İlk Hasta: Salgın Sırasında Araştırma

20 Mayıs, 2020
Dünyadaki laboratuvarlar koronavirüse karşı aşı ve ilaçlar bulabilmek için güçlerini birleştiriyorlar. Bu sırada, araştırma görevlerinden önemli bir tanesi gelecekte ortaya çıkabilecek salgınları önlemek için ilk hastayı belirlemektir.

Koronavirüs (COVID-19) durmaksızın tüm dünyaya yayıldı ve hem iletişim araçlarını hem de hükumetlerin dikkatini etkisi altına aldı. Ancak, tüm bu kargaşada gözden kaçırma eğiliminde olduğumuz bir konu var: pandemide ilk hasta kimdi, bunu bulmak.

Bu küresel salgının başından beri uzaktan da olsa duyuyor olduğumuz bir şey var. Odak noktası Çin’in Hubei şehrindeki deniz ürünleri pazarı. Ancak oradan sonra soruşturmaların hatları bulanık hale geliyor.

Virüsü ilk kez insanlara geçiren pangolin yarasası mıydı? Enfeksiyonu ilk kapan kişi tam olarak kimdi?

Bütün bunlar gereksiz bilgiler gibi görünebilir. Çoktan gerçekleşmiş olan bir şeyi araştırmak için neden bu kadar fazla kaynak harcansın ki?

Cevap basit ama bariz: Pandeminin nasıl başladığını bilmek bu tip durumların tekrar yaşanmasını engelleyecek.

Eğer koronavirüs salgınındaki ilk hasta hakkında daha fazla şey bilmek istiyorsanız okumaya devam edin.

Daha fazlasını keşfedin: Koronavirüs Tespiti: PCR Testi Nedir?

İndeks Olgu

İlk hasta ya da indeks olgu bir araştırmacının dikkatini ve enfeksiyonun sebebinin keşfedilmesi için gerekli olan bir dizi eylem, ziyaret ve adımı tetikleyen ilk vakayı ifade eder.

Bu sürecin ilk adımında üç farklı indeks olgu vardır:

  • Primer olgu: Kronolojik sıralamada ilk ortaya çıkan vaka.
  • Ko-primer olgu: Bu primer olguyu takip eden vakadır ve ortak bir kaynaktan gelen maksimum inkübasyon süresine dahil edilir.
  • Sekonder olgu: Bu, inkübasyon süresi göz önüne alındığında, primer olgudan bulaşma ile ilişkilendirilebilecek ilk vakaya verilen addır. Diğer bir deyişle, hastalığı primer olguya maruz kalarak yakalamış bir kişidir.

Bu terminoloji kulağa biraz garip ve anlaşılması zor gelebilir ancak açık olması gereken bir şey vardır: indeks olgu bu üçlüden herhangi biri olabilir. İlk hasta söz konusu olduğunda önemli olan şey bunun ilk ya da ikinci enfeksiyon vakası olması değildir. Daha ziyade, önemli olan şey sağlık otoritelerini uyarmak ve araştırma mekanizmalarını başlatmaktır.

COVID-19 gibi bir hastalık tarafından enfekte edilen ilk kişinin kim olduğunu asla kesin olarak bilemeyeceğiz. Birçok vakada bu kişi asemptomatik olabilir. Bunun nedeni, dikkatin alarm durumunu ilk başlatan vaka ya da vakalara odaklanmasıdır.

Koronavirüs salgınındaki ilk hasta hakkında temsili bir görsel.
COVID-19 gibi bir hastalığı ilk kapan kişinin kim olduğunu asla bilemeyiz. Ancak, araştırmacıların mümkün olduğunca fazla şey bulmaları gerekiyor.

İlk Hasta: Çin’deki İndeks Olgu

Bu haber şaşırtıcı: Çinli yetkililere göre rapor edilen ilk koronavirüs vakası 17 Kasım 2019’da gerçekleşmiş gibi görünüyor. Uzmanlar, bu vakanın Hubei şehrinin 55 yaşındaki bir sakini olduğuna inanıyorlar.

Açık bir şekilde, uzmanlar bu sonuçlara hastalığın a posteriori testlerini yaparak ulaşıyorlar. Çünkü, hasta bir klinik tablo gösterirse ancak hastalık henüz tanımlanamamış durumda ise doktorlar semptomları diğer nedenler ile ilişkilendirir.

  • Bu yılın Mart ayının sonlarına doğru uzmanlar pangolin’in enfeksiyonun olası odağı olduğuna inanıyorlardı. Dahası, son çalışmalar da bu teorinin doğruluğuna dair daha fazla kanıt sunmakta.

Bir araştırmacı ekibi Doğa (Nature) adlı bilim dergisinde farklı dondurulmuş pangolin kalıntıları üzerinde yapılan analizlerin sonuçlarını yayınladı. Bu veriler aydınlatıcı, çünkü araştırmacılar 18 örnekten 5’inde an itibariyle insanları etkiliyor olan koronavirüs suşuna %90 benzerliği olan bir suş buldular. Bu da virüsün pangolin’den ortaya çıkan bir mutasyonunun insanları istila etmek üzere adapte olmuş olmasının son derece mümkün olduğunu göstermektedir.

Peki, elimizde hastalığın olası vektörü ve klinik bir tablo çizen ilk hasta olduğuna göre, o halde eksik olan nedir?

COVID-19 salgını dolayısıyla maske takan bir kişi.
Çeşitli araştırmacılar devam ediyor olsa da, bulgular pangolin koronavirüsünün bir mutasyonunun insan vücudunu istila etmek üzere adapte olmuş olabileceğine işaret ediyor.

Bilgi Eyleme Olanak Tanır

İlk hasta sadece bir tane değildir. Aslında bu coğrafi bölgeye dayanır. Ana kaynağın kökenini belirlemek hayati önem taşır ancak bunun dünyanın geri kalanında da keşfedilmesi gerekir.

Bu yazımızı da kaçırmayın: “Eğriyi Düzleştirmek”: Epidemiyolojik Yansımalar

Avrupa’da, New England Tıp Dergisindeki bir yayına göre, 33 yaşındaki bir Alman virüsü kapan ilk Avrupalı kişi olabilir. Bu da bizi birkaç soruya götürüyor:

  • Hasta, hastalığı nasıl kaptı?
  • Hasta bulaşma sürecinde seyahat ederken hangi ulaşım araçlarını kullandı?
  • Hasta inkübasyon süreci sırasında kaç kişi ile temas halindeydi?

Bu sorular ve benzerleri uzmanların indeks olgusuna bakarak cevaplamak istedikleri sorular. Eğer bu küresel pandeminin dinamiklerini bilirsek bir sonraki pandemi hükumet kurumları için böylesine büyük bir sürpriz olmayacaktır.

Örneğin, eğer araştırmacılar her ülkedeki indeks olgularının %90’ının virüsü bir uçak yolculuğunun sonucu olarak kaptığını keşfederlerse sonraki salgınları kontrol etmek daha kolay olacaktır.

Bir olay ile ilgili temel bilgi, olayı önlemenin anahtarıdır. Bundan dolayı, pandeminin yayılmasını önlemek için alınan önlemlerin incelenmesine rağmen, pandeminin nasıl başladığını bilmek de hayati bir önem taşımaktadır.