Ketojenik Diyet Nedir? Riskleri Nelerdir?

13 Haziran, 2020
Ketojenik diyet, ketozis durumuna ulaşmak için karbonhidrat tüketimini %10 veya daha az miktarda azaltma prensibine dayanır. Bu sayede, vücutta yağ yakımına neden olan alternatif metabolik yollar harekete geçirilmiş olur.

Ketojenik diyet ya da diğer bir deyişle keto diyeti, çok düşük karbonhidrat tüketimini içeren bir diyet türüdür. Özellikle vücutta yağ yakma konusunda etkili olması nedeniyle popüler bir hale gelmiştir.

American Journal of Clinical Nutrition adlı dergide yer alan bir makalede söz edildiği gibi yapılan çeşitli araştırmalara göre, ketojenik diyetin kilo verme, sağlıklı yaşam ve spor performansını artırma gibi faydaları bulunmaktadır. Ayrıca milyonlarca insanın bu yöntemi denediğinin de altını çizmek gerekir.

Ancak bu diyet belirli kurallar içinde doğru ve dikkatli bir biçimde yapılmazsa, hayatınızı riske atabilir. Peki bunun nedeni nedir? Bu yazımızda sizlere, yol açabileceği tehlikeler de dahil olmak üzere ketojenik diyet modeli ile ilgili çeşitli bilgiler veriyoruz. Bu önemli bilgileri sakın kaçırmayın!

Okuyun: Kilo Vermek için Ketojenik Diyet Dostu 7 Yiyecek

Ketojenik Diyet Nedir?

Indian Journal of Medical Research dergisinde yer alan bir makalede açıklandığı üzere, ketojenik diyet vücudu keton birikimine zorlayan karbonhidratları azaltan ya da tamamen ortadan kaldıran bir diyettir. Bu diyet sonucunda bir yandan enerji kaynağı olarak yağ tüketirken diğer yandan da kilo verilir.

Ketozis ya da keton birikimi, vücudun ana enerji kaynağı olarak glikoz içeren karbonhidratlardan mahrum kalması durumudur. Bunun sonucunda vücut, ihtiyaç duyduğu enerjiyi yağ metabolizmasından karşılamak zorunda kalmaktadır.

Vücudumuz karbonhidrat eksikliği çektiğimizde, ilk enerji kaynağı olarak karaciğerde depolanmış olan glikojen maddesini kullanır. Bunlar bitince vücut yağ asitlerini tüketerek bunları keton maddesine dönüştürür. Ancak bu maddenin aşırı miktarlarda üretilmesi de bazı organlar için tehlikeli olabilir.

Ketojenik Diyet: Nasıl Yapılır?

Ketojenik diyetin faydaları
Bu diyet türünün temelini, alternatif metabolik yöntemlerin aktive edilmesi için karbonhidrat tüketiminin sınırlanması oluşturur.

Ketojenik diyette bulunan karbonhidrat oranı, genellikle önerilen oran olan toplam kalorinin %50 – 60’ının oldukça altındadır. Büyük çoğunlukla bu diyetteki karbonhidrat kaynaklı enerji miktarı %10 ya da daha düşük seviyelerdedir.

Bazı ketojenik diyetlerde meyve ve sebze tüketimine izin verilmektedir. Ancak bunlar son derece kontrollü bir biçimde ve az miktarlarda yer almaktadır. Diğer bazı ketojenik diyetler ise karbonhidrat kaynaklarını tamamen kesmekte, her türlü tahıl, unlu mamül, fırında pişirilmiş yiyecekler ile meyve ve sebze tüketimi yasaklanmaktadır.

Ayrıca ketojenik diyetlerin bazılarında ise kimi yiyeceklerin tüketimi keton yapılarının ilk oluşumu için kısıtlanmaktadır. Bunun sonucunda büyük oranlarda yağ yakımı ile düzenli bir kilo verme süreci başlamış olur.

Görüldüğü gibi çok farklı türlerde ketojenik diyetler bulunmaktadır. Bunların hepsinin temel amacı vücuttaki yağ yakımını sağlamak ve daha sonraki süreçte de keton yapılarının oluşumunu artırmaktır.

Okuyun: Akdeniz Diyeti İle Benzer 5 Farklı Diyet

Ketojenik Diyet Sonrası Ortaya Çıkan Problemler

Kanada Aile Hekimliği gibi kurumlar, ketojenik diyet türündeki beslenme modellerinin kabızlık, ağız kokusu, kas krampları, baş ağrısı, ishal, zayıflık ve isilik gibi çeşitli yan etkilere yol açabileceğinin altını çizmektedir. Şimi bu sorunlara ilişkin detaylara kısaca bir göz atalım.

1. Meyve ve Sebze Tüketiminde Azalma

Çeşitli sebze ve meyve
Meyve ve sebze tüketiminin azaltılması, vücut için gerekli vitamin ve minerallerin yeterince alınamaması riskini de beraberinde getirmektedir.

Ketojenik diyetlerin büyük bir çoğunluğu meyve ve sebze tüketimini en düşük seviyelere indirdiği için bu besin maddelerinde bol miktarda bulunan vitamin, mineral ve liflerin vücuda katkısı da doğal olarak azalmaktadır. Eğer böyle bir diyet yapıyorsanız karşı karşıya kalacağınız bu sorunu vitamin takviyesi ile çözebilirsiniz.

