri önlemek, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan (STD’lerden) korunmanızı sağlamak ve gerekli durumlarda adet döngünüzü düzenlemeye yardımcı olmak için vardır.

Bu alanda uzmanlaşmış bir kişiden yardım almanın faydaları büyüktür. Jinekologlar sadece size ne yapmanız gerektiğini veya size en uygun yöntemin ne olduğunu söylemezler. Aynı zamanda, vajina bölgenizdeki enfeksiyonları ya da meme bezlerinizdeki ağrıları tedavi etmeye ve olası bir kanser riskinde erken teşhis koymaya ve riski azaltmaya yardımcı olurlar.

Çoğu insan bazı nedenlerden ötürü jinekoloğa gitmekten çekinir. Kimileri korkar, kimileri utanır kimileri de maddi problemler yüzünden gidemez.

Bununla birlikte, cinsel yaşamınızın kontrolünü elinize alabilmek için bir uzmana danışmak oldukça önemlidir.

Jinekoloğa gittiğinizde sorabileceğiniz şeyler sadece cinsellikle sınırlı değildir. Kadınlar genelde adet döngülerini düzenlemek, doğum kontrol yöntemlerini öğrenmek, vajinal akıntılar ve hamilelik hakkında bilgi edinmek için de jinekolağa giderler.

Bu nedenle jinekoloğunuza sormanız gereken sorularla ilgili küçük bir liste oluşturduk. Böylece önemli bir şeyi atlamadan tüm sorularınızın yanıtını alabilirsiniz.

Yazımızı okumaya devam edin.

Jinekoloğunuza sormanız gereken 6 soru

Jinekolog randevunuz sırasında, sağlığınızla ilgili aklınızı kurcalayan her şeyi sorabilirsiniz.

Her kadının vücudunun farklı olduğunu ve belirtilerin kişiden kişiye değiştiğini unutmayın. Bu nedenle, her hastanın teşhisini kişiselleştirmek için bir jinekoloğa görünmek çok önemlidir.

Tabularınızı yıkın ve vücudunuzun gönderdiği sinyalleri doğru bir şekilde almayı öğrenin.

1. Oral kontraseptifler etkili midir?

doğum kontrol hapları

Bu, herkesin aklını kurcalayan konulardan bir tanesidir. Doğum kontrolünde yeni bir yönteme başlamak beraberinde belirsizlik ve korkuyu da getirir. Son zamanlara kadar en yaygın olarak kullanılan doğum kontrol yöntemi oral kontraseptifler bir başka deyişle doğum kontrol haplarıydı.

Şimdi, teknolojinin gelişmesi ve yeni tıbbi ilerlemeler sayesinde doğum kontrolünde pek çok yöntem kullanılmaktadır ve pek çok sağlıklı kadında bu yöntemler herhangi bir soruna neden olmadan etkili bir şekilde kullanılmaktadır.

Bununla birlikte, eğer bir jinekoloğa gitmediyseniz ve kendi kendinize bir doğum kontrol hapı kullanmaya başladıysanız bu durum sağlığınızı olumsuz etkileyebilir.

Bu nedenle, bir hekime danışmak, kontrole gitmek ve muayene olmak olası yan etkileri azaltmak ve doğum kontrol yönteminin etkisini artırmak için önemlidir.

2. Diyaftam ve RİA kullanımının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

İntrauterin cihazlar (RİA), kadınların son zamanlarda en çok kullandığı doğum kontrol yöntemlerinden bir tanesidir.

Bu yöntem sadece iki ayda bir jinekolojik kontrol gerektirir ve kişinin herhangi bir şekilde müdahalede bulunmasını gerektirmez.

Diyafram, cinsel ilişkiden önce vajina içerisinde yerleştirilmesi gereken bariyer yöntemidir. Hamileliği önlemek için sperm öldürücü kayganlaştırıcı madde ile birlikte vajinaya yerleştirilir ve böylece vajinada tahrişe neden olması önlenir.

Bu yöntemin etkili olup olmaması, kişi tarafından düzgün yerleştirilip yerleştirilmemesine bağlıdır.

Doğum kontrol yöntemlerinden bir tanesine başvurmadan önce bir uzmana danışmak ve sizin için en doğru yöntemi öğrenmek için yardım almak önemlidir.

Her bedenin farklı olduğunu ve tüm kadınların bu yöntemlere aynı şekilde tepki vermediğini unutmayın.

