Sıcak Çarpması: Nedenleri ve Tedavisi

25 Kasım, 2019
Sıcak çarpmasına neden olan şey nedir? Bu durumu nasıl anlarsınız? Aklınızda tutmanızda fayda var, termometreler her zaman gerçek sıcaklığı göstermez.

Sıcak çarpması, 40 °C’nin üstündeki vücut sıcaklığını ifade eder. Bu durum çok sıcak iklimlerde görülür ve genelde ortamdaki nem ve yorucu fiziksel aktiviteler tarafından tetiklenir.

Sıcak çarpması daha ciddi ve ölümcül hastalıklara neden olabilir. Avrupa’yı 2003’te etkileyen sıcak hava dalgası (46 °C) 35.000’den daha fazla insanın ölümüne neden olmuştu.

Bu yazı ilginizi çekebilir: Yüksek Vücut Sıcaklığı Ne Zaman Ciddi Olarak Kabul Edilir?

Sıcak çarpmasının belirtileri

Sıcak çarpmasının belirtileri çok spesifik olmayabilir ve hasta ısı, nem ve yorgunluk arasındaki bağlantıyı göremeyebilir. Bu şekilde kendine ne olduğunu tam olarak anlayamaz.

Muayene edildiği zaman hasta genellikle 40º C’nin altında bir vücut sıcaklığına sahip olabilir. Hatta tamamen normal bile görünebilir. Ancak buna neden olan şey terleme gibi dengeleme mekanizmalarının vücut tarafından devreye sokulmasıdır.

En sık görülen belirtiler:

  • Fazla terleme
  • Cildin soğuk olması ve soluk görünmesi
  • Hızlı nabız
  • Kas krampları
  • Rahatsızlık hissi
  • Zayıflık
  • Baş dönmesi
  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Susuzluktan dolayı koyu renkli idrar

Güneş çarpmasıyla farklı olarak, sıcak çarpmasından muzdarip olan hastaların zihinsel durumu genelde normaldir. Çoğu zaman kafa karışıklığı veya bilinç kaybı yaşamazlar. Bu bahsettiğimiz durumlar sıcaklık çarpmasında nadir görülür. Ancak hastalar hızla ayağa kalktıklarında başları dönebilir.

Bu yazıyı okumanızı öneriyoruz: Güneş Bitkinliği için Dört Doğal Çözüm

Sıcak çarpması neden meydana gelir?

sıcaklayan kadın yatıyor

Sıcak çarpması, vücudun terleme yoluyla sıcaklığı azaltmaya çalışması sonucu ortaya çıkar.

En basit şekliyle, sıcaklık çarpması vücudun normal sıcaklığa dönme çabasının sonuçsuz kalmasıyla meydana gelir. Özellikle nem oranının ve sıcaklığın yüksek olduğu ortamlarda vücudun efor sarf etmesi sonucunda bu durum ortaya çıkar. Vücut terleyerek bu sıcaklığı azaltmaya çalışır ancak bazı durumlarda başarılı olamaz.

Su kaybına ek olarak, vücut aynı zamanda sodyum ve potasyum gibi elektrolitleri de kaybeder. Bu durumun sonucunda kas krampları artar, kalp atışı hızlanır.

Aklınızda tutmanızda fayda var; termometrelerin gösterdiği sıcaklıklar, güneşin gerçek tehlikesini tam olarak yansıtmayabilir. Sıcaklık değerleri yüksek olmasa bile, nemin yüksek olması nedeniyle kişide sıcaklık çarpması meydana gelebilir.

Isı endeksi, sıcaklık değerine ek olarak nemin etkisini de ölçer. Bu yüzden dikkate almanız gereken en önemli gösterge bu olmalıdır. Bazı durumlarda sıcaklık değerleri normal veya dayanılabilir görünse bile sağlık açısından tehlike durumlar ortaya çıkabilir.

Risk faktörleri

Diğer sağlık problemlerinde olduğu gibi, önlem almanız gerekiyor. Avrupa’da bazı ülkeler çalışma ortamı sıcaklıklarının dayanılabilir ve uygun olması için şirketler üzerinde yasalar uygulamaktadır. Ofislerde ve oturarak çalışılan yerlerde, ortam sıcaklığı 17-27 ° C arasında olmalıdır.

Eğer çalışma ortamlarındaki sıcaklık değerleri belirtilen sınırın altında veya üstünde olursa, bu durum termal stres olarak kabul edilir. Ancak belirtmek isteriz, dış mekan çalışma koşullarıyla ilgili yasada boşluklar bulunuyor.

Sıcaklığın ve nemin etkilerini arttırabilecek başka durumlar ve sağlık sorunları da bulunmaktadır:

  • Şişmanlık
  • Kalp hastalıkları
  • Solunum yetmezliği
  • Antibiyotikler, antikonvülsanlar, idrar söktürücüler, antihistaminikler, damar büzücü ilaçlar, beta bloklayıcıları, antidepresanlar, antipsikotikler, kokain ve amfetamin gibi maddelerin tüketilmesi.
obezitesi olan hasta muayene oluyor ve sıcak çarpması

Obezite hastaları, sıcaklık çarpmasına karşı daha hassastır.

Sadece çalışan kişiler risk altında değildir. Günün sıcaklık açısından tehlikeli olan saatlerinde korunmadan bisiklete binmek, fiziksel egzersiz veya yürüyüş yapmak sıcak çarpmasına neden olabilir. Açık hava sporlarıyla uğraşan sporcular da sıcak çarpması riski altındadır.