2. Lif Tüketiminin Azalması

Bu denli az miktarlarda lif tüketiminin bir sonucu da genellikle kabızlık sorununun yaşanmasıdır. O nedenle ebegümeci gibi yumuşatıcı etkisi olan bitki çaylarının tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

3. Ağız Kokusu

Kötü ağız kokusu
Keton yapılar uçucu olduklarından, akciğerler tarafından salındıklarında ağız kokusuna yol açarlar.

Keton yapılarının yüksek oranlarda üretimi nedeniyle diğer yan etkilerin yanında ağız kokusu ya da kötü kokulu nefes probleminin sıklıkla yaşandığının altını çizmek gerekir. Ayrıca yapılan bazı araştırmalara göre bu tür bir diyetin, karbonhidrat tüketiminin çok düşük olması nedeniyle yorgunluk ve bitkinlik hissini artırdığı da ileri sürülmektedir.

4. Bilişsel Kapasitenin Azalması

Beyin, düşünme ve karar verme işlemlerinin yakıtı olan şeker yerine keton yapılarını kullanmak zorunda kalacağı için kişinin bilişsel performansı da buna bağlı olarak olumsuz yönde etkilenebilir. Bu durum, ABD’li bilim insanları tarafından ortaya konmuştur.

5. Bu Tür Bir Diyeti Sürdürmenin Zor Olması

Bunların dışında pek çok kişi ketojenik diyeti takip etmenin kolay olduğunu düşünse de yapılan çalışmalar bunun tam tersini göstermektedir. Çünkü bu diyetlerde tahıl, ekmek, sebze ve meyve gibi çok yoğun bir biçimde tüketilen gıdalara yer yoktur. Bunun doğal bir sonucu olarak da ketojenik diyeti sürdürmek oldukça zorlu bir süreç anlamına gelmektedir.

6. Ketoasidoza Yol Açabilir

Uç örneklerde eğer kandaki keton yapılar aşırı derecede çoğalırsa ketojenik diyetin ketoasidoz durumuna neden olabilirler. Bu durum bazı organların zarar görmesine ve hatta kişinin komaya girmesine neden olabilir.

Bundan dolayı bu tür bir diyete başlamak için kişinin sağlık durumunun iyi olması ve ayrıca diyet boyunca düzenli bir biçimde bir sağlık uzmanına görünmesi gereklidir. Eğer böbreklerde ya da karaciğerde bir sorun ortaya çıkarsa, bunun diyet esnasında ciddi sağlık problemlerine neden olması da ihtimaller içinde bulunmaktadır.

Dikkatli Olun!

Sahip olduğu bu dezavantajlara ek olarak ketojenik diyetin şu gruplarda bulunan insanlar üzerinde daha riskli olduğunun altını çizmek gerekir:

  • Karaciğer ya da kalp sorunu bulunan kişiler. Ketojenik diyet bazı durumlarda aritmi gelişimine neden olabilmektedir.
  • Hamile ya da bebek emziren kadınlar.
  • Böbrek yetmezliği yaşayan kişiler.

Ketojenik diyet, hayat boyunca sürdürebileceğimiz bir diyet türü değildir. Yani sağlıklı yaşam alışkanlıklarına yönlendiren bir diyet olduğu söylenemez. Bunun yanında beslenme açısından bakıldığında dengeli bir diyet olduğunu söylemek de mümkün değildir. Yalnızca kilo vermek ve yağ yakmak için geçici bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.

Son olarak her türlü beslenme düzeni ve diyet programı süresince sağlık durumunuzu kontrol ettirmek için mutlaka bir uzmana danışmanız gerektiğini unutmayın. Ayrıca yine bir uzman gözetiminde diyet yaptığınız süre boyunca gösterdiğiniz gelişimin takip edilmesi önemlidir.

  • Krilanovich, N. J. (2007). Benefits of ketogenic diets [1]. American Journal of Clinical Nutrition. https://doi.org/10.1093/ajcn/85.1.238
  • Kanikarla-Marie P, Jain SK. Hyperketonemia and ketosis increase the risk of complications in type 1 diabetes. Free Radic Biol Med. 2016;95:268–77
  • Shilpa J, Mohan V. Ketogenic diets: Boon or bane?. Indian J Med Res. 2018;148(3):251–253. doi:10.4103/ijmr.IJMR_1666_18
  • Gupta, L., Khandelwal, D., Kalra, S., Gupta, P., Dutta, D., & Aggarwal, S. (2017). Ketogenic diet in endocrine disorders: Current perspectives. Journal of postgraduate medicine63(4), 242-251.
  • Nutrición clínica y Dietética Hospitalaria. Dietas cetogénicas en el tratamiento del sobrepeso y la obesidad. Nutr. clín. diet. hosp. 2013; 33(2):98-111
    DOI: 10.12873/332cetogenicas
  • Dashti HM, Mathew TC, Hussein T, Asfar SK, Behbahani A, Khoursheed MA, et al. Long-term effects of a ketogenic diet in obese patients. Exp Clin Cardiol. 2004; 9(3): 200–205.
  • Ting R, Dugré N, Allan GM, Lindblad AJ. Ketogenic diet for weight loss. Can Fam Physician. 2018;64(12):906.