Tip 2 Diyabet Diyeti: Beslenme Düzeninize Neler Eklemelisiniz

15 Ağustos, 2020
Tip 2 diyabet söz konusu olduğunda, beslenme de tedavinin bir parçasıdır. Fiziksel egzersiz ve doktorunuzun reçete ettiği ilaçların yanı sıra, beslenme de glisemik kontrolünüzde başarılı sonuçlar elde etmek için önemlidir.

Diyabet kronik bir hastalık olsa da, uygun bir beslenme düzeni, sürekli fiziksel aktivite ve ilaçlar ile tedavi edilebilir. Çabalarınızı sadece ilaçlara odaklamamalısınız.

Halihazırda bildiğimiz üzere diyabet vücudun kendisine saldırması ve pankreasın insülin üretme becerisini kaybetmesi dolayısıyla ortaya çıkabilen bir durumdur. Ya da, zaman içerisinde insülinin üretimini ve kullanılmasını etkileyen uygunsuz yaşam stilleri yolu ile de gelişebilir.

Diyabetin kendisini farklı şekillerde gösterebildiğini hesaba katarsak, tip 2’nin hastalığın en yaygın formu olduğu konusunda açık olmalı ve aşırı abdominal yağ birikimi, obezite ve fiziksel hareketsizlik ile ilişkili olduğunu belirtmeliyiz.

Diyabet Diyeti

Uygun bir beslenme düzeninin bu hastalığı tedavi etmenin temel dayanaklarından biri olduğunu unutmamalısınız. Sadece kilo vermeyi değil, glisemik kontrolü sağlamayı ve gelecekteki komplikasyonları da önlemeyi amaçlamalısınız.

Tip 2 diyabet hastası olan bir kişinin karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında değişiklikler olduğunu unutmayın.

İlk önlem olarak, kilonuzu normalleştirmeyi denemek için kalori alımınızı azaltmalısınız. Buna ek olarak, yemeklerinizi porsiyonlamak da önemlidir. İspanyol Kalp Vakfına göre ideal olarak günde 5 öğün yemelisiniz. Yani kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği yemeli; bu öğünlerin arasına iki farklı atıştırmalık eklemelisiniz.

Bu yazımızı da okuyun: Diyabet ile Seyahat Etmek

Bir Program Belirleyin

İhtiyaçlarınıza göre yemekleriniz için bir program belirlemelisiniz. Bu, günlük beslenme hedeflerinize ulaşmanıza olanak tanıyacaktır. Bunun ana hedefi uzun süre yemek yemeden durmanızı engellemektir, böylece normal kan şekeri seviyelerini koruyabilirsiniz. Bu ayrıca hipoglisemiyi önlemeye de yardımcı olur.

Glikoz bozukluğunun çok karmaşık olduğu bazı kişilerde bir gece atıştırmalığı da eklemek iyi bir fikir olabilir.

Gece saatlerinde yemek yiyen diyabet hastası bir kadın.
Diyabet hastalarının öğünler için belirli saatlerinin olması ve farklı saatlerde yemekten kaçınmaları çok önemlidir.

Karbonhidratları Seçmek

Glisemik tepkinin %50’ye kadar olan kısmını belirledikleri ve bu yüzden de glisemik kontrol için çok önemli oldukları göz önüne alındığında odağınız yediğiniz karbonhidrat tiplerine dönük halde olmalıdır.

Tam tahıllar, baklagiller ve yumru kökler diyabet diyetinde ana karbonhidrat kaynakları olarak kabul edilir. Bunlar yüksek miktarda nişasta içermek ile kalmaz; vitamin, mineral ve lif de içerirler. İdeal olarak, tabağınızın dörtte birini oluşturmaları gerekir.

Meyveler söz konusu olduğunda ise, güncel öneriler tüketimlerini arttırmak, glisemik indeksi düşük olanlarını seçmek ve mümkün olduğunda kabuklu halde tüketmektir, çünkü meyvelerin lifi buradadır.

