Sırt Ağrısı Problemi için Müdahale ve Önlemler

· 9 Kasım, 2014

”Çağdaşlık’ ile’ beraber hayatımıza giren sağlık sorunlarının başında hiç şüphesiz sırt ağrısı gelmektedir. Sırt ağrısına sebep olabilecek birçok etken vardır.

Ama kesin olan bir şey varsa, o da düzgün önlem ve farkındalık ile sırt ağrısının sağlığınıza olan etkisini büyük ölçüde azaltabileceğinizdir. Haydi bu ”yaygın” soruna biraz göz atalım ve ne gibi önlemler alınabileceğini öğrenelim.

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Sırt Ağrısını Kötüleştiren 6 Günlük Alışkanlık

Sırt ağrısının nedenleri

Uzun veya kısa boylu farketmeden herkes hayatının belli bir döneminde sırt ağrısı yaşayabilir. Ancak bu sıkıntıyı vurgulamak adına bazı ”risk faktörleri” belirlenmiştir. Bunlar:

  • Yaş: 30 ve 40’lı yaşlarınızdan itibaren, gençliğinize nazaran daha fazla sırt ağrısı çekebilirsiniz. Bunun sebebi düzgün şekilde oturmamanın uzun vadede etkileri ve omuriliğin bel veya boyun bölgesine binen fazla yüklerdir.
  • Hareketsiz yaşam tarzı: Fazla fiziksel aktivite yapmayan bireylerin sırt ağrısına yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğu kanıtlanmıştır.
yan yana oturmuş bilgisayara bakan üç adam

  • Aşırı kilo: Kalori ve yağ alımı yüksek bir beslenme düzeni yalnızca kilo almanıza sebep olmakla kalmaz, sırtınızı daha fazla ağırlık taşımaya ve daha çok çalışmaya zorlayarak sırtı güçsüzleştirir.
  • Kalıtım: Kireçlenme, kas iltihapları ve genetik olarak aktarılabilen diğer ağrı ve rahatsızlıklar söz konusuysa sırt ağrısı yaşamanız olasıdır.
  • Diğer hastalıklar: Örneğin, kanser hastaları çok ciddi sırt ağrıları çekebilir.
  • İş hayatı: Geçmişte yaptığınız veya halihazırda yapmakta olduğunuz iş, sırtınıza hasar vermiş veya zayıflatmış olabilir. Buna sebep olabilen çalışma şartlarından en yaygın olanları: Ağır yük kaldırmak, bir şeyleri itmek, bütün gün rahatsız bir sandalyede oturmak ya da tüm gün ayakta durmak.
  • Tütün: Sigara da sırtı tehlikelere karşı korumasız kılan etkenlerden biridir. Bunun sebebi sigara kullananların omurlarının düzgün çalışması için gerekli olan besinleri alamamalarıdır. Sigara kullanıcılarının sırt ağrısını iyileştirme süreci de normalden uzundur.
  • Sırttaki mekanik problemler: Spazmlar, omurga eğriliği, stenoz, kas gerilmesi, disk zedelenmesi, bel fıtığı, kırık ve çatlaklar, kazalar, düşüşler ve burkulmalar sırt ağrısına yol açabilmektedir.
  • Gebelik: Bebeğin neden olduğu ek ağırlıktan dolayı, hamile kadınlar sıklıkla sırt ağrısı yaşamaktadır.

Sırt ağrısı nasıl önlenebilir?

Bu etkenlerin sırtınızı çok fazla etkilemesini engellemek için birkaç teknik ve metodu öğrenmekte fayda vardır. En etkili çözümlerden birkaçını şu şekilde sıralamamız mümkündür.

Yan veya sırt üstü yatarak uyuyun

Uykuda geçen ortalama 8 saat boyunca zihniniz ve bedeniniz ile birlikte omurganız da dinlenmelidir. Bu da demek oluyor ki; bu süre boyunca sırtınız rahatsız edici pozisyonlarda durup vücudun ağırlığını taşımak zorunda kalmamalıdır.

Uzmanlar cenin pozisyonunda uyunmasını tavsiye ediyor. Bu pozisyon yan yatarak, dizler karna doğru çekilmiş, baş ve boyun omur hizasında bir yatış pozisyonudur.