3. Mastalji (memede ağrı) nedir?

meme bezlerinde ağrı

Bu, bazı kadınların yaşadığı bir belirtidir. Adet döneminde veya gebelik öncesinde ve esnasında göğüslerde ve meme bezlerinde hafif, orta veya şiddetli ağrılar olması anlamına gelir.

Bu ağrılar yalnızca bu dönemlerde görülse de, eğer ağrı çok şiddetli hale gelirse, sorunu teşhis etmek ve bu ağrılardan kurtulmanıza yardımcı olacak bir ağrı kesici önermesi için doktora görünmeniz önemlidir.

Ayrıca okuyun: Meme Kanseri ve 10 Uyarıcı İşareti

4. Vajinal akıntı normal midir?

Vajinadan gelen bazı sıvılar akıntıya neden olur. Beyaz, sarı ya da kahverengi olan bu akıntılar renge bağlı olarak normal olabileceği gibi bazı enfeksiyon ve hastalıkların habercisi de olabilir.

  • Bu akıntı, ölü hücrelerin, bakterilerin ve mukus salgısının ötesinde bir şey değildir.
  • Bir kadın ortalama olarak günde 1 ila 4 ml arasında sıvı salgılar. Bu da vajinanın nemlendirilmesine, kayganlaşmasına ve temiz kalmasına yardımcı olur. Bu nedenle bu herhangi bir enfeksiyonun habercisi değildir.
  • Akıntı beyaz veya şeffaf ise tamamen normaldir.
  • Bunun aksine lökore, genellikle enfeksiyon ürünü olan bakteriler ve mantarlar tarafından üretilen anormal ve sarı renkli bir vajinal akıntıdır.
  • Eğer akıntı kahverengi veya benzeri renkte ise, bu akıntı kişinin adet döneminin yaklaştığını gösterebilir. Eğer adet döneminiz yakın değilse ve kahverengi akıntınız varsa hemen bir jinekoloğa görünmenizi öneriyoruz.

5. Nasıl hamile kalabilirim?

mutlu kadın

Bu düşündüğünüzden daha yaygın bir sorundur. Uzun zamandır bebek sahibi olmak için çabalamalarına rağmen başarısız olan pek çok çift vardır. Bu durumun ne kadar yıpratıcı ve zor olduğunu tahmin etmek zor değil.

Eğer siz ve eşiniz bunlardan biriyseniz, jinekolojik bir kontrole gitmek sizin için iyi olacaktır. Bu sayede sorunu tespit edebilir ve çözebilirsiniz.

Kısır çiftlerin yaklaşık% 40’ı, erkeklerden kaynaklanan bir problem nedeniyle çocuk sahibi olamadığı için bir doğum uzmanına görünmek iyi bir seçenektir.

Bu çiftlerin % 10-15 oranında gebe kalma şansı vardır.

6. Adet döngümü nasıl düzenli hale getirebilirim?

tamponlar ve pedler

Pek çok kadında adet düzensizliği görülmektedir. Her kadının adet döngüsü farklıdır, kimilerininki daha sık aralıklarla gerçekleşirken kimilerinin aralığı daha uzundur.

Adet döngüsü 28 gündür ve yumurtlama menstrüasyonun ilk gününden itibaren 14. günde başlar.

Hamile kalmak istemiyorsanız, bu endişe verici veya tehlikeli olarak değerlendirilmez.

Yumurtlama başladığında adet döngünüzün ortasına gelmişsiniz demektir. Ancak adet aralığı daha uzun veya daha kısa olan kadınlarda kesin bir tarih belirlemek zordur.

Bu yazımızı da okuyun: Menstrüal Kap Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Şey

Normalde jinekologlar kadının adet döngüsünü düzenlemesine yardımcı olan bazı doğum kontrol haplarını tedavi yöntemi olarak verebilir.

Ayrıca, bu haplar 28 gün içerisinde döngünün daha hızlı bir şekilde düzenlenmesine yardımcı olurlar. Düzensiz adet gören kadınlarda kadınlarda bu döngü 21 veya 40 gün arasında değişiklik gösterebilir.

Sonuç olarak, bir jinekologa gitmek için birden fazla neden vardır. Her kadın, cinsel organının bakımı ve işleyişiyle ilgili her şeyi bilmelidir.

Henüz bir jinekoloğa muayene olmadıysanız, daha fazla bilgi sahibi olmak, cinsel yaşam ve adet döngünüzle ilgili aklınıza takılanları sormak, hastalıkları önlemek ve üreme sisteminizin kontrol ettirmenin artık zamanı geldi!

Bunlar da ilginizi çekebilir