Yeni Doğanlarda Solunum Hastalıkları

08 Haziran, 2020
Solunum hastalıkları yeni doğanlarda hayati tehlikelere neden olabilir. Bundan dolayı erken teşhis anahtardır.

Bebekler belirli hastalıklara karşı özellikle savunmasızdır. Bundan dolayı yeni doğanlarda solunum hastalıkları gibi durumları kontrol etmek için bu hastalıkların erken fark edilmesi tanı ve tedavinin etkili bir şekilde yapılmasına olanak tanıyacaktır.

Yeni Doğanlarda Solunum Hastalıkları” adlı çalışmaya göre solunum problemleri yeni doğanlarda son derece yaygındır. Bu gerçek şaşırtıcı görünebilir. Yeni doğanlarda görülen bu solunum hastalıkları erken tedavi gerektirir çünkü hayati tehlike yaratabilirler. Bugün bu hastalıkların en yaygın olanlarından bazılarını ve nasıl tedavi edilebileceklerini öğreneceksiniz.

Yeni Doğanlarda Solunum Hastalıkları

Doktor muayenesinden geçen bir yeni doğan.
Yeni doğanlar solunum hastalıkları geliştirmeye eğilimlidir.

Yeni doğanlarda solunum hastalıkları bazen neonatal solunum hastalıkları olarak da bilinir. Bazıları enfeksiyonsal sebepler ya da doğum kusurları dolayısıyla ortaya çıkabilir. Yeni doğanlarda en sık görülen solunum hastalıklarından bazılarına değinmek için Dr. Cesar Alberto Orozco tarafından yürütülmüş olan çalışmaya odaklanacağız.

İnterstisyel Akciğer Hastalığı (ILD)

Yeni doğanlarda görülen solunum hastalıkları arasındaki bu ilk hastalık tüm akciğeri, ya da akciğerin sadece bir kısmını etkileyebilir. Problem, alveolar septada geri döndürülemez bir hasara yol açması ve havanın dağılmasına neden olmasıdır. Bu spontane bir şekilde, genellikle solunum terapisi alan yeni doğanlarda görülür. Bazen de önerilen ağırlıktan çok daha az kiloda olan bebeklerde de ortaya çıkabilir.

En yaygın kullanılan tedavi, akciğeri kollaps ettirmek ve iyileşmesini teşvik etmek için yeni doğanı yanına (etkilenen akciğerin bulunduğu tarafına) yatırmaktır. Ayrıca doktorlar etkilenmemiş olan akciğere bir endotrakeal tüp yerleştirilir, ki diğer akciğer iyileşebilsin. 

Bu yazımızı da okumalısınız: Yenidoğan Bebeklerde Ameliyat Gerektiren Hastalıklar

Pnömotoraks

Bu solunum hastalığı genelde prematüre bebeklerde daha yaygındır. Problem, havanın peribronşiyal bölgelerde hapsolması ve hava yollarını baskılamasıdır. Bu hapsolmuş hava genellikle akciğer ile göğüs duvarı arasındaki boşluklara kaçar, bu bölge plevral boşluk olarak bilinir. Bu olduğunda yeni doğanın cildi genellikle mavimsi görünür; bu da siyanoz (mavi hastalık) olarak bilinir.

Uzmanlar bu hastalığı bir acil durum olarak değerlendirir çünkü yeni doğanın ölme riski fazlasıyla yüksektir. Çözüm genellikle yeni doğanın göğsüne bir sonda yerleştirerek plevral boşluğa kaçan havayı çıkarmaktır.

Geçici Takipne

Yoğun bakım ünitesine alınmış bir yeni doğan.
Eğer yeni doğanın akciğerlerindeki sıvı dışarı atılmazsa bu ileride komplikasyonlara yol açabilir.

Yeni doğanlarda görülen solunum hastalıklarının üçte biri 24 saatten az sürer. Önceki vakada olduğu gibi bebeğin cildi maviye dönebilir. Bebek nefes aldığında akciğerlerindeki sıvının çoğunu atsa da bazen sezaryen ile ya da prematüre doğan bebekler bu sıvıyı atmakta zorlanabilir.

Alışıldık olan tedavi bebeğin sürekli kontrol altında tutulmasıdır. Ayrıca, bebeğe oksijen sağlamak da tedaviler arasındadır. Hızlı solunum, bu hastalığın karakteristik bir semptomudur. Tedavi sırasında bebeğe intravenöz bir şekilde sıvı ve besin verilmelidir.

Okumaya devam edin: Kan Vererek Bebeklerin Hayatını Kurtaran Adam

Yeni Doğanlarda Görülen Diğer Solunum Hastalıkları

Yeni doğanlarda görülen son derece farklı üç solunum hastalığından bahsettik. Ancak, ortaya bu tipte birçok sorun daha çıkabileceği için, yeni soğanları etkileyebileckr diğer hastalıkları da özetleyeceğiz.

  1. Konjenital trakeomalazi. Bu durumda trakea olması gerektiği şekilde gelişmez, yani zayıf ve flasiddir. Bebekler bu duruma sahip olduklarında genellikle nefes alırken ses çıkarırlar. Genellikle 18 ay içerisinde durum iyiye gider.
  2. Konjenital bronşiektazi. Burada, hava yolları bir enfeksiyon ya da yabancı bir maddenin solunması dolayısıyla genişler. Genel olarak, bu durum sıklıkla komplikasyonlara neden olur ve tedavinin amacı da enfeksiyonları tedavi etmektir (bunlar genellikle tekrar tekrar yaşanırlar). Çoğu vakada hasa geri döndürülemez.
  3. Pulmoner hipoplazi. Bu akciğer gelişimini etkiler ve hava yolları ve arterlerin çatallanmasını engeller. Doğal olarak, bu durum genellikle ölüme yol açan bir solunum bozukluğuna neden olur. Ancak, oldukça nadir bir hastalıktır.
  4. Konjenital pnömpni. Bu durumda, akciğer dokusu enflame hale gelir, ölüm oranının bu kadar yüksek olma nedeni de budur. Ancak, erken bir antibiyotik tedavisi ölümü engellemdye yardımcı olabilir.

Genel olaea, bunlar yeni soğanları muzdarip olabileceği solunum hastalıklarından bazılarıdır. Doktorların bu hastalıkları tedavi edebilmesine yardımcı olmak için erken tanı anahtardır. Bunun yapılabilmesi için tıbbi ekip en iyi tedaviye karar verebilmek adına gerekli testleri isteyecektir.

  • Bancalari, M. (2003). Ventilación de alta frecuencia en el recién nacido: Un soporte respiratorio necesario. Revista chilena de pediatría74(5), 475-486.
  • Castro López, F. W., Labarrere Cruz, Y., González Hernández, G., & Barrios Rentería, Y. (2007). Factores de riesgo del Síndrome Dificultad Respiratoria de origen pulmonar en el recién nacido. Revista Cubana de Enfermería23(3), 0-0.
  • Cotallo, G. C., Sastre, J. L., Colomer, B. F., López, N. G., & Martín, S. C. (2002). Recién nacido a término con dificultad respiratoria: enfoque diagnóstico y terapéutico. Junta Directiva de la Asociación Española de Pediatría, 257.