Ateroskleroz: Semptomları ve Tedavisi

25 Mayıs, 2020
Ateroskleroz kalp krizine neden olabilen bir damar hastalığıdır. Bundan dolayı risk faktörlerini engellemek ve kan damarlarınıza dikkat etmek son derece önemlidir.

Ateroskleroz, damarların duvarlarında kolesterol birikmesine neden olan bir damar hastalığıdır. Bunun bir sonucu olarak da kan damarları sertleşir ve yapışkan hale gelir, ve bu şekilde tıkanma riski artar. Bu hastalık kalp krizine ve felce neden olur. Bu sebepten dolayı da damarlarınıza dikkat etmek çok önemlidir. Bunu yapmak için de tüm olası risk faktörlerinden kaçınmalısınız:

  • Obezite,
  • Yüksek kolesterol,
  • Hareketsiz bir yaşam tarzı
  • Sigara kullanmak.

Bu yavaş yavaş gelişen ve erken bir yaşta başlayıp ilerleyebilen bir hastalıktır. Semptomlara neden olmaz, bundan dolayı bu hastalıktan muzdarip olduğunuzu bilmek son derece zordur. Sadece testler ile, ya da onu takip eden bir hastalık tetiklendiğinde tespit edilebilir.

Diğer yandan, gelişmiş ülkelerde daha yaygın olan bir hastalık olmasına rağmen (önde gelen ölüm nedenlerinden bir tanesidir), şimdilerde kendisini gelişmekte olan ülkelerde de önde gelen ölüm nedenlerinden biri olarak konumlandırmaktadır.  Genel olarak, erkeklerin bu hastalıktan muzdarip olma riski kadınlara kıyasla daha fazladır.

Ateroskleroz Nasıl Ortaya Çıkar

Üzerinde kolesterol testi yapılan bir kan örneği.
Damarlardaki plak birikimi ateromatöz lezyonlara yol açana kadar kademeli bir şekilde gerçekleşir.

Bu değişim kolesterol ve trigliseritler gibi lipitler damarların duvarlarında biriktiğinde ortaya çıkar. Ayrıca kandaki lökositler olarak bilinen enflamatuvar hücreler de birikir.

Damar duvarlarında maddeler birikmeye devam ettikçe damarları oluşturan hücreler de düzensizleşir ve ateromatöz lezyon olarak bilinen şeyler ortaya çıkabilir. Lezyonlar ilerlediğinde ortaya kolesterol kristalleri ve kalsiyum depozitleri çıkar. Bazı durumlarda ateromatöz lezyonlarda rüptür yaşanır ve trombüs oluşur, bu da damarı tıkayabilir ve kalp krizine neden olabilir, çünkü kan akışı sekteye uğrar.

Bu yazımızı da okumak isteyebilirsiniz: Kolesterol Düşüren Diyetler Hakkındaki Mitler

Ateroskleroz Semptomları

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, bu herhangi bir semptom ya da işaret olmadan ortaya çıkan bir hastalıktır. Bundan dolayı da çok tehlikelidir. Semptomlar sadece ateroskleroz ilerlediğinde ve kan farklı organ ve dokulara ulaşmakta zorlanmaya başladığında ortaya çıkma eğilimindedir.

Orta ya da şiddetli artetiyoskleroz belirtileri hangi arterlerin etkilendiğine bağlıdır. Bazı örnekler şunlardır:

  • Koroner arterler. Bu hastalar göğüste ağrı ya da baskı hissedebilirler. Bunlar göğüs anjininin tipik belirtileridir.
  • Serebral arterler. Bu hastalar ani uzuv güçsüzlükleri ve konuşma güçlüğümün yanında bir gözde geçici görme kaybı ya da yüz kaslarının sarkması gibi semptomlar da yaşarlar. Bu semptom dizisi uygun şekilde tedavi edilmezse felce dönüşebilecek olası bir geçici iskemik ataklar bütününe işaret eder.
  • Uzuvlardaki arterler. Bu durumlarda etkilenen bireyler yürüdüklerinde bacaklarında ağrı hissedebilirler.
  • Renal arterler. Bu arterlerde görülen arteriyoskleroz yüksek tansiyonun ya da böbrek yetmezliğinin bir sonucu olarak kendisini gösterir.

Bu yazımızı da okumalısınız: Bu 7 Gıdayı Daha Çok Tüketerek Damar Tıkanıklığını Önleyin

Tedavi

Tıkanmış bir damarın illüstrasyonu.
Kan basıncı ve pıhtılar bu hastalığın neden olduğu tipik sağlık problemlerindendir.

Bu durumu tedavi etmek için bir uzman her hasta için özgün tedaviler önerecektir, çünkü tedavi hastanın yaşı, sağlık durumu ve lezyon faktörünün yanında diğer faktörlere de bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. 

Ancak, uzmanlar genellikle tüm hastalara bazı genel önlemler uygular. Öncelikle, kolesterolü azaltmak için beslenme düzenini değiştirmek, sigarayı bırakmak ve daha fazla egzersiz yapmak gibi belirli alışkanlıkların değiştirilmelerini önerirler. İkincisi, gerekli olduğunda, uzmanlar pıhtı oluşumunu engellemek için antikoagülanlar ile ilaç tedavisi önerirler.

Ayrıca trombosit “yapışkanlığını” azaltmak için yararlı olan antitrombosit ilaçlarının kullanımına da başvurabilirler. Bu durumu tedavi etmek için kullanılan diğer ilaçlar kan basıncını ve kolesterol seviyelerini düşürmeye yarayan ilaçlardır.

Üçüncü olarak ise, bazı hastalar cerrahi tedaviye ihtiyaç duyarlar. İki cerrahi teknik bulunmaktadır:

  • Anjiyoplasti. Bu prosedürün hedefi tıkalı arterleri açmaktır.
  • Koroner arter baypas cerrahisi. Bu göğüs anjini yaşayan hastalarda kullanılan bir tekniktir.

Son olarak, arteriyoskleroz kaçınılabilir ve önlenebilir olan ana hastalıklardan bir tanesidir. Gelişiminde yaşam stili önemli bir rol oynar. Bundan dolayı düzenli olarak egzersiz yapmak, sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslenmek ve kötü alışkanlıklardan uzak durmak bu hastalığı engellemenin en iyi yollarıdır. 

  • Marrupe, L. H. (2010). La coronariografía. Libro de La Salud Cardiovascular Del Hospital Clinico San Carlos y de La Fundacio BBVA.
  • Fernández-Miranda, C., Luis Aranda, J., Paz, M., Núñez, V., González, P. G., Díaz-Rubio, P., … Gómez Izquierdob, M. T. (2001). Aterosclerosis subclínica de la arteria carótida en pacientes con enfermedad coronaria. Medicina Clínica. https://doi.org/10.1016/S0025-7753(01)71864-7
  • Alvarez, B. G., & Docampo, M. M. (2005). Arteriosclerosis. In Measuring Immunity: Basic Biology and Clinical Assessment. https://doi.org/10.1016/B978-012455900-4/50316-0