Çocuklara ve yaşlılara özellikle dikkat edilmesi gerekir. Yaşlılar vücut sıcaklıklarını kolayca dengeleyemez. Sonuç olarak bu iki yaş grubu düşük sıcaklıklarda efor sarf edip vakit geçirse dahi sıcak çarpmasına daha duyarlıdır.

Önleme yöntemleri

  • Hafif, dar olmayan ve açık renkli kıyafetler giyin.
  • Kafanıza direkt olarak güneş gelmemesi için şapka veya şemsiye kullanın.
  • Yılın hangi zamanı ayırt etmeden yüksek koruma sağlayan güneş kremleri kullanın. Bu şekilde zararlı ışınlardan da korunmuş olacaksınız.
  • İhtiyacı olan suyu vücudunuza sağlayın. Çok fazla su içtiğinizden ve bunu sık aralıklarla yaptığınızdan emin olun. Vücudunuza yeteri kadar suyu sağladığınızdan emin olmak için idrarınızın rengine bakın. Eğer açık renkse, yeteri kadar suya sahipsiniz demektir. Ancak idrarınızın rengi koyu ise dehidre olmuş olabilirsiniz ve bu yüzden daha çok su içmeniz gerekebilir.
  • Suyun yanında kaybettiğiniz elektrolitleri de geri kazanmanız gerekir. İzotonik sporcu içecekleri veya  alkali bir limonata tarifi (şekerli limonata, karbonat ve tuz) size bu konuda yardımcı olabilir.
  • Kola ve kahve gibi kafein içeren uyarıcı içecekleri daha az tüketin.
  • Susuz kalmanıza neden olduğu için alkol almaktan kaçının.
  • Spor yapıyorken veya çalışırken, günün daha az sıcak olan saatlerini seçmeye çalışın (imkanınız ölçüsünde). Fiziksel efor gerektiren aktiviteleri sıcaklığa göre zamanlayın. Bunlara ek olarak, fiziksel efor sarf ederken molalarınıza dikkat edin. Mutlaka birkaç dakika boyunca daha serin bir yerde dinlenmeye çalışın.
  • Hava sıcakken hiçbir koşulda çocuklarınızı arabanın içinde bırakmamalısınız. Kapalı mekanın sıcaklığı birden çok fazla yükselebilir ve kısa sürede ölüme neden olabilir.

Sıcak çarpması yaşayan kişiler ne yapmalı?

su içen kadın gülümsüyor ve sıcak çarpması

Doğru bir şekilde vücuda su almak, bu rahatsızlığın etkilerini azaltmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca, dinlenebileceğiniz serin bir yer bulmanız da oldukça önemlidir. Sıcak çarpması durumunda:

  • Sıcak olan bölgeyi terk edin, kendinize gölge ve serin bir yer arayın.
  • Kalbinize ve beyninize giden kan akışını kolaylaştırmak için yere uzanıp bacaklarınızı yukarı kaldırabilirsiniz.
  • Gereksiz giysilerden kurtulun; örneğin boynunuzu sıkan düğmeleri veya sizi rahatsız eden diğer etkenleri devre dışı bırakın.
  • Soğuk bir banyo veya duşla vücudunuzu soğutun. Başınıza, boynunuza ve göğsünüze ıslak havlu koyun.
  • Su veya elektrolitlerle vücudunuzu yavaşça serinletin.
  • Bu hastalığın neden olduğu yorgunluk belirtileri birkaç gün sürebilir. Tamamen iyileşene kadar egzersiz yapmayın, ısıya veya güneşe maruz kalmayın.

Tüm bu önerilerden sonra iyileşemezseniz, vücut sıcaklığınız düşmezse, bayılırsanız veya nöbet geçirirseniz hemen acil servisi aramalı veya derhal bir doktora görünmelisiniz. Yorucu aktivitelerle uğraşırken daha dikkatli olun, gereken tedbirleri ve önlemleri mutlaka alın.

  • Ballester, F. (1996): “Metereología y salud. Relación entre temperatura ambiental y salud”, Revista Española de Salud Pública, 70, pp. 251-259
  • Montero, J.C., Mirón, I.J., Díaz, J. y Alberdi, J.C. (1997): “Influencia de las variables atmosféricas sobre la mortalidad por enfermedades respiratorias y cardiovasculares en lo mayores de 65 años en la Comunidad de Madrid”, Gaceta Sanitaria 11, pp.164-170.
  • Moreno, A. y Fernández, F. (2003): “El confort climático en los entornos residenciales de las capas altas, medias y bajas de la Comunidad de Madrid: Otra forma de desigualdad socio-espacial”, en Moreno, A. (coord.): La distribución de la renta en la Comunidad de Madrid. Análisis y aplicaciones. Madrid, Instituto de Estadística de la Comunidad de Madrid, pp. 153-175.
  • Olivera, A. (1993): Geografía de la Salud. Colección Espacios y Sociedades. Madrid, Síntesis.
  • Sierra, M., Díaz, J., Montero, J.C., Alberdi, J.C., y Mirón, I.J. (1997): “Mortalidad diaria en la Comunidad de Madrid durante el periodo 1986-1991 para el grupo de edad de 45 a 65 años: su relación con la temperatura del aire”, Revista Española de Salud Pública, 71, pp.149-160.