Yaşınız İlerledikçe Bazı Savaşların Mücadele Etmeye Değmediğini Anlarsınız

· 6 Nisan, 2017
Uğruna mücadele etmeye değmeyen şeyler ya da insanlar için gereğinden fazla çaba sarf etmeyin. Sadece hayatımıza mutluluk getiren şeyler için mücadele etmeliyiz, başkalarının bize yaptırmaya çalıştıkları için değil. 

Zaman geçtikçe uğruna mücadele ettiğimiz birçok şeyin aslında çabalarımıza değmediğini fark etmeye başlarız. Bir sürü diyalogdan kaçınırız, gençliğimizde kurduğumuz hayallerden ve hatta bazı insanlardan vazgeçeriz.

Bu durumlara bir kayıp olarak bakmak yerine onları gerçekte oldukları şekilde görmeliyiz: bunlar zamanında çok umut bağladığımız ama sonra aslında uğruna mücadele etmeye değmediğini fark ettiğimiz şeylerdir.

Kişisel gelişimi, olgunlaşmayı ve zaman geçtikçe hayatta ilerleme kaydetmeyi deneyimlemek, neredeyse kusursuz bir yapbozun parçalarını bir araya getirmek gibidir.

Hayatımızın bazı dönemlerinde imkansız parçaları yanlış yerlere koymaya çalışarak kendimizi avuturuz.

Sadece zaman ve hayatta edindiğimiz tecrübeler doğruyu görmemizi sağlar; yolları bizimkiyle kesişmeyen insanların ya da hayatımıza uymayan bazı şeylerin olabileceğini fark etmek gibi.

Bundan sonra anlatacaklarımızın üzerinde etraflıca düşünmenizi öneririz.

Kimi zaman bazı savaşları kaybetmek gerekir

Gençliğimizde birçok şey, biz seçmemiş bile olsak bir şekilde karşımıza çıkar. Bu coşkun bir nehirde rafting yapmaya benzer, tedirgin ve aynı zamanda hayat dolu.

Gençken yaptığımız hatalardan biri de karşımıza çıkan ilk insana aşık olup o kişiye çok fazla kapılmaktır. 

Bir başka örnek de sadece çok fazla görüştüğümüz için insanlarla arkadaşlık kurmaktır. Mesela bu insanlar sınıf arkadaşınız ya da arkadaşınızın arkadaşı olabilir. Bu durum, servis edilen yemeği beğenmediğimiz halde yapan kişinin hevesini kırmamak için yemeye devam etmek gibidir.

Hayatımızın bu evresinde, bu şekilde davranmamızın tek bir amacı vardır: bir topluluğa ait olmak; yani başkaları tarafından kabul görmek.

Ergenlik çağındaki gençlerin yaptığı da tam olarak budur. Hayata ilk adımlarını atarken başkalarından onay bekleyerek hareket ederler. Buna onların söylediklerini dinlemek ve yaptıklarını yapmaya çalışmak da dahildir.

Oysa ki yaşlandıkça bazı şeyler değişir. Gün gelir arkadaşlarımızı ya da mücadelelerimizi seçme konusunda daha seçici hatta çok fazla seçici olmaya başlarız. Yani ne istediğimizi ve ne istemediğimizi tam olarak biliyoruzdur.

kus

Nicelik yerine nitelik

Sonunda birçok sahte arkadaş yerine birkaç tane gerçek dosta sahip olduğumuz günler gelecektir.