Glikozunuzun Düşmesinden Kaçının

Halihazırda bahsettiğimiz üzere, bir glikoz düşüşü herhangi bir noktada ortaya çıkabilir, bundan dolayı her zaman elinizin altında meyve ya da şeker gibi gıdalar bulundurmanızı öneriyoruz. Bir glisemik düşüş yaşadığınızı fark ediyorsanız yemelisiniz.

Karbonhidrat saymak bir glikoz düşüşünü engellemek için son derece etkili bir ilaçtır ve bir uzman tarafından yapılmalıdır.

Tip 2 Diyabet Diyetine Dahil Olan Gıdalar

Daha önce bahsettiğimiz şeylere ek olarak şunları da yiyebilirsiniz:

  • Sebzeler: tabağınızın yarısını oluşturmalılar
  • Süt ürünleri: şekersiz ya da uygun tatlandırıcılar ile, düşük yağlı seçenekler tercih edilerek
  • Yağsız etler, yumurta, peynir
  • Tohumlar, kabuklu yemişler ve yağlar
  • Konserve ürünler: şeker eklenmemiş
  • Reçeller ve tatlılar: izin verilen tatlandırıcılar ile yapılmış

Hidrasyon

Unutmamanız gereken bir diğer şey hidrasyondur. Genel olarak, diyabet hastası olan insanlar poliüriden de muzdarip olur (idrar miktarında artış), bundan dolayı gün boyunca su içmek önemlidir.

Ayrıca şekersiz içecekler, ya da izin verilen tatlandırıcılar ile tatlandırıldıkları sürece çay, mate ya da kahve gibi demlenmiş içecekler de içebilirsiniz. Zaman zaman, eğer su ile karıştırırsanız, meyveli içecekler de içebilirsiniz.

Su içen bir adam.
Hidrasyon tip 2 diyabet diyetinizin önemli bir parçasıdır.

Nelerden Kaçınılmalıdır?

  • Alkol: çünkü hipoglisemik gücü yüksektir, özellikle de beraberinde bir şeyler yemediğinizde.
  • Tütün: herkese zarar vermekle kalmaz, diyabet hastalarında kan ve kan damarlarındaki değişimler uzun vadeli sonuçlara yol açabilir.
  • Aşırı tuz: tütün gibi aşırı tuzun da kan basıncını arttırabildiğini unutmamalıyız.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir: Dehidrasyonu Önlemek İçin Elektrolit İçecek Tarifi

Planlanmış Yemekler Anahtardır

Sonuç olarak yemeklerinizi planlamak tip 2 diyabet tedavisinin temellerinden biridir. Bu olmadan, hipoglisemik ilaçlar dahi kullansanız metabolik kontrolü sağlamak zordur. Pek çok vakada, egzersiz ile birlikte, tek terapötik önlem budur.

  • Durán Agüero S, Carrasco Piña E, Araya Pérez M. Alimentación y diabetes. Nutrición Hospitalaria. 2012;27(4):1031-6.
  • Moreno C, García MJ, Martinez C. Análisis de situación y adecuación de dietas para disfagia en un hospital provincial. Nutrición Hospitalaria. 2006;21(1):26-31.
  • Ontiveros L. Dieta para la diabetes – hiperglucemia e hipoglucemia [Internet]. Fundación Española del Corazón. [citado 18 de abril de 2020]. Disponible en: https://fundaciondelcorazon.com/nutricion/dieta/1252-dieta-para-la-diabetes.html
  • Factores de riesgo para la diabetes tipo 2 | NIDDK [Internet]. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases. [citado 18 de abril de 2020]. Disponible en: https://www.niddk.nih.gov/health-information/informacion-de-la-salud/diabetes/informacion-general/factores-riesgo-tipo-2
  • Brajkovich I, Izquierdo M, Nieto R, Cordero M. Tratamiento no farmacológico: aspectos nutricionales, estilo de vida y actividad física. Cirugía bariátrica. Revista Venezolana de Endocrinología y Metabolismo.2012;10:47-57.