Kararmış Meyve Yemenin Sonuçları

8 Nisan, 2020
Aslında kararmış meyve yemek insan sağlığına zarar vermez. Fakat bu durumdaki meyvelerin besin değerleri daha düşüktür. Bundan dolayı, meyvenin kararma sürecini geciktirmek için neler yapmanız gerektiğini bilmenizde fayda var. Okumaya devam edin!

Meyveler hava ile temas ettiklerinde kararırlar. Bu durum meyvelerin artık tüketilemeyeceği anlamına gelmese de, belirli özelliklerini yitirmelerine neden olur. Bugünkü yazımızda, kararmış meyve tüketmenin ne gibi sonuçları olacağından söz edeceğiz.

Meyvenin kalitesini ve işlevini etkileyen duyusal ve besinsel bir yapısı vardır. Bundan dolayı, meyvelerin kararmasını önlemek gerekir.

Kararma sonucunda ortaya çıkan ilk durumlardan biri serbest radikallerdir. Serbest radikaller insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği için kararmış meyveleri aşırı miktarda tüketmemelisiniz. Kararmış meyve tüketmenin belirli hastalıklara yol açtığına dair kesin bir bilgi bulunmasa da, bu durumdaki meyveleri yemekten kaçınmanız faydalı olacaktır.

Kararmanın bir zincirleme reaksiyon sonucu meydana geldiğini unutmayın. Bu süreç başladığında durdurulamaz ve meyve çürüyüp hastalık riskine açık maddeler üretinceye dek devam eder. Elma ve avokado en çok kararan meyvelerden bazılarıdır.

Tabakta dilimlenmiş taze meyveler

Kararmış Meyvelerdeki Fenoller

Meyvenin oksijen ile temas etmesi fenolik bileşenlerin azalmasına neden olur. Bu bileşenler serbest radikalleri azaltan antioksidanlardır. Bundan ötürü, kararan meyvelerde ilk ortaya çıkan durum bunların besin değerlerinin düşmesi yönünde olur.

Meyveyi kestiğinizde fenolik bileşenler polifenol oksidaz enzimiyle temasa geçerler. Bundan ötürü de oksitlenmeden kaynaklı meyvede kahverengileşme başlar.

Serbest radikallerin ciddi hücresel etkileri olduğunu ve dejeneratif hastalıklarda önemli bir rol oynadığını aklınızdan çıkarmayın. Bundan ötürü, oksitlenmeye dair etkileri önlemek adına antioksidan tüketmeniz gerekir.

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Papaya: Araştırmalara Dayalı 6 Sağlıklı Özelliği

Kararmış Meyve Tüketimi: Bu Meyvelerdeki Vitaminler

Benzer şekilde, vitamin oksitlenmesi de gerçekleşir. Örneğin; C vitamini oksitlenmesi sonucu bu molekülün geçişine izin verilse de inaktif bir formda geçiş mümkün olur. Bundan ötürü, oksitlenme meyvenin insan sağlığı üzerine etkilerini sıfırlamış olur.

Bundan kararan meyvelerin yararının ciddi bir derecede azaldığı sonucuna varabiliriz. Bu yüzden, vitaminler işlevini yitirir ve meyvenin antioksidan kapasitesinde azalma görülür.

Meyvelerin Kararmasını Nasıl Önleriz?

Sitrik asit içeren meyveler kararmazlar. Bundan dolayı kararmaya yüz tutmuş meyvelerinize limon sıkarak bunların kararmasını azaltabilir ve süreci geciktirebilirsiniz.

Bununla birlikte, meyvenin oksijenle temasını da önleyebilirsiniz. Bunun için plastik ya da vakumlu torba kullanabilirsiniz.

Meyveler satılmadan önce raf ömürlerinin artırılması adına daha az oksijen içeren farklı bir ortamda tutulurlar. Ayrıca soğutma da süreci yavaşlatan bir diğer işlemdir. Bundan dolayı, kararmamaları için meyveleri buzdolabında tutabilirsiniz.

Kararmış meyve tüketmemek için buzdolabı kullanma

Bunu da okuyun: Askorbik Asit: Kullanımları ve Faydaları

Bir Diğer Seçenek De Pişirmek

Oksitlenmeyi pişirerek de önleyebilirsiniz. Çünkü pişirme esnasında kararmaya neden olan enzimler yok olur. Bundan ötürü, meyvelerin pişirilmesi oksitlenmeyi önlerken besin değerlerinin azalmasının da önüne geçer.

Örneğin; elmalar çok kolay kararır. Fakat fırında ısıtırsanız, daha uzun sürede kararma gerçekleşecektir.

Kararmış Meyve Tüketimi İle İlgili Sonuç

Kararmış meyve tüketmek genellikle insan sağlığını olumsuz yönde etkilemese de, gıdanın besin değerlerinin düşmesine yol açabilir.

Tüm bunlardan ötürü, meyveleri düzgün koşullarda saklamanız gerekir. Son olarak, oksitlenmenin önüne geçmek adına meyvelerin üstüne soğuk narenciye suyu uygulamanız ve meyveleri vakumlu poşetlerde tutmanız faydalı olacaktır.

  • Coultate TP., Food: the chemistry of its components. The Royal Society of Chemistry, 2002.
  • Davidson A., Oxford companion to food. OUP, 1999.