Dudak Uçuğu: Semptomları ve Tedavisi

26 Mart, 2021
Dudak uçuğu, diğer adıyla 'oral herpes' yetişkinleri veya çocukları yani herkesi etkileyebilen yaygın bir virüstür. Bugünkü yazımızda bu virüsün tespit edilme sürecinden ve tedavisinden bahsedeceğiz.  

Dudak uçuğu, genellikle “uçuk” veya “herpes labialis” olarak adlandırılır. Bu durum, estetik görünümle yakından ilişkilidir çünkü alevlenme zirveye çıktığında ağız çevresinde kabarcıklar oluşur.

Bir virüs, diğer hastalıklardan çok daha kolay yayılabilen bir enfeksiyona neden olur. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dudak uçuğu testi yapılsa, dünyadaki yetişkin nüfusun yaklaşık % 67’sinin sonucu pozitif çıkar. Bir başka deyişle, bir kişide daha önce hiç semptom görülmemiş olsa bile sonucu pozitif çıkabilir.

Okuyun: Çocuklarda Uçuk Tedavisi

Nasıl yayılır?

HSV-1 kısaltmasıyla bilinen herpes simpleks virüsü, oral herpese yani dudak uçuğuna neden olur. Bu patojen Herpesviridae isimli virüs ailesine aittir. Ayrıca genital herpes olarak bilinen HSV-2 de bu ailenin bir parçasıdır.

Genel olarak konuşmak gerekirse, bu virüsler, vücudun farklı bölgelerini etkilerler. Örneğin:

  • HSV-1, özellikle ağız çevresinde oluşur.
  • HSV-2 ise genital bölgede kendini gösterir ve genital herpese neden olur.

Bu virüslerin her ikisi de görünür veya aktif lezyonlar olmadıklarında bile temas yoluyla bulaşırlar. Herkesin anlayacağı dilden söylemek gerekirse, bir kişide temas anında kabarcıklar olmasa bile enfeksiyonu başka bir kişiye bulaştırabilir.

Elbette kişide kabarcıklar varsa virüsün bulaşma olasılığı çok daha fazladır. Ancak kabarcıklardan birinin patlaması ve içindeki sıvının yayılması halinde bulaşma olasılığı zirveye çıkar. Bunun nedeni, kabarcığın içindeki sıvının, herpes simpleks virüslerinin en büyük taşıyıcılarından biri olmasıdır.

Açık olmak gerekirse, dudak uçuğu, oldukça bulaşıcıdır. Enfekte bir kişi, HSV-1’i öpüşme yoluyla başka bir kişiye yayabilir. Ancak aynı zamanda mutfak gereçlerinin paylaşılması sonucu da virüs yayılabilir. Öte yandan, HSV-2 ise özellikle cinsel temas yoluyla yayılır.

Açıkçası her zaman böyle bir ayrım olmayabilir. Örneğin bir kişi oral seks nedeniyle genital herpes kapabilir ancak ağzında sanki oral herpes kapmış gibi semptomlar olabilir.

herpes virüsü

Dudak uçuğu semptomları

HSV-1 birkaç aşamadan geçer. Virüsün içinde bulunduğu evrimsel aşamaya bağlı olarak semptomlar farklı olacaktır.

Aşağıda dudak uçuğunun yaygın görülen doğal evriminden bahsedeceğiz:

  • Yanma hissi: Kabarcıklar ortaya çıkmadan bir gün öncesine kadar, enfekte olmuş kişi dudaklarının etrafında kaşıntı, yanma veya karıncalanma hissedebilir.
  • Görünür kabarcıklar: İkinci aşamada kabarcıklar oluşur. Dudak uçuğu kabarcıklarının içinde berrak bir sıvı vardır. Bu kabarcıklar dudakların üzerinde veya çevresinde bulunur. Bu aşamada kişinin ateşi çıkabilir.
  • Kabarcıkların patlaması: Kabarcıklar ortaya çıktıktan yaklaşık 4-7 gün sonra patlar ve içlerindeki sıvıyı salarlar. Kabarcığın olduğu yerde daha sonra kabuğa dönüşecek bir yara ortaya çıkacaktır.
  • Yara izi: İlk belirtilerden yaklaşık 15 gün ile 1 ay sonra kabuklar yok olur ve iz bırakmazlar. Bu evrimsel aşamaların genellikle uçuk ilk kez kapıldığında çok uzun sürdüğünü, daha sonraki seferlerde daha hızlı iyileştiğini belirtmemiz önemlidir.

Bunu da okuyun: Vajinal Herpes: Nedir ve Nasıl Önlenir?

Tedavi seçenekleri

Oral herpes, tedavi edilmediğinde yukarıda tarif ettiğimiz gibi doğal evrim döngüsünü geçirecektir. Birkaç gün, hafta veya en fazla bir ay sonra, virüsün belirtileri yara izi kalmadan yok olmalıdır.

Daha sonra virüs, periferik sinir sisteminde uykuya geçer. Gelecekte daha kısa süren benzer semptomlarla tekrar ortaya çıkabilir. Tekrar ortaya çıkmama ihtimali de vardır.

herpes

Aciclovir veya Valaciclovir gibi antivirallerin oral herpesi yatıştırmak için en iyi ilaç olduğu gösterilmiştir. Ancak tek faydaları bu durumun süresini kısaltmalarıdır. Şimdiye kadar uçuğun tedavisi bulunamamıştır.

Antiviral ilaçların etkinliğine rağmen HSV-1 periferik sinir sisteminde varlığını sürdürür. Bu nedenle gelecekte yeniden aktif hale gelebilir.

Antiviraller, ağız yoluyla alınan tabletler veya topikal olarak uygulanan kremler şeklindedirler. Oral yol, lokalden daha etkilidir. Bunun yanı sıra ilacın etkinliği, kişinin tedaviye ne kadar erken başladığına bağlıdır.

İdeal olan, bir kişinin, tanıdık bir kaşıntı veya yanma hissi hissettiği anda veya en geç bir kabarcık ortaya çıktıktan sonra antiviralini almasıdır.

Semptomlar ağrılı hale geldiğinde düşük doz ağrı kesiciler yardımcı olabilir. Hem İbuprofen hem de Parasetamol ağrıyı hafifletmek için uygun seçeneklerdir.

  • Echeverría, A., Vignoletti, F., Fabrizi, S., Matesanz, P. (2007).Papel etiológico de los virus en la enfermedad periodontal.Avances en periodoncia e implantología oral, 19(2), 101-113.
  • Alvarez, Esthefanya Diaz, et al. “Conocimiento y tratamiento del herpes labial utilizado por adolescentes en Medellin.” Revista Nacional de Odontologia 13.26 (2017).
  • Bascones-Martínez, A., Pousa-Castro, X. (2011). Herpesvirus.Avances en Odontoestomatología, 27(1), 11-24.
  • Romero, H. R., Rojas, P. N., González, L. P., Klein, K. P.,de la Parte, M. A., Barrios, H. R. (2012). Actualización enInfecciones por el Virus Herpes Simplex. Informe Medico,14(8).nforme Medico,14(8).