Soğuk Algınlığına Bağlı Öksürük

24 Ağustos, 2020
Öksürmek solunum yollarımızda ortaya çıkabilecek salgı ve yabancı partiküllerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Spesifik olarak bir soğuk algınlığına bağlı olan bir öksürük kuru, balgamlı ya da karma olabilir.

Soğuk algınlığına bağlı öksürük kış sırasında en yaygın olarak görülen semptomlardan bir tanesidir. Ancak, bu sadece bir hastalık semptomu değildir, aynı zamanda vücudumuzun savunma mekanizmalarından bir tanesidir. Solunum yollarımızda bulunabilecek salgı ve yabancı partiküllerin dışarıya atılmasına yardımcı olur.

Öksürüğün farklı sebepleri olabilir, bunlardan bazıları aşağıdadır:

  • Solunum yollarını etkileyen bulaşıcı, enflamatuvar süreçler
  • Tahriş edici toksik maddelerin solunması
  • Kronik solunum hastalıkları
  • Farmasötiklerin ikincil etkileri

Soğuk Algınlığına Bağlı Öksürük Türleri

Kuru Öksürük

Bir kuru öksürük farenks, gırtlak ve üst solunum yollarında bulunan tahriş edici uyaranların bir sonucu olarak ortaya çıkar. Pek çok durumda, öksürüğün kendisi tahriş ve öksürme ihtiyacını arttırarak bir kısır döngü oluşturur. Bu durum boğazın daha da tahriş olmasına neden olabilir.

Bu durumlarda, tedavi öksürüğün şiddeti ve sıklığını azaltmayı hedefler. Genel olarak, lokal ya da periferik olarak etki gösteren öksürük baskılayıcılarını içerir. Ayrıca mukus zarını tahriş edici maddelerden koruyan doğal maddeler de içerebilir.

Daha fazlasını keşfedin: Çocuklarda Kuru Öksürüğü Nasıl Tedavi Edersiniz

Balgamlı Öksürük

Balgamlı ya da göğüsten gelen bir öksürük mukus ile birlikte alt solunum yollarındaki sinirlerin uyarılması durumundan kaynaklanır. Mukusun kıvamına bağlı olarak, öksürükle dışarıya atılması daha kolay ya da daha zor olabilir.

Bu tür bir öksürüğü baskılamak iyi bir fikir değildir, çünkü ortaya çıkmasına neden olan ajanların dışarıya atılmasını sağlamayı hedefleyen bir savunma mekanizmasıdır. Ancak hastalar mukusu sıvılaştıran, mukusun viskozitesini azaltan ve atılmasını kolaylaştıran tedaviler alabilir.

Balgamlı Öksürüğe Dönüşen Kuru Öksürük

Bir öksürüğün ilk aşamalarında kuru öksürük ortaya çıkması normaldir. Bu tahriş edici ve enflamatuvar bir sürecin sonucudur. Ancak, süreç ilerledikçe solunum yollarındaki enflamasyon mukus üretiminde bir artışa neden olur.

Bu mukus yoğun ve viskoz hale gelir, öksürük ise mukusun dışarıya atılması için bir savunma mekanizması olarak balgamlı öksürüğe dönüşür. Bu, soğuk algınlığına bağlı öksürük için doğal evrim sürecidir ve alarma neden olmamalıdır.

Öksüren bir kadın.
Bir öksürüğün sonrasında balgamlı, göğüsten gelen bir öksürüğe dönüşen bir kuru öksürük ile başlaması normaldir.

Soğuk Algınlığına Bağlı Öksürük Fitoterapi İle Nasıl Tedavi Edilir

Fitoterapi alanında farklı öksürük türleri ile savaşmaya yardımcı olan sebze türleri ve diğer doğal maddeler bulunmaktadır. Bunların bazıları kendi başlarına işe yararken diğerleri birlikte çalışır. Bir öksürük üzerinde sahip olabilecekleri farklı üç türde etki vardır:

  • Yatıştırıcı ve koruyucu
  • Baskılayıcı
  • Balgam söktürücü

Bu tedaviler için fitoterapi alanında en yaygın olan bileşenler arasında müsilajlar, saponinler, flavonoidler ve esansiyel yağlar bulunur.

