Kendi Kendine Zarar Veren Ergenler İle Nasıl Başa Çıkılır?

28 Temmuz, 2020
Kendi kendine zarar veren ergenler, kendilerini bilerek ve isteyerek yaralayan ergenlerdir. Bu daha büyük bir problemin semptomudur ve kendi içinde bir bozukluk değildir.

Ne yazık ki kendi kendine zarar veren ergenler görülen vakalar oldukça yaygın hale gelmiştir. Aile durumu, sosyal bağlam ya da yeni teknolojilerin aşırı kullanımı gibi faktörler vaka sayılarının artmasına katkıda bulunmuştur.

Aşağıda daha ciddi durumlara yol açabileceği için zamanında önlenmesi gereken bu problemi ele alacağız. Ayrıca kendi kendine zarar veren ergenler görülen vakaların nedenlerini ve bunlarla başa çıkmak için olası yolları da araştıracağız.

Kendi Kendine Zarar Veren Ergenler

Üzgün bir ergen.

Kendi kendine zarar veren ergenler hem bir aile problemi hem de bir sosyal problemdir. Sadece eylemin kendisi dolayısıyla değil, ancak bu durum gelecekteki bir intihar girişimi ya da zihinsel bozukluğa dair erken bir uyarı işareti olabilir.

Genç insanlarda kendine zarar verme davranışlarına yol açabilecek çeşitli faktörler vardır. Ancak faktörlerden bağımsız olarak tüm vakaların tespit edilir edilmez profesyonel yardım gerektirdiğine de dikkat etmelisiniz. Sadece bir profesyonel problemle başa çıkmak için en iyi yolların hangileri olduğunu belirtebilir ve size iyi bir çözüm verebilir.

Ergenlerde Kendine Zarar Verme Davranışına Yol Açabilecek Aile Faktörleri

Çalışmalar aşağıdaki aile faktörlerinin ergenlerde kendi kendine zarar verme davranışına yol açabileceğini göstermektedir:

  • Fiziksel ya da cinsel istismar
  • Ailede intihar
  • Yakın akrabalarda psikolojik bozukluklar
  • Disfonksiyonel ya da yapısız aileler
  • Ebeveynler ile çocuklar arasında iletişim problemleri ya da zayıf duygusal bağlar
  • Öfke, sinirlilik ve duygusal patlamaların baskın olduğu ortamlar

Bu yazımızı da okuyun: Başarılı İletişim İçin 5 Yol

Ergenlerde Duygusal Sıkıntılara Değinmek

Gergin ve üzgün bir ergen.

Bahsettiğimiz bu faktörler genç insanlarda bir duygusal dengesizliğe yol açar ve bu nedenle kendilerine zarar vermeleri için bir ortam hazırlar. Bu yüzden kişinin kendisine zarar vermesi acısını azaltmanın yanlış bir yoludur.

Pek çok vakada sinyaller çıplak gözle fark edilmelerini zorlaştıracak kadar üstü kapalı olabilir. Ancak, eğer bunu yaparsanız, bunları tanımlamak çok önemlidir. Bu bağlam ile ilgilenmenin iyi bir yolu kendinize bazı sorular sormaktır.

  • Ergenin duygusal iletişimine saygı duyuluyor mu, bu iletişim anlaşılıyor ve cesaretlendiriliyor mu? Aile zaman zaman bunun yoğunluğu ve sıklığı yüzünden bunalmış hissedebilir.
  • Ya da, tam tersine, ebeveynler çocuklarının acısına aşırı eleştiri ya da hayatlarına katılım yoluyla katkıda mı bulunuyorlar?
  • Ergen duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ebeveynlerinin dikkatini çekme yolları arıyor olabilir mi? Ya da belki de ebeveyn taleplerinden kaçınmaya çalışıyor olabilir mi?

Bu aile durumlarında araştırmalar ebeveynlerden ne kadar fazla ret ya da baskı gelirse, ergenin o kadar öfke ve hayal kırıklığı hissedeceğini göstermektedir. Bu, problemle bir meydan okuma olarak yüzleşmelerinin ve herhangi bir öneriye daha fazla muhalefet göstermelerinin nedenidir.

Bu yazımızı da okuyun: Özgüven Eksikliği: Kendi Düşmanınız Olmayın

Sosyal Çevre ve Yeni Teknolojiler

Aile bağlamına ek olarak diğer faktörler de ergenlerde kendi kendine zarar vermeye neden olur. Bu önemli değişim aşamasında duygusal kırılganlığı da göz önünde bulundurmalısınız.

Bir ergen sadece kendi aile durumuna karşı değil sosyal çevresine karşı da daha hassastır. Bu bağlamda, kurallara karşı bir isyan tutumu ve akranlarını taklit etme durumu da vardır. Bu, kendi kendilerine zarar vermenin baştan çıkarıcı görünmesini de kolaylaştırır.

Son olarak yeni teknolojilerin rolünü de unutamayız. Örneğin, bunların aşırı kullanımı ergeni şiddetin baskın olduğu sanal bir yaşamı idealize etmeye yönlendirebilir.

Kendi Kendine Zarar Veren Ergenler İle Nasıl Başa Çıkılır?

Her bir bireyi hangi faktörlerin etkilediğini öğrenmek için profesyonel destek almayı şiddetle tavsiye ediyoruz. Eğitim ve tıp düzeyinde, kişileri bir psikologa danışmaya davet eden önleme kampanyaları ve programları giderek artmaktadır.

Bazı vakalarda zihinsel bir durum söz konusu olabileceğini de aklınızda tutun. Ancak, kendine zarar veren ergenlerin vakalarındaki artış onların duygularını yönetmelerinin çoğu zaman çok zor olduğunu göstermektedir. Bundan dolayı, buradaki en önemli şey profesyonel yardım aramak ve bunu takip etmektir.

Son olarak, ebeveynler kendi kendine zarar veren bir ergenin derin bir acı içerisinde olduğunu ve en çok ihtiyaçları olan şeyin anlayış ve sevgi olduğunu da unutmamalıdır. Onları dinleyin, elinizi uzatın ve her durumda sakinliğinizi koruyun. Görebileceğiniz üzere, diğer türde tutumlar sadece onların tarafında daha fazla ret ve muhalefete yol açacaktır. Bu sadece onlara yardım etme girişimlerini baltalayacaktır.

  • Crowell, S. E., Baucom, B. R., McCauley, E., Potapova, N. V., Fitelson, M., Barth, H., … Beauchaine, T. P. (2013). Mechanisms of Contextual Risk for Adolescent Self-Injury: Invalidation and Conflict Escalation in Mother-Child Interactions. Journal of Clinical Child and Adolescent Psychology. https://doi.org/10.1080/15374416.2013.785360
  • Wills, T. A., & Yaeger, A. M. (2003). Family Factors and Adolescent Substance Use: Models and Mechanisms. Current Directions in Psychological Science. https://doi.org/10.1046/j.0963-7214.2003.01266.x
  • Crowell, S. E. (2010). Self-injurious behaviors among adolescent females: A biosocial approach. Dissertation Abstracts International: Section B: The Sciences and Engineering.
  • Lovell, S., & Clifford, M. (2016). Nonsuicidal Self-Injury of Adolescents. Clinical Pediatrics. https://doi.org/10.1177/0009922816666854
  • Wedig, M. M., & Nock, M. K. (2007). Parental expressed emotion and adolescent self-injury. Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry. https://doi.org/10.1097/chi.0b013e3180ca9aaf