Duygularımızı değerlendirirken hep geriye dönüp bakarız. Halbuki asıl doğru olan içimizden geçenlere kulak vermektir, çünkü bazı şeylerin farkına ancak böyle varabiliriz. Örneğin:

  • Nihayet anlarız ki, önceden çok önemli gelen hayatın bazı yönleri şimdi bizim için önemini yitirmiştir.
  • Mesela, önceden başarılı bir sosyal hayata sahip olmayı önemsiyordunuz fakat şimdi daha küçük gruplarda bulunmaktan keyif alıyorsunuz.
  • Önceden bir sürü çılgın planlar aklınızı kurcalıyorken şimdi hedeflerinize teker teker yoğunlaşmayı tercih ediyorsunuz.
  • Acıyla sonuçlanmış mücadelelerinizin olması çok muhtemeldir. Mesela, birinin sizi sevmesini çok istemiş olabilirsiniz ya da aileniz tarafından kabul görmek, herkese yeterince iyi olduğunuzu göstermek…
  • Ancak şimdi bu mücadeleleri bıraktınız. Çünkü artık daha tecrübelisiniz. Üstelik kendi özgün kişiliğinizden sizi uzaklaştıran şeyleri kovalamaktan vazgeçmenizi söyleyen sezgilere sahipsiniz.

Sadece tek bir kişiye ne kadar iyi olduğunuzu göstermeniz gerekir, o kişi de sizsiniz. Eğer bazı insanlar sizden hoşlanmıyorsa yapacağınız en son şey sevgi dilenmek olmalıdır.

Olgunlaşmak kişisel gelişimi deneyimlemektir

Bazı savaşlar uğruna mücadele etmeye hiç değmez.

Bunlarla mücadele etmek kendinizle çelişmek demektir. Dahası, insanların fikirlerini değiştirmeye çalışmak ya da onlara olmalarını dilediğimiz kişi gibi davranmak aynı şekilde çelişki yaratır.

uzgunkadin

  • Belli bir olgunluğa eriştiğimiz zaman girmememiz gereken yollar olduğunu görürüz. Özellikle başkalarının bizi sokmaya çalıştığı ve kendi benliğimize tamamen ters düşen bu yolları izlemememiz gerektiğini anlarız.
  • Nihayetinde kişisel gelişim, başkaları ne der ya da ne düşünür diye korkmadan, neyi isteyip neyi istemediğimizi cesurca söyleyebilmeyi gerektirir. 
  • Seçtiğimiz yolda ilerlemek, bazı insanlarla bağlarımızı koparmayı ve bazı ilişkileri bitirmeyi gerektirir. Bu da bize gözyaşı ve mücadele getiren her şeyi bırakmak demektir.

Bunu daha önemli bir şey elde etmek için yaparız; o da özsaygıdır.

Bu çeşit kişisel adımları atmak o kadar kolay değildir. Mesela hala birçok insan kendisini ve özsaygısını yaralayan imkansız mücadeleler vermeye devam etmektedir.

Mücadele etmeye değmeyen savaşlardan nasıl çıkarız

Her şeyden önce söylemeliyiz ki bu hiç kolay değildir. Bu şahsi savaş alanlarından kaçmak çok fazla efor gerektirir.

Ne yazık ki bazen imkansız ilişkiler için mücadeleye devam etmenin asıl onurlu seçim olduğunu düşünürüz.

Mesela birçoğumuz bize zaman zaman ihanet etmiş olmalarına rağmen beraber vakit geçirmeye devam ettiğimiz arkadaşlara sahip olmuşuzdur. Diğer örnekler ise:

  • Kendimize hep iyi bir evlat, yeğen ya da kuzen olarak her şeyimizi ailemize vermemiz gerektiğini söyleriz.
  • Ancak bu savaşların birçoğu sadece acı getirir ve zaten çoktan kaybedilmiştir, çünkü biz aksini düşünmeyi seçsek de insanlar asla değişmezler.
  • Ne kadar acı verse de bazı insanları hayatınızdan çıkarmak ve özsaygınızı zedeleyen “zararlı ortamlardan” ayrılmak en iyisidir. Unutmayın ki sizi en çok incitmek isteyenler belli ki sizi sevmeyenlerdir.
cicekli-kadin

Unutmayın, cesur insanlar bütün eforlarını karşılık alamayacakları bir şey için harcamak istemez.

Bunun yerine hayatta çabalamaya değecek şeyler için mücadele etmeyi tercih ederler: kendi mutlulukları ve sevdiklerinin mutlulukları için.