Bilime Göre Obezite Geni

29 Ekim, 2020
DNA'mızda obeziteyi ayrıca açıklayan genetik varyasyonlar bulunmaktadır. Bilim adamları bu konuya cevap bulmak için araştırmalarına devam ediyor. Bu yazıda ilerlemelerin neler olduğunu ,obezite tedavisini ve nasıl önlenebileceğini açıklıyoruz.

Tarihsel olarak obezite geni tarihinin 1962 yılına kadar gittiğini söyleyebiliriz. Söz konusu bilim insanı, bu konuda bir hipotez öne süren ve bu güne kadar tartışılmaya devam etmiş olan genetikçi James Neel’dir.

James Neel, diyabet gibi birincil olarak obezite ile ilişkili bir hastalığın zaman içinde neden devam ettiğini kendi kendine soruyordu. Mantıklı olanı, bu duruma sahip insanların insanlık tarihi boyunca artmaması olabilirdi.

Diyabetin neden devam ettiğini ve giderek daha fazla insanın hayatını nasıl etkilendiğini açıklamak için bir genin varlığından bahsedildi. Bu gen, insan türünün tarih öncesinde sık görülen kıtlık zamanlarında açlığın üstesinden gelmeye hizmet ederdi. Tutumlu gen” sayesinde insanlar kıtlık zamanlarında hayatta kalmak için fazladan yağ biriktirirdi.

James Neel’e göre, bu obezite geninin insanlığın o zamanlarında bir anlamı vardı. Tarih ilerledikçe ve dünyada genelinde açlığın giderek daha azaldıkça, yağ birikimi obeziteye dönüştü ve ayrıca insanlarda rastlanan diyabet sıklığı da arttı.

Atalarımız ve hayatta kalma olasılığı için bir avantaj olan şey, bugün gittikçe şehirleşen, daha yerleşik ve yağ ve şeker bakımından zengin gıdaların daha fazla bulunabilir olduğu bir dünyada bir dezavantaj halini almıştır.

Okuyun: Obeziteyle Savaş: Yapay Tatlandırıcılar İşe Yarar Mı?

Obezite sorunu

Obezite çok büyük bir küresel sorundur. Bir pandemiden, yani coğrafi sınırları aşarak tüm dünyaya yayılan bir salgından söz ediyoruz.

Obezite, kronik bir hastalık olarak sınıflandırılır. Tanımının temelini vücuttaki fazla yağ dokusu oluşturmaktadır. Doktorların obeziteyi belirlemek için kullandıkları ölçü vücut kitle indeksidir (VKİ). VKİ, kilogram cinsinden vücut ağırlığını metre kare cinsinden boy uzunluğuna bölen bir formül kullanılarak hesaplanır.

İstatistiksel olarak, dünyada yetişkin nüfusunun %22’si obeziteden muzdariptir. Bazı tahminler daha büyüktür ve dünyanın üçte birinin obez olduğunu veya en azından aşırı kilolu bir sorunu olduğunu tahmin etmektedir.

Sadece görsel bir durum olmamakla beraber, tamamen bundan bağımsız bir durum olduğunu da söyleyemeyiz. Bu nedenle obezite geni gibi bir şeyi bulmanın peşine düşülmüştür. Obezite, diyabet ve yüksek tansiyon gibi diğer hastalıklarla ilişkilidir. Yaşam kalitesini etkilemesinin yanı sıra aşağıdaki sorunlara da yol açar:

  • Sosyal izolasyon,
  • Depresyon,
  • Cinsel sorunlar,
  • İşyerinde zorluklar.
obezite
Doktorlar obezite teşhisi koymak için vücut kütle indeksini hesaplarlar.

Obezite geni hakkındaki güncel bulgular

2007 yılında obezite geni hakkında yeni bir araştırma yapıldı. Bilim adamları, FTO genini obezite ile ilişkili olarak tanımladılar. Araştırmalar şunu gösterdi ki, eğer bu gen kusurluysa, vücudun onu kullanmaktan ve yakmaktan daha fazla enerji depolamaya yatkın olduğunu gösterdi.

Ancak yaşanan genetik problem tüm insanların obezite olmasının bir  açıklaması olamaz. Avrupalıların yaklaşık %44’ü bu geni taşıyor; bu yarısı bile değil.

Son zamanlarda yapılmış diğer araştırmalar, obezite geninin, daha çok açlık hormonu olarak bilinen grelin adlı bir vücut hormonunun seviyelerini nasıl değiştirdiğini daha ayrıntılı olarak açıkladı. FTO geni bozulmuş ise, grelin aşırı tepki verir ve yüksek yağlı yiyecekleri bizlere daha lezzetli hale getirir.

Okuyun: Dukan Diyeti Obeziteyle Mücadelede İşe Yarıyor Mu?

Genetik değiştirilebilir mi?

Bu konuda yapılan bilimsel çalışmaların hepsi ortak bir noktada buluşuyor: obezite geni, obeziteyi etkileyen tek faktör değildir. Yaşam tarzı, diğer şeylerin yanı sıra obeziteyi belirlemek için daha önemlidir. Ve ayrıca yaşam tarzı değiştirilebilir bir şeydir.

obezite egzersizi
Egzersiz yapmak obeziteyi yenmek için yapılması gereken aktivitelerin mihenk taşıdır.

Bunlar, kontrolüne sahip olduğumuz şeylere dayanarak genetiğimizle mücadele etmek için hesaba katabileceğimiz bazı noktalar aşağıda sıralanmıştır:

  • Egzersiz: haftada 150 dakikadan fazla fiziksel aktivite yapma önerisi hala geçerlidir. Egzersiz, obeziteyi önlemenin yanı sıra diğer bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların da önlenmesine yardımcı olur.
  • Sağlıklı beslenme: Gerçekleştirilen fiziksel aktivite için uygun kalori içeriği ile dengeli ve çeşitli bir diyete sahip olmak önemlidir. Yüksek yağlı gıdalardan ve aşırı şekerli gıdalardan kaçınılmalıdır.
  • Kilo kontrolü: Takıntılı olmadan, zaman zaman kendinizi tartmak, gerekli değişiklikleri yapmak için vücut durumunuzu bilmenize yardımcı olur.
  • Süreklilik: yaşam tarzındaki değişiklikler zaman içinde sürmelidir. Egzersiz ve sağlıklı beslenme ile kalıcılık kısa, orta ve uzun vadede sonuç verir.

Sonuç

Genetik araştırmaya devam edecek, ancak FTO genini ve grelin hormonunu düzenleyebilecek ilaçlardan hâlâ uzaktayız. Obezite geni bulunmaktadır. Ancak, bir kişinin fazla kilolu olmasının tek bağlayıcı sebebi bu değildir. Yaşam tarzı, egzersiz alışkanlıkları ve sağlıklı beslenme, obezitenin önlenmesi ve tedavisini sağlanması açısından hayati öneme sahiptir.

  • Santos, José Luis, et al. “Epidemiología genética de la obesidad: estudios familiares.” Revista médica de Chile 133.3 (2005): 349-361.
  • Tejero, María Elizabeth. “Genética de la obesidad.” Boletín médico del Hospital Infantil de México 65.6 (2008): 441-450.
  • Corella, Dolores, Óscar Coltell, and José M. Ordovás. “Genética y epigenética de la obesidad.” Anales de la Real Academia Nacional de Farmacia. Vol. 82. 2016.
  • Rodrigo-Cano, Susana, José Miguel Soriano del Castillo, and Juan Francisco Merino-Torres. “Causas y tratamiento de la obesidad.” Nutr clín diet hosp 37.4 (2017): 87-92.