Müsilajlar

Müsilajlar, tahriş edici ajanlara karşı mukus zarları üzerinde yatıştırıcı ve koruyucu etkilere sahip polisakkaritlerdir. Aynı zamanda, mukus zarlarına su verebilir ve onları nemlendirebilirler. Bu mukusun sıvılaşmasına yardımcı olur ve dışarıya atılmasını daha kolay hale getirir.

Müsilajlar, preparatlarda hem kuru öksürük, hem de balgamlı öksürük için kullanılır. Müsilaj içeren bitkiler içerisinde aloe, hatmi, haşhaş, burunca otu, plantan ve leylak vardır.

Saponinler

Saponinler iki farklı mekanizma aracılığıyla temel olarak balgam söktürücü olarak görev yaparlar. Bir yandan, bronşiyal sekresyona neden olan vagus sinirinin aracılık ettiği refleksif eylemleri ile bunu yaparlar. Aynı sırada, mukus ile temasa geçtiklerinde saponinler mukusu sıvılaştırır ve bu şekilde atılmasına yardımcı olur.

Saponin içerikleri dolayısıyla balgam söktürücü olarak kullanılan başlıca bitkiler sarmaşık, süt otu, çuha çiçeği ve meyan köküdür. Bunların arasında en yaygın olarak kullanılan sarmaşıktır, ancak etki mekanizması tam olarak bilinmemektir.

Bununla birlikte, Avrupa İlaç Ajansının (EMA) bir raporuna göre son zamanlarda yapılan çalışmalar bu konuya biraz ışık tutmaktadır. Bu çalışmalar sarmaşık yapraklarındaki saponinin bronşiyal tüplerin genişlemesine yardımcı olduğunu ve balgam salgılanmasını uyardığını belirtmektedir.

Burnunu silen bir kadın ve öksürük için yapılmış bir çay.

Esansiyel Yağlar

Bir soğuk algınlığına bağlı öksürük tedavisinde kişilerin kullanabilecekleri esansiyel yağların ortak noktaları antimikrobiyal bir etkileri olmasıdır. Bileşimleri sayesinde esansiyel yağlar balzamik, baskılayıcı ve balgam sökücü de dahil olmak üzere bir dizi terapötik etki sunar. İnsanlar bunları ağızdan aldıklarında bu yağlar lokal etkilerini solunum yolları üzerinde gösterirler.

Solunum yolu rahatsızlıklarını tedavi etmek için insanlar yaban çamı, karga kuzgunu ve mercanköşk gibi esansiyel yağları kullanabilirler. Bu yağlar tek başlarına ya da birlikte alınabilir. Dahası, sadece hastalıkları tedavi etmek için değil, hastalıkları önlemek için de kullanışlıdırlar.

Bu yazımızı da okumak isteyebilirsiniz: Çocuklarda Gece Öksürüğü İçin 7 Tavsiye

Sonuç Olarak

Soğuk algınlığı ile bağlantılı öksürük için farmakolojik tedavilerin yanı sıra, fitoterapi de iyi bir seçenek olabilir. Sadece güvenli olmak ile kalmaz, aynı zamanda son derece de etkilidir. Dahası, bitkisel maddelerin pek çoğu hem kuru öksürüğü hem de balgamlı öksürüğü tedavi etmeye yardımcı olur.

Hatta, eczanelerde bulabileceğiniz, doğal maddelerden oluşan ticari ürünler dahi vardır. Tüm bunlara rağmen, sürekli öksürük ya da garip bir görüntüsü olan mukus durumunda bir doktora görünmelisiniz.

  • Rosas, M. R. (2008). Gripe y resfriado. Clínica y tratamiento. Offarm.

  • CADIME. (2000). Antitusígenos: uso racional en adultos y niños. Bol Ter ANDAL.

  • Barnett, P. (2007). Infecciones del aparato respiratorio superior. In Tratado de medicina de urgencias pediátricas. https://doi.org/10.1016/b978-84-8086-225-7.50022-0