Yüz üstü yatarak uyumayın; çünkü bu pozisyon omurganın fazla bükülmesine ve boynunuzu uzun süre yana çevrili tutmanıza neden olur. Bu da sırt ağrısı yaşama olasılığınızı artırabilir.

Mekik çekin

Sadece yazın gösterebileceğiniz güçlü, belirgin karın kasları için değil; aynı zamanda olası sırt ağrılarına engel olacak güçlü sırt kaslarına sahip olmak için de mekik çekmelisiniz.

Sırt ağrısına karşı en çok önerilen egzersizler pilates, yüzme ve yogadır. Mekikle birlikte günde yarım saat ile bir saat arası tempolu yürüyüş yapmanızı da öneriyoruz. Rahat bir spor ayakkabı giyin ve günde 5 dakika kadar karın hareketleri de yapın.

Yatak ve yastık seçiminize dikkat edin

Yatak ve yastık seçimi sırt sağlığınız için ciddi önem taşır. Yastığınızın ve yatağınızın omurganın doğal yapısına göre şekillenmesi gerekir. Bu ikiliyi alırken buna göre seçmenizde yarar vardır.

Yeni bir yastık aldığınız zaman boynunuzun ona adapte olması en az 2 hafta sürer. Esnek ve yumuşak bir yatak, daha iyi bir pozisyonda uyumanızı sağlayıp kan dolaşımına iyi gelecektir.

Stresten kaçının

Yaşadığımız fiziksel sıkıntıların bir çoğu aslında sinir ve strese bağlıdır. Bu aynı zamanda enerji düzeyimizi de olumsuz etkiler. Mesela, derpesyonda olan insanların %70’i aynı zamanda sırt veya boyun ağrısı da çekmektedir.

yerde bağdaş kurmuş oturan çift

Duruşunuza dikkat edin

Çalışma ortamı; bütün gün bilgisayarın başında otursanız da durmadan ağır nesneleri kaldırıp kendinizi zorlasanız da, bel ve boyun kısmındaki ağrılara etki eden en önemli faktördür.

Eğilip yerden bir kağıt almak veya kitaplıktan bir kitabı almak için uzanmak gibi basit hareketler bile sırtınıza zarar verebilir. Özellikle kadınlar topuklu ayakkabılara dikkat etmelidir; çünkü bunlar da omurgayı rahatsız eder. Vücut yürürken ileri doğru itilir ve bel bölgesindeki disklerde daha fazla gerilme olur.

Evde kendiniz uygulayabileceğiniz tedaviler

Eğer bel, sırt veya boyun ağrılarınız sizi bütün gece uyutmuyorsa ya da sırtınız tutuldu ve yürüyemiyorsanız, bu oldukça etkili tedavilerden birini evinizde deneyebilirsiniz:

  • Ağrılı bölgeye alkollü biberiye ile masaj yapın: İki dal biberiyeyi bir bardak alkolün içine koyup en az 7 gün bekletin. Dairesel hareketler ile ovarak baskı uygulayın.
  • Bir kılıfın içine taze dövülmüş at kestanesi doldurarak kumaş, su ve liften oluşan küçük bir yastık yapın ve ağrılı bölgenin üzerine koyun.
  • Bir litre kaynar suda 2 kaşık ada çayını demleyip soğumasını bekleyin. Süzün ve günde 3 defa için.
  • Kapaklı cam bir kavanozun içine zeytinyağı ve papatya çiçekleri koyun. Kapağını kapatıp güneşin altında 2 hafta bekletin. Daha sonra ağrılarınız esnasında kullanmak üzere buzdolabına kaldırın. Kullanırken yağlı karışımı biraz ısıtıp, ağrılı bölgeye sürün.
  • 1 avokado, 1 çay kaşığı okaliptüs tohumu ve biraz romu mutfak robotunda çekip yoğun bir macun kıvamına getirin. Sırtınıza dairesel hareketler ile nazikçe masaj yaparak sürün.
yerde sehpa üstünde yaz yazan insanlar

Görseller Wonderlane, Justin Beader, David B Gleeson ve Johanna Kollmann’ın izinleriyle kullanılmıştır.