Kriptosporidyoz: Temel Kavramlar

26 Ocak, 2021
Kriptosporidyoz sağlıklı bir bağışıklık sistemi olan kişilerde ciddi etkilere yol açmaz. Ancak, bağışıklık yetmezliği olan hastalarda ya da iki yaşından küçük çocuklarda ölümcül olabilir.

Kriptosporidyoz, paraziter bir hastalıktır. İlk kriptosporidyoz vakası 1972’de bildirilmiştir. Bununla birlikte, resmi olarak 1976 yılında F.A. Nime, J.D. Burek ve diğerleri tarafından tanımlanmıştır. O zamandan beri, pek çok tıp uzmanı, yakın zamanda ortaya çıkmış bir hastalık olarak kabul edildiği için üzerinde çalışmıştır.

Bu hastalık hem insanları hem de düzenli tüketilen kuşlar dahil diğer hayvan türlerini etkiler. 1970’lerde uzmanlar, kriptosporidyozun AIDS hastalarının ölümüne yol açabileceğini keşfetmişlerdir. Bu, diğer uzmanların da dikkatini çekmiştir.

Ancak, bu hastalık ile ilgili çalışmaların oluşturduğu dalga gerçekte 1993 yılında başlamıştır. O yıl Wisconsin’de bir salgın oldu. Bu, toplumu ve hükümetleri ciddi bir potansiyel kriptosporidyoz tehlikesine karşı uyarmıştır.

Günümüz itibariyle, uzmanlar hastalık ile ilgili önemli miktarda veri ve bilgi toplamıştır. Bu bağlamda, bazı kavramlar özellikle önemlidir. Bunlar aşağıda paylaşacağımız şeylerdir. Onları keşfetmek için okumaya devam edin!

Kriptosporidyoz Bir Parazitten Kaynaklanır

Mikroskop altındaki bir parazit.
İnsan hücrelerinin biyolojik döngüsünü tamamlamasını gerektiren bir parazit, kriptosporidyoza neden olur.

Cryptosporidium adlı bir parazite kriptosporidyoz denir. Henüz uzmanlar 22 tür tanımlamışlardır. Ancak, günümüzde, uzmanlar aslında sadece 13 tane tür var olduğunu değerlendirmektedir.

Uzmanlar, parazitin konağın bağırsak hücrelerine nüfuz ettiğini tespit etmiştir. Yine de, bağırsak hücrelerini istila etmek için kullandıkları kesin mekanizmalar hala bilinmemektedir. Bildikleri şey, biyolojik döngüsünü tamamlamak için hücreleri istila etmesine gerek olmadığıdır.

Parazitin oositleri bir konakçıya girdiğinde, yavaş yavaş ince bağırsağın ya da solunum ağacının epitel hücrelerini istila etmeye başlarlar. Daha sonra, birbirini izleyen aseksüel ve cinsel üreme aşamalarına başlarlar. Bundan sonra organizma onları dışkı yolu ile dışarı atar. Oradan bulaşma meydana gelebilir.

Bu yazımızı da okumalısınız: Çocuklarda Bağırsak Parazitleri: Ne Yapmalısınız?

Kriptosporidyoz Kolayca Yayılır

Parazit, buzağılar ve domuz yavruları da dahil olmak üzere pek çok memeliyi enfekte edebilir. İnsanlarda, bulaşma insandan insana ya da hayvandan insana fekal-oral yol ile gerçekleşir. Büyük bir düzeyde ise, kontamine su yolu ile bulaşma meydana gelir.

Kriptosporidyoz temelde hayvan ya da insan dışkısı yolu ile bulaşır. Bu dışkı, oositlerin taşıyıcılarıdır. Bu oositler de yiyecekleri ve/veya suyu kontamine ederler. Kanıtlar, oositlerin standart su arıtma yöntemlerine karşı son derece dirençli olduğunu göstermektedir.

Bulaşma potansiyeli, özellikle de kirli su yolu ile meydana geldiğinde, çok yüksektir. Wisconsin salgınında 400.000 kişi enfekte olmuştur. Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan bir araştırma, parazitin atık su ya da karasuların %90’ında, nehir suyunun %75’inde ve içme suyunun %28’inde olduğunu göstermiştir.

Bağışıklık Tepkisi Değişkendir

Bağışıklık sisteminin bir temsili.
İmmünokompetan organizmalar enfeksiyonun üstesinden kolayca gelebilir.

İmmünokompetan organizmalar, yani tamamen işlevsel bir bağışıklık sistemine sahip olanlar, kriptosporidyozdan ciddi şekilde etkilenmez. Bu bağışıklık sistemleri uygun şekilde yanıt verirler ve yeniden enfeksiyona karşı güçlü bir bağışıklık kazanırlar.

Öte yandan hastanın lenfosit ya da gama globülin eksiklikleri varsa hasta ciddi ya da kronik enfeksiyonlara yakalanabilir. Yaş ve beslenme durumu da bunda bir rol oynar. En ciddi vakalar genellikle iki yaşın altındaki çocuklarda görülür. Ayrıca kriptosporidyozun neden olduğu ishal, AIDS hastalarında çok ciddi bir sorundur.

Özelleştirilmiş Teşhis En Güvenilir Olanıdır

Rutin dışkı testleri genellikle kriptosporidyoz teşhisi için güvenilmezdir. Bunun nedeni, oositlerin atılmasının aralıklı olması ve varlıklarını doğrulamak için birkaç dışkı örneğine ihtiyaç duyulmasıdır.

En çok uygulanan tanı tekniği, dışkıların mikroskobik şekilde incelenmesidir. Bunlar, Ziehl-Neelsen ya da Kinyoun gibi teknikler kullanılarak faz kontrast mikroskobu ya da boyamalı mikroskop içerir. Ayrıca tıp uzmanları immünofloresan mikroskopisine de başvurur.

Aynı şekilde, dışkıda Cryptosporidium antijenini tespit etmek için bir enzim immünolojik testi yapmak da iyi bir fikirdir. Bazen tıp uzmanları tanı koymak için bağırsak biyopsisi de talep eder.

Daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin: Parazit Sorunundan Kurtulmak İçin Doğal Çözümler

Hastalık İle Savaşmanın En İyi Yolu Onu Engellemektir

Kriptosporidyozdan kaçınmak için en iyi önleyici tedbir ellerinizi akan su ve sabun ile yıkamaktır. Bunu yemek yaparken, yemekten önce, dışarı çıktıktan sonra eve döndüğünüzde, idrar ya da dışkı yaptıktan sonra ve hayvanlarla temas kurduktan sonra yapmalısınız.

Ayrıca insan ya da hayvan dışkısı ile temastan kaçınmalı veya temas etmeniz durumunda aşırı hijyenik açıdan aşırı özen göstermelisiniz. Aynı şekilde, içilemeyen suları tüketmekten kaçınmak da önemlidir. Hijyenik önlemlerin sürdürülmesi esastır.

Del Coco, V. F., Córdoba, M. A., & Basualdo, J. A. (2009). Criptosporidiosis: una zoonosis emergente. Revista argentina de microbiología, 41(3), 185-196.