Obezojenler Diyetinizin En Büyük Düşmanı Mı?

15 Ekim, 2020
Obezojenler, genellikle plastiklerde bulunurlar ve yiyeceklere yayıldıklarında hormonel sağlığı tehlikeye atabilirler. Bunu aklımızda tutarak şu soruyu cevaplamak istiyoruz: Obezojenler diyetinizin en büyük düşmanı mıdır? 

Obezojenler hormonal sistemin normal işleyişini engelleyen yapay maddelerdir. Sonuç olarak aşırı kiloya veya obeziteye yol açabilirler. Bunu göz önünde bulunduracak olursak, obezojenler diyetinizin en büyük düşmanı olabilirler.

Bu tür maddeler kilo alma riskini artırır. Üstelik etkileri, hayatın erken dönemlerinde ve devamlı gerçekleştiğinde daha da zararlıdır. Bunun yanında diğer hastalık türlerine yakalanma riskinin artmasıyla da ilişkili olabilirler.

Okuyun: Obezite ve Endokrin Bezleri Arasındaki İlişki

Obezojen olarak fitalatlar

Fitalatlar düzenli olarak kullandığımız bazı ürünlere eklenen bir dizi bileşiktir. Kendi başlarına toksik değildirler ve karaciğer, onları parçalayabilir. Aynı şekilde sağlığımız üzerinde bazı olumsuz etkiler yaratabilirler. Bu, özellikle kilo alımı söz konusu olduğunda doğrudur.

‘Chemosphere’ (Kemosfer) dergisinde yayınlanan bir çalışmada, hamile kadınların bu tür bileşiklere maruz kalması durumunda, bebeklerinin doğum ağırlığının düşük olduğu gözlendi. Ancak yetişkinlik de dahil olmak üzere hayatın sonraki aşamalarında daha fazla kilo alma riskiyle ilişkilidir.

Bu maddeler genellikle kozmetik ürünlerinde, plastik ürünlerde ve temizlik ürünlerinde bulunur. Endokrin sisteme etki ederek işlevini engelleyebilirler.

bitkiler kozmetik ürünler

Bisfenol A

Bu kimyasal bileşik genellikle gazlı içecek kutularının yanı sıra plastikte mevcuttur. Riskleri şıdur; zaman zaman ambalajdan içerideki yiyeceklere veya içeceklere yayılabilir. Sonuç olarak bu yiyecekleri yediğimizde ya da içtiğimizde insan vücuduna girebilirler.

‘Environmental Health’ (Çevre Sağlığı) dergisindeki gibi makaleler, metabolik patolojiler ile bu tür bileşiklere maruz kalmayı ilişkilendirirler. Gerçekten de bu maddeler, sağlığımız üzerindeki tüm negatif etkileriyle, diyabet ve hipertansiyonun ortaya çıkışına katkıda bulunma becerisine sahiptirler.

boş plastik şişeler

Diğer obezojenler: Sigara dumanı

Sigara dumanı da obezojen kategorisine girer. ‘Cancer Prevention Research’te (Kanser Önleme Araştırması) yayınlanan bir çalışmaya göre, bu durumda, bileşik, gelişmekte olan kanserin artışına katkıda bulunabilir.

Hatta hem sigara içenler hem de pasif içiciler sağlıklarını olumsuz etkileyen hormonal bozulmalar yaşayabilirler.

Bu tür maddelerden nasıl kaçınılır?

Söz konusu, sağlığınıza dikkat etmek olduğunda, yediklerinize dikkat etmenin yanında yapabileceğiniz daha pek çok şey vardır. Ayrıca ambalajda bir dizi zararlı madde bulunabileceği gerçeğinin de farkında olmanız gerekir.

Bu nedenle, mümkün olduğunda, ekolojik olarak üretilen ve ambalajlarında aşırı miktarda plastik kullanılmayan gıdaları tercih etmelisiniz. Başka bir yararlı strateji de plastik su şişelerinin yeniden doldurulmasını önlemek ve onların yerine cam veya paslanmaz çelikten yapılma kaplar kullanmaktır.

Benzer şekilde, kontrol edilmesi zor olan bazı faktörler vardır. Örneğin, çevre kirliliği veya ‘ikinci el’ dumana maruz kalma her zaman kaçınabileceğiniz bir şey değildir.

Bu nedenle, antioksidan özelliklere sahip gıdaları daha fazla tüketmeniz çok önemlidir. Doğası gereği böyle olan maddeler hücresel DNA hasarına karşı savaşma becerisine sahiptirler. Üstelik hormonal fonksiyonu da geliştirirler.

Bunu da okuyun: Çocukluk Çağında Obezite: Büyük Bir Sorun

Obezojenler diyetinizin en büyük düşmanı

Obezojenik ürünlerle sağlık arasındaki ilişki tam anlamıyla net değildir. Ancak uzmanlar bu ürünlerin vücudumuz için olumsuz etkileri olduğuna inanıyorlar. Kilo alımı ve obezite, obezojenlerin diyetinizin en büyük düşmanı olmalarının tek nedeni değildir. Aksine obezojenler başka ciddi hastalıklara da yol açabilirler.

Bu nedenle onlardan mümkün olduğunca kaçınmak en iyisidir. Bu amaçla ekolojik kaynaklardan gelen gıdaları tüketmeli ve plastik yiyecek ve içecek ambalajlarını hiçbir zaman tekrar kullanmamalısınız.

Üstelik kozmetik seçimi söz konusu olduğunda, yukarıda bahsettiğimiz maddelerden herhangi birini içermediklerinden emin olmak için etiketlerini dikkatle okumalısınız.

Aynı şekilde bu tür ürünlere maruz kalmaktan tamamen kaçınmanın zor olduğunu da unutmayın. Hatta neredeyse imkansızdır. Bu nedenle, oksidasyonu önlemek için vücudunuza gerekli besinleri vermek üzere diyetinizi ayarlamanız çok önemlidir.

Dahası, iyi bir diyet, hormonal sistemin doğru işleyişine katkı sağlamaya yardımcı olacaktır. Aynı zamanda, kötü metabolik sağlıkla ilişkili işaretleri azaltacaktır.

Aynı zamanda düzenli olarak egzersiz yapmak da bu süreçte önemli bir rol oynar. Düzgün beslenme ile fiziksel aktiviteyi birleştirmek sağlığın iyi olmasını teşvik etmek için mükemmel bir yoldur.

  • Jin F., Thaiparambil J., Ramya Donepudi S., Vantaku V., et al., Tobacco specific carcinogens induce hypermethylation, DNA adducts, and DNA damage in bladder cancer. Cancer Prev Res, 2017. 10 (10): 588-597.
  • Song Q., Li R., Zhao Y., Zhu Q., et al., Evaluating effects of prenatal exposure to phthalates on neonatal birth weight: structural equation model approaches. Chemosphere, 2018. 205: 674-681.
  • Ranciere F., Lyons JG., Loh VHY., Botton J., et al., Bisphenol A and the risk o cardiometaboli disorders: a systematic review with meta analysis of the epidemiological evidence. Environ Health, 2015.